Superior Donuts

SUPERIOR DONUTS

Sitcom sevenlere , yirmi dakikadan fazlasına zaman bulamayanlara, komik ve eğlenceli bir diziyle geldim. Komedi unsurunun olmazsa olmazı olan farklılıklar üzerine kurulu bir dizi superior donuts. Donut dükkanı olan yaşlı bir yahudi, bir zenci, bir polis , bir müslüman,bir latin ve bir de ne olduğu belli olmayan işsiz güçsüz eleman ve onların bu mekanda yaşadıklarını anlatan bir sitcom.

Belki çok komik değil belki çok farklı şeyler anlatmıyor ama eğlendiriyor . üstelik bunu yaparken alt metinleriyle mesajını da veriyor. ara sıra yeni bölüm gelmiş mi diye kontrol etmeden duramadığım, sevdiğim bir dizi. Hele saddam yönetiminden kaçıp amerikada zengin olan ıraklı karakterini pek seviyorum. ee ne de olsa ben farklı tipleri ayrı severim.

komedi dizisi arayanlara duyrulur. hiç olmazsa bir bölümlük şans verin efem ,

şimdilik esen kalın adios 🙂

Liberal Arts

movies_liberal_arts_poster

Yazmıyorum ama film, dizi izlemeye devam ediyorum efem . İzlediklerimi hatırlamak zor olsa da bu film bir yanı ile beni kendine çektiğinden yazmalıyım dedim.

Filmi izleyeli çok oldu ama hala döner döner bakarım. Çok mükemmel mi hayır çok özel mi  ona da hayır ama içindeki müzikler ve eğlenceli oluşu izlettiriyor kendini.

Yormuyor, sıkmıyor ve keyifli vakit geçirtiyor. ha bir de unutmadan kendisi geçmişe duyulan özlemi de barındırıyor. Konusu da tam da bununla ilgili geçip giden zaman ve büyümeyi ,yaşlanmayı kabul edememek.

Başrolümüzdeki adamcağız kız arkadaşından ayrılmış , hayatı pek de hayal ettiği gibi gitmeyen biri. Bir gün üniversite hocası buna öğretmenliği bırakıyorum sen de kampüse gel bir konuşma yap deyince eleman hemen valizi toplayıp düşüyor yollara. Üniversiteye duyduğu özlemle kampüse varıyor.

Diğer tarafta işsiz kalacağını bile bile keyif uğruna bölüm okuyan, yeni yetme tabirinin dile geldiği, güzel ve bir o kadar kendi şahsına münasır kızımız var.  Bu ikili tanışır ve olaylar diğer karakterlerin de renkli katkılarıyla şekillenir. Aslında hikaye özü itibariyle kendini aramak olunca bana hoş geldi.

tuhaf tuhaf karakterler, müzik ziyafeti, kitap eleştirisi ( ki bu sahne en sevdiklerimden ) kampüs havası , kuşak çatışması , sanat, edebiyat vs. derken güzel bir film.

Neyse benden bu kadar uzun zaman sonra yazmak ne zormuş . Şimdilik esen kalın efem 🙂

 

YAZ DEDİ İÇİMDEKİ SES

Neden oldu, nasıl oldu bilmem birden bire aklıma blogum düştü daha doğrusu bir boşluk düştü ve eskiden yazarken ne kadar mutlu olduğumu hatırladım. önce tumblr hesabımı açmayı bıraktım çünkü çok vakit harcıyordum ve zaman kıymetliydi. çok sevdiğim tumblr dan uzaklaşınca twitter a sıra geldi ve onu da aramaz oldum. ama ne ara böyle yoğun olup da blogumu boşladım bilmiyorum. zaman istiyor yazmak .öyle keyifliydi ki her şeyi yazıp dökmek ,paylaşmak ,heyecanını, üzüntüyü atmak . şimdi yine o günleri arar olduysam özlemekten sanırım.

uzun lafın kısası ben özledim .

ya siz ?

‘W’ Ama Winpohu’nun ‘W’su değil :)

wDuymayan kalmadı sanırım W adlı dizinin başarısını. Diziye tüm bunlardan önce başlamıştım ama fırsat bulup yazamadım ve tam da beklediğim gibi dizi fena tuttu. ee winpohu da gelip iki satır yazmazsa olmazdı.

meraklılarına duyrulur W uzun zamandır beklediğimiz kdrama tadını anımsattı. malum çok uzun zamandır böyle bir dizi yoktu. tam benim sevdiğim tür .

hem konusu şu sıralar fazlaca olan doktor temalarından 33a1ca1b84285b613ba63463719e09aesıyrılmış hem de değişik. senaryoların böyle farklı fikirlerle üretilmesini destekliyorum. işte sahalarda aradığımız bu efem.

Kang ‘cığımın da etkisini göz ardı etmemek lazım  , başrol erkek oyuncuyu pek bir beğenirim. kadın oyuncu için başlarda iyi hissetmiyordum ama sonradan onu da sevdim efem hatta yeri geldi rol çaldı 🙂

şimdi size dizinin konusunu uzun uzadıya anlatıp sevdiğim sevmediğim kısımlardan bahsedip , replik paylaşmak isterdim ama bu dizi için yapılacak en iyi şey hakkında hiç bir şey duymadan açıp izlemek efem. çünkü bir kere konuyu bilirseniz o gizemi kaybolur gibime geliyor.

hadi siz siz olun açın bir W izleyin , sonra gelin konuşalım esen kalın efem 🙂

 

New Blood – Kan Geldi

imagesBana taze kan geldiği kesin. İngiliz dizileri tabi ki favorilerimden ama bir diziyi sırf haluk bilginer varmış bir bakayım diyerek açıp sonra aman ya o olmasa da olur, ben bunu çok sevdim diyerek alt yazısı olmadan merakla izlemek  işte bunu beklemiyordum.

her şeyden önce diziyi öyle sevdim ki orjinalinden izliyorum. beklemek istemiyorum. peki ne beni bu kadar çekti. dizi ahım şahım mı süper mi belki değil ama o salak ikili var ya o salak ikili işte beni oradaki acemi dedektifimiz said çekti.

normal polisiyelerde klişeler vardır. mesela aşırı zeki dedektif ,tuhaf dedektif veya geçmişinde büyük acılar olan dedektif gibi. burada ise bu suçlulara meydan okuyan ikili öylesine alalade ve acemi ki öyle olunca da samimi geliyor.

said bir dedektif daha doğrusu olma yolunda çırpınan biri , benim favorim olur kendileri diğer adam ise aslında polis değil hala nerede çalıştığını anlamadım ama bir şekilde bir araya gelip büyük suçluların peşinde koşuyorlar.

diziyle ilgili çok bir şey söylemeyeceğim uzun zamandır beni yakalayan ilk ingiliz dizisi oldu . herkes sever mi bilmem ama ben pek sevdim .

bir şans verin derim , şimdilik esen kalın efem :=)

11.22.63 Sayılar Dile Geldi

11.22.63Bu rakamlardan hiç bir şey anlamamıştım. zaten bu yüzden dizi hiç ilgimi çekmedi ama james franco faktörü devreye girince işler değişti. ben bu adamın ismini görünce atılmasam olmazdı yoksa rakamlar bana saçma sapan bir bilim kurgu izlenimi vermişti.

bu sayıların anlamı kenedy süikasti efem. malum herkes az çok konuyla ilgili bir şeyler duymuştur. kahramanımız mutsuz bir evliliğe boşanmayla noktasını koymuş bir öğretmen. hayatı öyle ahım şahım değil. bir gün zamanda yolculuk yapmanın yolunu keşfediyor. nasıl olduğunu hiç anlatmayacağım. sadece bir noktaya gidebiliyor. her defasında hep aynı zamana gidiyor. ve geri gelip tekrar giderse her şey başa dönüyor. bizimkinin aklında geçmişe gidip kenedy süikatini engelllemek var. bu yüzden biz de 1960 ların büyüleyi atmosferinde bir hikaye izliyoruz. o klasik arabalar, aman tanrım o arabalar, kostümler, evler ve müzikler tam bir dönem dizisi çok başarılı. her bölümü sular seller gibi ezberleyerek ve merakla izledim. çok beğendim ama tabi beğenmediğim noktaları da yok değildi. sonunu tatmin etmedi ama psikolojisi güzel oturtulmuş karakterleriyle bizde geçmişi değiştirebileceğimize inandık.

ben severim böyle zaman olaylarını , adamlar yapmış , iyi de yapmış bize kalan izleyip hakkını vermek, james iyi oyuncu , çok başarılı ama bill ve sarışın ablayı da unutmayalım güzel iş çıkarmışlar. vehasıl oyunculuk da en iyi işi bizim süikastçi abi çıkarmış. gerçekten kaliteli bir yapım. kaçırmayın derim .

şimdilik esen aklın efem 🙂

Bana da bir ”RElife” gönder

88f7af654f1bad2e7c4bd6b93247f23e9c5d9e47_hqKesinlikle ama kesinlikle benim aklıma gelmişti bu anime konusu. Relife tesadüfen görüp izlediğim ve de kendisinin hayranı olduğum nadir animelerden biri.

28 yaşındaki karakterimiz yüksek lisansını yapmış ama üç aylık iş tecrübesinden istifa ile kurtulmuş bu sebeple iş bulamayan bir genç . İşsizlik yüzünden markette yarım gün çalışan esas karakterimiz bütün iş görüşmelerinde üç ayda neden ayrıldın sorusuyla yüzleşiyor. sanki kendi suçuymuş gibi topluma adapte olamamak ve yetişkin gibi davranamamakla suçlanıyor ki burada yetişkin duygusuz manasına geliyor maalesef.

işte duygularını aldıramamış bu karakterimize bir gün adan gelip sana bir hap vericem sende bir yıl boyunca liseye geri döneceksin- bütün masraflarda bizden – bir yıl sonunda sana iş de vereceğiz -zaten bir işe de yaramıyorsun diyince bizimki hapı yutar ve macera başlar.

Lise , tuhaf tuhaf bir sürü tip ve yeniden yaşama şansı. işte relife tecrübe edemeyip şimdi olsa şöyle davranırdımların  vücud bulmuş hali. kimseyle konuşamayan asosyal kız, denekler, gözlemciler, sporcular, çalışkan ama duygusal olarak geri planda kalanlar ve bolca dostluk, aşk ile deli dolu bir gençlik serüveni. okul animelerini severim ama bunu daha başka sevdim adamın her defasında kendine gel sen 28 yaşındasın dedi halleri, komik durumları falan çok eğlenceliydi.

velhasıl kelam bende bir relife isterim. bu animede benim düşüncelerime tercüme olmuş. eğlenceli ama sıcacık bir anime isteyenlere gelsin efem , yeni, yeniden yaşamlarda görüşmek üzere esen kalın efem 🙂