Sonsuzluktur Kitap…

 

kitap bence başka başka dünyalardır . ne zaman ki başka bir boyuta geçmek istersiniz o zaman bir kitap yeterlidir.  nerden çıktı bu yazı tabi ki serseri depresyonun beni mim lemesi vesilesiyle bakınız 🙂

1.Ne sıklıkla kitap okursunuz?

benim bir planım programın yoktur. her şey de olduğu gibi bu durma ve moduma göre değişir  ama elime bir kitap almaya göreyim onu hemen bitirmek huyumdur. ben sabahlara kadar uyumadan iki hatta bir günde kitap  bitirdiğimi bilirim yemeyi unutacak kadar sevdiysem kitabı beni tutabilene aşk olsun 🙂

2.En sevdiğiniz yazarlar?

benim sevdiğim bir sürü yazar olabilir ama en aklımda kalanlar çocukluğumun ve her daim hayatımın fovorisi agatha christie , margaret mitchell rüzgar gibi geçtiden dolayı , jane austen tüm kitapları , elizabeth gasskell kuzey ve güney , emiliy bronte uğultulu tepeler, charlote bronte jane eyre , philippa gregory boleyn serisi , tolstoy , reşat nuri , judith mcnaughty, charles dickens   say say bitmez bu soru en iyisi burada kesmek 🙂

3.En beğendiğin kitaplar?

bu soruya cevap vermek çok zor iş azizim ama bir kaç örnek ile rüzgar gibi geçti , uğultulu tepeler, aşk ve gurur, jane eyre, kuzey ve güney , düşler krallığı , anna karenina ,çalıkuşu … böyle uzar gider bu soru

4.(Yerli/yabancı) hangi yazarların kitaplarını daha çok tercih edersin?

öyle ayrımın yoktur yerli yabancı okurum ama yerli okuyorsam günümüz yazarlarını okumam genelde eski yazarlardır benim okuduklarım.

5.Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?

seri olarak bir tek boleyn serisini okudum sanırım . devamlı kitaplara yönelmedim pek. bu serinin altı kitabını da pek sevdim .

6.Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?

romantik , polisiye , tarihi , gerilim aslında olay örgüsü yoğun ve heyecanlı kitapları seviyorum .

7.En son hangi kitabı okudun?

en son sergüzeşti okudum am o çok kısa bir kitaptı ondan önce sinekli bakkalı okudum.

8.Şu anda hangi kitabı okuyorsun?

jane eyre yi aldım ingilizcesinden okumaya çalışıyorum 🙂

9.Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?

ben yeni yeni keşfettim çok güzel bloglar varmış . şimdi ahlanıyorum neler varmış da benim haberim yokmuş hep sinema blogu takip edersem böyle olur işte 🙂

10.KİTAP OKUMAK sizin için ne ifade ediyor?(cevabını en çok merak ettiğim soru)

ben kitap okuduğum zaman hayal dünyam yeni bir kapı açar zaten balık burcu olarak hayal gücü  konusunda sıkıntım yok . yepyeni dünyalara gider yeni deneyimleri yaşamış gibi olurum . kitabın içine girer sanki orda bir karakter olurum. beni mutlu eden . gerçeklikten kurtaran ,yepyeni ufuklar açana zengin bir  dünya kitap. sanki bir bahçeye açılmak gibi. uçsuz bucaksız bir yolculuk 🙂  yaşamadan deneyim edinip duygu geçişleri sağlayıp empati kurduran bir kılavuz kitap. eğlendiren , hüzünlendiren bir kılavuz. hayata başkasının gözlüklerinden bakmak gibi.

sıra geldi mim i yollamaya tekrar aramıza dönen mavi ‘ye gitsin çok okur biliyorum bir de şuan bu yazıyı okuyan tüm kitap severler mim lendiniz 🙂

Seneler Sonra Muhabbeti ve Sonsuz Aşk

Kore dizilerinin olmazsa olmazı senler sonra olayıdır. Ben bu olayı hiç anlamazdım hatta sinir bile olurdum neden kavuşmaları için onca yıl geçmesi gerekiyor ki derdim .Yeni öğrendim bunun sebebini gerçi kardeşim şimdi mi anladın diye dalga geçti ama olsun geç oldu güç olmadı 🙂

Kore dizilerinde neden seneler sonra olur ? çünkü  o aşk geçici mi yoksa ömürlük mü anlamak için. Eğer aşk  beş sene sonra bile unutulmamışsa bu aşk diğerlerinden farklıdır.Bu aşk hayatının aşkıdır seneler geçse bile hala onu düşünür, onu hayal eder, onu sever .İşte bize bunu göstermek için böyle bir detay koyduklarını düşünüyorum .Siz ne dersiniz öyle midir yoksa başka tahminleiniz var mı ?

gölgesizlerden

“Aşk da ölür ama öldüğünü kabul etmez. Ondandır ki insanlar ölmüş aşklarını sırtıında taşırlar; aşk hamalı olurlar.”

Tükenmiş aşka bir örnek de  Rhet Butler ; açıkcası cnm umrumda değil .Yorgun düşmüş tükenmiş ,vazgeçilmiş bir  aşktır bu .

Zamana yenik düşen aşklar kadar yeni birinin varlığı ile yok olan aşklar da vardır, misal büyük romeo & juliet aşkının hikayesinde ki sessiz kahraman rozalin gibi

Min Hyorin:söylesene Romeo’nun ilk aşkı kimdi biliyor musun?Romeo’nun ilk aşkı Juliet değildi,Rosalin adında bir kızdı.Romeo,Rosalin adlı kızı çılgınlar gibi seviyordu.ama bu sevgisi karşılıksızdı.derken bi baloda Juliet’i gördü.ve ona ilk bakışta aşık oldu.diğer kızı da,Rosalin’i,anında unutttu.insanlar sadece Romeo’yla Juliet’in aşkını bilir.Rosalin’i bilen pek fazla kimse yoktur.çünkü bu onları hikayesidir.Rosalin ise sadece bi figürandır.romeo unun ilk aşkı unutulur ve geçmişe gömülür.Romeo,senin aşkın da romandaki gibi geçici miydi?duyguların nasıl bu kadar değişebildi?Düşlerimin Prensi-Min Hyorin’in Shin’e söyledikleri

Sizce aşk tükenir mi?  Tükenmiş aşk aşk mıdır ?

Zamanın öldüremediği aşklar var mıdır ?

Bir aşkın diğerlerinden daha özel olduğu nasıl anlaşılır ? Aşkı yaşarken hepsi özel değil midir ?

Aşk sonsuza…aşk sonsuz aşk
Ah aşkı arıyor kalbim
Ah aşkı arıyor
Aşk sonsuza kadar…aşk sonsuza kadar
Aşk

Beni Şaşırtacak İnsan ….

Beni şaşırtacak insan rüzgar gibi geçtiden konuşurken ,,

bunu yarın düşünürüm yarın başka bir gün yerine ,blogumda da yazdığım o çok sevdiğim cümleyi kurabilen insandır.

daha kendisine rastlanmadı 🙂

Rüzgâr Gibi Geçti”de Clark Gable’ın söylediği

“Dürüst olmak gerekirse, umurumda bile değil.” Rüzgâr Gibi Geçti, 1939

Rüzgar Gibi Geçti

Uzun zamandır yazmak istediğim bir yazıydı ama öyle gelişi güzel olmasın güzel bir yazı yazayım diyordum .ne de olsa bu yapıt özel bir yapıt ama baktım ki vakit bulup yazamayacağım içimden geldiği gibi olsun dedim :=)

rüzgar gibi geçti’nin önce kitabını okudum çok sağolsun arkadaşım hediye olarak almıştı .iki günde bitirdim hatta bir günde denilebilir çünkü güneş doğana kadar okumuştum .kitabı 942 sayfa ,kitabı böyle uzun olunca bir filmin bu hikayeyi yansıtması zor olur sanıyordum.ben kitapları filmlere tercih ederim çünkü onlar olayları kırpmazlar .bu yapım için aynı şeyi söyleyemeyeceğim 3 saat 40 dakikalık başarılı bir film olmuş .

gelelim hikayemize :scarlett adında bir genç kızın güzelliği nedeniyle erkekleri parmağında oynatması ile başlıyor .daha sonra öğreniyoruz ki scarlett ashley e aşık ve ashley ise kuzeni ile evlenmek zorunda .amerikan iç savaşının  çok güzel anlatıldığı bir roman .kendinizi savaşın o zor yıllarında hayal ediyorsunuz .scarlett in yaşamını ve rhett butler ile olan aşıkını okumak yada izlemek tercih sizin :=)

kitap boyunca scarlett e gıcık olmamak mümün değil çünkü o çok bencil bir karakter oysa emily (ashley in karısı )ise tam bir melek .daha sonra düşününce o zor yaşam koşullarında scarlett ‘in de haklı olduğunu düşünüyorsunuz .

ilk kocası savaşta ölünce başkası ile evlenen ,çocuğu olan daha sonra savaş yılları boyunca açlık,hastalık ve bir aile nin sıkıntısını çeken bir kadın gerçekten acımasız olabiliyor .yine de  rhet e yaptığı haksızlıklarda ona çok kızdım .spoiler vermek istemiyorum ama scarlett ashley e aşıkken onun peşinde pervane olan rhet acınası bir durumdaydı .

scarlettin meşhur sözü herkesçe bilinir ‘bunu yarın düşünürüm ,çünkü yarın başka bir gün ‘

ama benim en sevdiğim rhet in sözü ‘açıkcası canım ,hiç umrumda değil ‘ evet blogumdaki söz burdan geliyor .delicesine bir aşk ama karşılık bulamayınca yenik düşebiliyor .bizde buna fazla naz aşık usandırrı derler .

scarlettin çok sevdiği tarası için yaptığı fedakarlıkları da takdir etmeli başka biri böyle şeyler yapamazdı .bencil,kötü kibirli bir karakter baş rolde olunca insana ilginç geliyor .biz alışmışız hep esas kzın bir melek olmasına ama bu sefer  nefret edilesi .çok fazla güzel söz ve dialog vardı ama eskiden okuduğum için hatırlayamıyorum :=(

vakti olan herkesin okuması ve  izlemesi gereken bir eser .tavsiye edilir :=)