Strobe Edge – Hayali Mutluluklar

kaç zamandır bu mangayı anlatmak istiyordum ama elim bir türlü yazmaya gitmedi. fark ettim ki bu blogda onlarca yazı yazmama rağmen daha önce hiç manga tanıtımı yapmamışım kendimi esefle kınıyorum. nasıl olurdu hiç manga yazmamışım oysa ki çok seviyorum mangaları. benim manga ile tanışıklığım üniversitenin ilk yıllarında oldu ondan önce bir tek ortaokul yıllarımda okuduğum çizgi romanlardan haberdardım. uzun süre sadece anime izledim manga dan daha kolay oluyordu. hem bilgisayar ekranından okumak şöyle eline alamamak beni deli ediyordu. fakat öyle bir şekilde kaptırıyorum ki kendimi mangaya başladığım mangayı günlerce başka hiç bir şeyle ilgilenmeden okuyorum. bu yüzden çok sık yapmadığım bir olay. manga içine çeken bir dünya başladın mı bırakamıyorsun aynı çekirdek gibi. belki de ben bir şeyi sevdiğimde uzun süre sürekli onu yapıp sonra sıkılıp başka şeylere yönelen biri olduğumdan böyledir bilemiyorum.

neyse mangaya geçelim türkçe çevirisi olduğundan çok rahat okuyabileceğiniz bir manga . üstelik hiç bırakmadan çok keyifle okudum. öyle eğlenceliydi ki kimi yerlerde kendimi kahkaha dalgasına yakalanmışım olarak buldum.

manga ‘nın Türü: Shoujo, Dram, Romantik, Cilt Sayısı: 10,Mangaka: Sakisaka Io . okulda geçen bir manga olunca hele de shouju olunca başrolde ki kızımızda çocuksu bir şey hatta iyice saf olunca komedi unsuru da olduğunu belkirtmeliyim. bu kızın bu saf hallerine gülmeden edemedim.

öğrenci olan ninako okuldaki diğer bütün kızlar gibi okulun karizmatik yakışıklısı ren ‘e abayı yakmıştır ki ren baya baya cool ve çekicidir. buraya kadar bir sorun yok. fakat ren in bir sevgilisi vardır. sevgilisinin erkek kardeşi de ninanko nun çocukluk arkadaşıdır ve ninako ya babayı yakmıştır. bununla da kalmaz ren in eski en iyi arkadaşı olan andou da okula gelmiş ve ninakoya abayı yakmıştır. bakmayın bununla da bitmiyor. saf okullu çocuklar dedik ama aşk üçgenleri beşgenleri hiç eksik olmuyor. üstelik bu manga da kimse kimseye sonsuza kadar saf aşkla bağlı değil. önce çok sevdikleri sevgililerinden ayrılıp başkalarına aşık olabiliyorlar ki bu da hayatın gerçeği öyle saf aşklar yoktur. o yaşta herkese duyguları değişmez gelir fakat kısa süre sonra anlarsın ki her şey değişir. bu kısmını sevdim gibi sonuçta hayat bu değil mi 🙂

hikaye bu aşk savaşları arasında giderken ninako ren ve andou arasında kalacak mı ren aslında sevgilisini seviyor ninakoya hiç yüz vermiyor falan derken hikayenin sonuna geldim. ren karakteri klasik bir manga karakteri idi sevdik , gönlümüze bastık , yer yer kızdık ama yakışıklı ve çekici olmasını göz ardı edemedik . yiğidi öldür hakkını yeme .lakin bir andou vardı onu da çok benimsedik yahu böyle sevimli , böyle candan , böyle şeker , böyle komik ve de böyle şansız . manga nın sonuna kadar andou yu desteklediğimi gizlemeyeceğim . demem o ki ikisi de birbirinden çekici karar vermek zor . siz de okuyunca anlayacaksınız bu iki karakter birbirinden hoş kızımıza yazık yahu 🙂

gelelim komik kısımlara saf aşık kızımız ren in etrafında pervane oluyor ama çocuğun oralı olduğu yok. işte o zamanlarda kızımız kendini komik hallere sokuyor gülmeden ve de sempati duymadan edemedim. sadece omuzu omuza değdiğinde bile heyecanlanması . çocuk matematiği sevdiğini söylediğinde bile mutlu olması seviyor gerçi matematiği dedi ama diye  kendini avutması falan çok şirindi.

eğlenceli vakit geçirmek için birebir diyorum . benden şiddetle tavsiye olunur 🙂

keşke bütün o güzel çizimleri paylaşabilsem 🙂

Criminal Minds Etkisi

aslında çok çok üşengeç olmama rağmen bu dizi yaz artık dedirtti. kendime hakim olamıyorum en iyisi yazıp vicdan azabından kurtulmak son zamanlarda blogumu pek sessiz sedasız bıraktım. taslaklar aldı başını gitti. eskiden böyle değildim. çok fazla yazıyordum.

criminal minds ı biri bana tavsiye etmişti ama kim hatırlayamıyorum. polisiye bulmakta güçlük çektiğimden twitter üzerinden tavsiye istemiştim. tabi o zaman bu dizinin 8 sezon sürdüğünü ve her bölümün bir saat olduğunu bir de bağımlılık yaptığını bilmiyordum. bu söylediğimde ciddiyim bağımlılık yapıyor. aman dikkat diyorum . öğrenciler , boş zamanı fazla olanlar bulaşsın diğerlerine uyarıdır . uzak durun ben yandım siz yanmayın 🙂

gelelim dizinin ne ile ilgili olduğuna . dizimiz o klasik csı dizilerden farklı ilerliyor . bu yüzden o dizilerden fazlaca izlemiş biraz değişiklik arayanlara iyi bir tavsiye olur. pek kıymeti bilinemese de kaliteli bir dizi olduğunu belirtmekte fayda var. FBI ‘nın bir biriminin seri cinayetlerle vb. çok önemli veya tekrar eden suçlar için oluşturduğu bir takımın suçluların düşünce yapısını anlayarak onları yakalamak için davranış bilimi ve profil çıkarma tekniklerini kullanmasını anlatıyor.kısacası suçluyu yakalamak için onun gibi düşünmelisin ana fikrinden yola çıkarak suçu inceleyip , kurbanları inceleyip , suçlunun davranışlarından bir profil çıkarıp suçluya ulaşıyorlar.

dizi genel anlamda bu davranış profil olayı ile farklı diğer taraftan aradıkları suçlularda asla sıradan suçlular değil genelde onlarca kişiyi öldürmüş seri katiller . her bölüm farklı ve değişik bir olay ve suçlu izliyoruz. merak unsuru hep var. sonuna kadar izletiyor. kendini ki bu sebepten 4. sezona geçtim izlediğim dizilerden içinde bu kadar bölüm izlediğim takip ettiğim çok az dizi vardır. genelde sıkılır bırakırım.

peki diziyi izleme sebeplerim en önemlisi tabi ki de doktor reid spencer . spencer adamın dibisin 🙂 kendisi fbı ajanları içersinde en sevimli , en yakışıklı ve IQ su 187 olan bir dahi. okuduğu her şeyi hatırlayan zeka küpü. kısacası he is handsome , smart,intelligent , clever , genius  🙂 ingilizce şakır şakır 🙂

işte bu adam için izlenir arkadaş kendisi şu günlerde favorim . muhteşem bir şey ya . mattew ‘ın bir de kendi sitesi var gublerland diye . adamın gerçek hayatta bile nasıl değişik biri olduğuna bu siteden ikna olabilirsiniz . çok farklı bir site .

bölümlerden birinde bayan ajan kendini kaptırmış olan dr. reid in anlattığı gizli kodu nasıl çözdüğü ile ilgili detaylardan sonra parmağı ile reid ‘in yanağına dokunup şaşkın bir ifade ile adeta insan gibi dedi muahah 🙂 bunu bende yapmak isterdim . evet adeta insan gibi 🙂  reid karakterini çok sevmemin bir sebebi think is the new sexy  olmasının yanında zekayla pek yan yana bulunamayan şefkat duygusunu da barındırması .o kadar iyi kalpli ”dahi” ler pek yoktur. karakterler genelde zeki ve soğuk olur ama reid öyle değil eve al besle 🙂

anladım bu post reid i anlatmakla geçecek bitiremeyeceğim . ne yapayım çok seviyorum . gelelim diğer karakterlere hotch var ekibin başı , lider , karizmatik , zeki ve cool . bu adamı da pek seviyorum . çok çekici bir havası var .

sonra derek var onu da sevmemek elde değil. çılgın ajan . jj ise en tatlıları .çok şirin bir şey . bir de jj yi nişanlısı var aksanına bittiğim 🙂

ve en önemlisi garcia var . tekonoliji kurdu bende öyle şeyler yapmak istiyorum . her şeyi bilgisayarından buluyor . sanki google ne yazsak gelecek diye inamammız bundan çünkü o ne yazsa geliyor 🙂 gideon ı pek sevmiyordum . o gitti sevindim .

peki dizinin kusurları yok mu tabi ki var. mesela çoğu zaman kendini tekrar olayına giriyor. her dava ve her suçlu farklı . hepsinin yaşadıkları da kişilikleri de farklı ama profilleri oluştururken genelde hep aynı tanımlamaları yapıyorlar. sanki tek bir suçlu türü varmış gibi. oysa herkese aynı elbise uymaz. terziler bundan var değil mi 🙂 mesela her profilde hep aynı cümle katil çok zeki , organize ve planlı. ya bunları nereden çıkardınız şimdi fol yok yumurta yok nerden uydurdun dediğim sahneler yok değil 🙂  bazen çok hızlı ve alacele geçişler var. bir katili yakaladıklarında onun profiline nasıl oradan gelebilirsin ki demeden edemiyorum. çok fazla hata oluyor 2. sezonda baya gözüme batmıştı mesela bu mantık hataları. garcia nın da her şeyi bilgisayarından arayıp bulması çok saçma arama motoruna beyaz ve araba yazıyor ve katili buluyor bir kişiye indirgiyor. yani beyaz araba kullanan herkesin içinden onu bulması absürt . iki kelime yazıyor katilin bütün bilgileri geliyor. bu bana mantık zorlamaları ile dolu CSI dizilerinden neden sıkıldığımı hatırlatıyor . tamam her şey mantıksal olmamalı ama bazen iyice uçuyorlar yok makine ile ortamın havasını inceleyip ortamda sakız çiğneyen biri olduğunu tespit eden CSI dizileri vardı. işte bu saçma delil toplama işinden sıkıldığım için burada delil değil de profil olması , psikoloji olması ilgimi çekiyor . bazen abartıyorlar dediğim gibi yine de dizi genel anlamda öyle kötü değil . benim gibi bu kadar kusur kadı kızında da bulunur deyip izleyebilirsiniz 🙂 çok fazla eleştirmeyelim demi ama : )

diziyi seviyorum , dr. reid i seviyorum genel anlamada suçlu psikolojisine inmelerini seviyorum. ve yine tekrar ediyorum dr. reid ‘i seviyorum ya seviyorum 🙂

Bu Harem Başka Harem

böyle uçuk kaçık bir fikir nereden çıktı kimden çıktı bilmem ama uzun zamandır twitter muhabbetinin eksilmez unsurudur harem kurmak . işte bu sohbet konusu mim oldu karşıma çıktı makinocuğum, balance ve madampatapuf  buradaburada ve de burada beni mimlemişler. çok iyi oldu uzun zamandır mim gelmiyordu . bilirsiniz mim leri severim hem bloga uğramak için bahane de oldu lakin bu mim pek zor bir mim ya harem de olsa seç seç bitmiyor . daha doğrusu benim gibi maymun iştahlı birinin birini seçip diğerlerini bırakması mümkün olmuyor 🙂

ben sıralama yapmayacağım 1 , 2 demeyeceğim çünkü hepsini seviyorum ayrı seviyorum 🙂

hadi sıralamaya başlayalım efem

Bi Rain gelsin malum idolüm on parmağında on marifet başarı timsali işte o bir rain 🙂 şebelektir şabalaktır ama ilk keşfim ilk göz ağrısıdır beni bu asya diyarına çeken kişiliktir.

asya diyarından gidelim hyun bin secret garden ile gözümde bambaşka bir yere geldi. yani daha önce o kadar izlememe rağmen bu dizi dönüm noktası oldu artık ona hayran olmayan gözlerle bakamıyorum maalesef. o aykırı beyaz atlı prens gönlümde taht kurdu 🙂

goo jun pyo diye bir tabir var benim dilimde . lee min ho yu bu listeye almamın tek sebebi bu karakterdir. ben bu karaktere vurgunum o yüzden harem kuracaksak goo jun pyo şart 🙂 aslında anime karakterlerinden bir harem kuracaktım ben o daha kolay hem iki türü imkansız bir fikir olduğundan olabilir gibi geldi .

neyse şimdi aklıma gelenlerden bir harem kuruyorum ama sonradan aklıma gelecek kimler var kimbilir. çok zor işmiş bu kaç zamandır resim arıyorum 😦

jensen gelsin . kendisine neden hasta olduğumu anlatmama gerek yoktur heralde olacaksa jensen da olsun kambersiz düğün olmaz dimi ama 🙂

ian olmazsa hiç olmaz aslında vampir günlüklerinden bir harem yapabilirim ian gelsin nicklaus gelsin elijah gelsin tyler gelsin ama stefan gelmesin onu sevmiyorum . stefan bunu duysa depresyona girer kesin winpohu beni hareme almadı diye 🙂

daha genç yıllarıma bir selam çakıyorum ve facunda arana da gelsin diyorum 🙂 pembe dizi mağduru ben bir kontejanı da onlara ayırmazsam olmaz 🙂

bir kontejanda acuşşhi takıntıma gelsin ve alkışlarınızla so ji sub 🙂

bu matthew da yeni gözdem . şu sıralar izlediğim criminal minds etkisinden onu da hareme dahil ediyorum 🙂

melez kategorisinden de biri olmalı . her zaman egosantriğe demişimdir melezse okeydir 🙂  daniell henney diyorum 🙂 çünkü takeshi kaneshiro kok tarafından alınmış bile 🙂

ingiliz kategorisinden  seçim yapamadım arkadaş.Richard Armitage gelsin temsil etsin milletini 🙂

bu harem kurmak çok zormuş baya yordu beni .benden bu kadar mim ‘i henüz yapmamış olan varsa buyursun benden ona gitsin 🙂 ayrıca narsistprenses ‘e gitsin 🙂 kolay gelsin narsist 🙂