KUZEY VE GÜNEY SON SAYGI DURUŞU :)

Kuzey Güney

Elizabeth Gaskell  bu romanı yazdığında 160 yıl sonra dünyanın bir ucunda şanslı bir kaç azınlığı böylesine etkileyeceğini düşünür müydü bilmem ama arkadaşlarım ve altınbilek yayınları bizleri düşündü ve kitap sonunda türkçeye çevrildi . Kitabı bitirdiğime göre son saygı duruşumu da yapabilirim .

konusundan kısaca bahsetmekle başlayalım. Margaret hale babası güneyde papazlık yaparken birden hayatı değişen bir genç kız. babasının kiliseyi bırakıp milton a taşınmaya karar vermesinden sonra tüm hayatı yeni açılan bir kapıyla değişiyor. John thornton ise miltonlı bir fabrikatör , bir ticaret adamı kimlerinin aşağı tabakadan gördüğü bir tüccar kimilerinin patron yakıştırmasıyla her türlü zalimliği yakıştırdığı biri ama margaret ın  kullandığı centilmen olgusunun tamamen dışında biri. margaret güneylidir. sakin , doğanın tüm güzelliklerinin ışıldağı insanların bambaşka değerleri olan bir yerden gelmektedir , merhametlidir, hoşgörülüdür ama kibirli ve dik başlıdır ve kendini asla kuzeye ait hissetmez. john kuzeylidir. hırçındır , öfkelidir, kendi doğruları vardır ve onlardan asla vaz geçmez ayrıca mücadeleci , çalışkan ve sert karakterinin altında dürüst güvenilir ve adaletlidir. iki zıt karakterin yolları kesişir de biri diğerine aşık olursa üstüne bunların ortasında toplumsal zıtlıklar , değişim rüzgarları , sosyal kavgalar , grevler, patronlar işçi  sınıfı sorunları , ticaret zorlukları , kapitalizimin zalim değişim atmosferi ,içi içe gerçerken dini çelişkiler, vicdani yükler , doğrular , yanlışlar , inançlar , düşünceler ve bu idealler uğruna sessizce harcanan hayatlar ardında kopan fırtınalı çığlıklar arasında bir aşk ve bu aşkın büyük mücadelesinde kayıtsız kalınamayan insanlık.

bu kitabı aslında en iyi charles dickens anlatmış kitabı elizabeth margaret hale adıyla çıkarmak istemiş ki bu tam elizabeth e göre bir isim hem kahramanlarının kadın olması kitaplarının sadece onlar etrafında şekillenmesi diğer herkesin bu hayatlarda birer figürandan öteye geçmesi hem de diğer kitabı mary barton da ismi sadece en önemli karakterden alması insana bu tam da elizabethlik diyor.  ama dickens bu kitaptadaki zıtlıkları öyle iyi vurgulamış ki insan kitabı sadece böyle bir isimle anmak istiyor bu kitabı böyle kıymet kılan en önemli özelliği olan zıtlıkların aynı potada erimesi bir yana sosyal olayların da böyle derinlemesine ele alınması sadece bir aşk hikayesi değil de aslında bütün bir hayatın resmi olması bu aşkında diğer hayatlardaki gibi yalnızca yaşamın akışında yer alması bu kitabın ismini çok daha güzel işlenmesine sebep veriyor.

diğer romanlarda yer alan salt aşk öğesi elizbeth de barınmıyor o hayatı anlatmayı insanların sosyal ekonomik dini durumlarını tasvir etmeyi de es  geçmiyor böylece gönlümüzü kazanıyor ki  diğerleri bunu pek başaramıyor. bütün bir dönemi gözler önüne sermesi dışında karakterleri de asla kusursuz değil bu yanı da diğer aşk kitaplarından ayrılıyor. mücadele içinde yoğrulmuş bir hayatın şekillendirdiği john sert mizaçlı bir karakterken içinde bir nebze merhamet aramak bize düşerken margaret ise hiç tanık olmadığı hayatlar yüzünden tasasız bir hayatın verdiği aşırı merhamet , hoşgörü ikliminde ilerlerken ikisinin de yaşadıkları olaylarla nasıl da değişime – ki çok fazla olmayarak bizi işkilendirmiyor- maruz kaldıklarını görüyoruz. john kuzeyli olması ve iş hayatı çarkında dönmesi gerekirken margaretttan daha tutkulu daha aşk dolu daha sahiplenici daha sabırlı daha mücadeleci oysa bizim alışılagelmiş olduğumuz aşık bayan karakterler bundan daha sevgi dolu olur ve dişi olmalarından dolayı sevgileri daha vericidir.

ben bu kitaba uyarlama sayesinde aşık olmuş kitabı dizisinden çok sonra okuma şerefine nail olmuştum. bu yüzden bir parça çekincelerim vardı acaba hayal kırıklığı olur mu diye ama öyle olmadı kitap tam bir şaheser.

kimi zaman margaret gibi iki arada kalmış hissettim. bir taraf da haklı olduğunu düşündüğüm işçi sınıfı diğer tarafta john un ticaretle ilgili savundukları john u ne kadar sevsem de -ki kitapta onu hiç kimsenin sevemediğini söylediği yerde çiğerim yandı bitti kül oldu 🙂 – ben hala içimde işçileri destekliyorum . yazarın diğer kitabı mary barton da da şahit olduğum ezilen işçi sınıfı beni buna itmiş olabilir 🙂

sonra margaret gibi o insanların yokluk mücadelesini görüp de güzel elbiseler giyip eğlenen insanlardan biri olmayı vicdani bir sorun olarak görüyorum .

bu kitabın ana karakteri margaret son derece zeki , güzel , iyi huylu ve güçlü ama ben içten içe john u sevip onları iki taraf gibi gördüğüm zamanlarda margaret a kızgınlık besledim.  duygularını açan bir insana böyle acımasızca davranmak zalimlik değil de nedir 🙂

kitap 656 sayfa bu kadar konuştuğum için çokça spoiler verdiğimi düşününe bilirsiniz ama hayır vermedim . sadece giriş yaptım kitapta o kadar çok detay var ki benim ki sadece karakterler ve kitap üzerine bir inceleme. bu kitabı neden bu kadar çok sevdiğim diğerlerinden farkı nedir diye yaptığım bir inceleme o kadar.  böyle sadece bir kaç kitap vardır benim için tutkuyla bağlandığım mesela biri rüzgar gibi geçti ve onun en sevdiğim cümlesi açıkçası canım umurumda değil bloguma esin kaynağı olmuştur. onun kadar derin bir kitap bu kuzey ve güney uyarlamada en sevdiğim cümle olan cehenem kar beyaz dizeleri maalesef kitabın orjinalinde yok ama merak etmeyin orjinalinde de çok güzel cümler var . mesela

bazı dileklerim geçti aklımdan ,belli belirsiz bir sevinçle doldu içim

bir iki zavallı melankolik mutluluk ,

her biri umut ışığının solgun, soğuk ışığında, ,

dayanıksız kanatları gümüşi renkte, sessizce uçup gitti ay ışında kelebekler.

bu yazı bitmez ama bitirmem lazım yoksa bu kitapla ilgili destan bile yazacak muhabbete sahibim 🙂  son olarak bu hikayeyle tanışmamı sağlayan bbc uyarlamasından haberdar ettiği için akiraya, kitabın orjinaliyle beni buluşturan hikaruivy e türkçesine çeviren altın bilek yayınlarına ve türkçe halini bana ulaştıra ve lefea ya sonsuz teşekkürlerimi sunup huzurunuzdan ayrılıyorum ne çok konuştum .

esen kalın efem  🙂

KUZEY VE GÜNEY -ELİZABETH GASKELL

Kuzey Güney

Güzel gelişmeler oldu ve bende soluğu hemen burada aldım. Sağ olsun geçenlerde lafea aradı winpohuu kitabı aldın mı dedi . hani çevirisi olsa da yılarca beklediğimiz şu nadide kitap , bu arada çeviri için Altın bilek yayınlarına ne kadar teşekkür etsem azdır.  kitabı alamamıştım, bu yüzden kitabı dün elime alınca nasıl sevindim anlatamam handan ve lafea sağ olsun beni düşünmüşler yaptıkları bu güzellik günümü aydınlattı. okumaya başlayınca daha çok yazacağım bu sadece mutluluğu anlatmak için kısa bir giriş ee malum bu blog bu kitapla ilgili ne çok yazı gördü geçirdi. ne çok bekledim ben bu kitabı . dün elime alıp dakikalarca inceledim de daha başlamadım o kadar ağırdan sindire sindire ve keyfine vara vara okuyacağım 🙂

ayrıca ne de iyi dostlarım varmış onu da tekrar fark ettim. ne yalan söyleyeyim durup dururken birilerine aklına gelmek çok hoşuma gidiyor 🙂 blogger burada mutluluktan ne söyleyeceğini bilemiyor. bu güzelliği bizlerle buluşturduğu için yayınevine teşekkür ederim 🙂

daha uzun bir yazı da görüşmek üzere esen kalın efem .  çünkü ben kısa zamanda margaret ve john un maceralarıyla döneceğim 🙂

ayrıca diğer güzellikleri incelemek isterseniz sizi buraya alayım . altınbilek yayınları

bu sefer kesin kaçtım .

ELİZABETH GASKELL ‘İN KUZEY VE GÜNEY KİTABI SONUNDA ÇIKTI

ResimBöyle başlık mı olur demeyin maksadım bu haberi herkese duyurmak . malumunuz çok uzun zaman ben bu kitabın türkçesini bekleyerek geçirdim . hatta bu kitap evde herkes tarafından nasıl merakla beklediğim bilinen tek kitap . bu kitaba nasıl hayran olduğumsa önce dizisi izlemem ki bbc uyarlaması beni feth etti sonra sağ olsun nur sayesinde ingilizcesini okudum ta amerikalardan göndermişti kitabı bana .

ama yine de ben türkçesi için yanıp tutuşuyordum ha çıktı ha çıkacak derken güzel haber geldi ALTIN BİLEK YAYINLARIndan çıktı kitap . ee ne diyelim iyi ki yazdın elizabeth gaskell bu güzelliği ve iyi ki altınbilek de çevirisini bastı . kitabı hala almadım  alıp da okuyunca detaylı bir yazı ile döneceğim . şimdilik bu güzel haberi bırakıp kaçıyorum esen kalın efem 🙂

Ben Bu ARALAR …

f-tile

Bir blogum olduğunu hatırladım ve gelen mimleri cevaplamak için geldim ama önce neler yaptım bu uzun aradan sonra onları anlatayım istiyorum . Higashino Keigo  adında bir japon keşfettim efem kendisi polisiye yazarıymış malum ben bayılırım polisiye ye başladım uyarlamlarını izlemeye. önce THE DEVOTION OF SUSPECT X.  adlı kore yapımı filmi izledim . bu yazarın romanında uyarlama . güzel bir filmdi. nasıl cinayet örtbas edilir işte bunun cevabı bu filmde sonra matematik ile ilgili o teorem de güzel bir detaydı. 

H – KORE- 2002 kore yapımı olan h yine bir cinayet filmi ama içinde başka öğeler de vardı ben bunu çok tutmadım yine de fena sayılmazdı.

Confession of Murder (I Am a Murderer) yine kore yapımı bir film bunu da sevdim sonuçta zaman aşımının dolmasına rağmen yakalanamayan bir katili nasıl elde edildiğine şahit olmak güzeldi. sonra sen katili bulamıyorsan bırak o seni bulsun taktiği de iyiydi.

White Night yine malum japon yazarın romanından uyarlama bir kore yapımı polisiye . bu da fena değildi yani bazı vurucu sahneler olmasa pek gitmezdi ama onlar işi kotarmış . müzikler de iyiydi. 

Higashino Keigo Mysteries  adlı 11 bölümlük bir japon dizisi de izledim. onu da sevdim . bu adamın hikayeleri gerçekten güzel ve  beyni çalıştırıcı bazıları bariz olsa da bazıları düşündürücüydü. 

The Trouble With Harry 1955/ Alfred Hitchcock   harry nin derdi cinayet içerikli bir filmden daha çok bir durum komedisi gibi . diyalogları ve insanların o soğukkanlı normal tavırlı fakat cinayet gibi bir durum karşısında gülünç kalan tavırları çok hoşuma gitti.

The Innocents (1961) ve masumlar çok konuşulacak bir film. gerilim öğeleri karamsar havası gizemi şarkısının üzerinizde bıraktığı etki ve çocukların dahi harika olan oyunculukları ile gerçekten ilham alınası bir film olmuş.

c-tile

ve kitaplar kuzey ve güneyi tekrar okudum elizabet  gaskell e bir daha hayran kaldım . jane eyre en baştan bir daha okudum . ayşe kulin den birgün ü ,
Questioning the Heiress (The Silver Star of Texas: Cantara Hills Investigation)-Delores Fossen adlı romansı , turgenyev in babalar ve oğullar, tolstoy un insan ne ile yaşar , karlar kraliçesi ve  jules verne in doktor oks u okudum . Değirmenimden mektuplar, Emma– Jane Austen  ,  the professor – charlotte bronte ve seri katiller – fikret topallı okudum şimdi de Feryad -ı Garam – mehmet rauf a başladım. Çok yoğunum ama geceleri kitaplara vakit ayırıyorum . tutku gibi sardı beni okumak ne yazmak ne film ne dizi ne anime hiç birine  yer kalmadı bünyemde 🙂 Ocaktan bu yana 29 kitap okumuşum . fena sayılmaz 🙂

şimdilik bu kadar unuttuklarım ve mim lerimle umarım kısa zamanda dönerim , o zamana kadar beni özlemenizi umut ediyorum esen kalın efem 🙂

Sonsuzluktur Kitap…

 

kitap bence başka başka dünyalardır . ne zaman ki başka bir boyuta geçmek istersiniz o zaman bir kitap yeterlidir.  nerden çıktı bu yazı tabi ki serseri depresyonun beni mim lemesi vesilesiyle bakınız 🙂

1.Ne sıklıkla kitap okursunuz?

benim bir planım programın yoktur. her şey de olduğu gibi bu durma ve moduma göre değişir  ama elime bir kitap almaya göreyim onu hemen bitirmek huyumdur. ben sabahlara kadar uyumadan iki hatta bir günde kitap  bitirdiğimi bilirim yemeyi unutacak kadar sevdiysem kitabı beni tutabilene aşk olsun 🙂

2.En sevdiğiniz yazarlar?

benim sevdiğim bir sürü yazar olabilir ama en aklımda kalanlar çocukluğumun ve her daim hayatımın fovorisi agatha christie , margaret mitchell rüzgar gibi geçtiden dolayı , jane austen tüm kitapları , elizabeth gasskell kuzey ve güney , emiliy bronte uğultulu tepeler, charlote bronte jane eyre , philippa gregory boleyn serisi , tolstoy , reşat nuri , judith mcnaughty, charles dickens   say say bitmez bu soru en iyisi burada kesmek 🙂

3.En beğendiğin kitaplar?

bu soruya cevap vermek çok zor iş azizim ama bir kaç örnek ile rüzgar gibi geçti , uğultulu tepeler, aşk ve gurur, jane eyre, kuzey ve güney , düşler krallığı , anna karenina ,çalıkuşu … böyle uzar gider bu soru

4.(Yerli/yabancı) hangi yazarların kitaplarını daha çok tercih edersin?

öyle ayrımın yoktur yerli yabancı okurum ama yerli okuyorsam günümüz yazarlarını okumam genelde eski yazarlardır benim okuduklarım.

5.Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?

seri olarak bir tek boleyn serisini okudum sanırım . devamlı kitaplara yönelmedim pek. bu serinin altı kitabını da pek sevdim .

6.Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?

romantik , polisiye , tarihi , gerilim aslında olay örgüsü yoğun ve heyecanlı kitapları seviyorum .

7.En son hangi kitabı okudun?

en son sergüzeşti okudum am o çok kısa bir kitaptı ondan önce sinekli bakkalı okudum.

8.Şu anda hangi kitabı okuyorsun?

jane eyre yi aldım ingilizcesinden okumaya çalışıyorum 🙂

9.Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?

ben yeni yeni keşfettim çok güzel bloglar varmış . şimdi ahlanıyorum neler varmış da benim haberim yokmuş hep sinema blogu takip edersem böyle olur işte 🙂

10.KİTAP OKUMAK sizin için ne ifade ediyor?(cevabını en çok merak ettiğim soru)

ben kitap okuduğum zaman hayal dünyam yeni bir kapı açar zaten balık burcu olarak hayal gücü  konusunda sıkıntım yok . yepyeni dünyalara gider yeni deneyimleri yaşamış gibi olurum . kitabın içine girer sanki orda bir karakter olurum. beni mutlu eden . gerçeklikten kurtaran ,yepyeni ufuklar açana zengin bir  dünya kitap. sanki bir bahçeye açılmak gibi. uçsuz bucaksız bir yolculuk 🙂  yaşamadan deneyim edinip duygu geçişleri sağlayıp empati kurduran bir kılavuz kitap. eğlendiren , hüzünlendiren bir kılavuz. hayata başkasının gözlüklerinden bakmak gibi.

sıra geldi mim i yollamaya tekrar aramıza dönen mavi ‘ye gitsin çok okur biliyorum bir de şuan bu yazıyı okuyan tüm kitap severler mim lendiniz 🙂

hikaruivy ‘den paket gelmiş çok mutluyum :)

efem zamanında burada kuzey ve güney kitabını ne kadar çok istediğimle ilgili bir ton yakarışta bulunmuştum ama hiç bir yerde bulamıyordum çünkü türkçeye çevrilmemişti .canım çingum hikaru benim bu feryadımı duydu ve hemen bana kitabı yollamayı teklif etti . çok ama çok mutlu oldum kitap elime geçince yüzümün ifadesini hayal edemezsiniz .

sağ ol çingu .valla hikaru sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum .büyüksün diyecek söz bulamıyorum . hikaruivy ‘e nasıl teşekkür etsem diye anket mi düzenlesem 🙂

hikarum artık birlikte okumaya başlayabiliriz . yalnız ingilizce olduğundan benim okumam diğer kitaplar kadar kısa sürmez 🙂

kuzey ve güney ile ilgili detaylı bir yazı yazmak istiyorum kitabı bitirince yazarım artık 🙂 ama isterseniz dizisini izleyebilirsiniz burada detaylı olarak yazdım 🙂

dün bende eve gelirken kitap aldım oğuz atay tutunamayanlar ve düşler krallığını aldım .düşler krallığını daha önce okumuştum ama bir daha okuyacağım 🙂 artık eskisi gibi kendimi kitaplara vermek istiyorum . çok severim okumayı bir türlü fırsatım olmadı son zamanlarda ama artık yeter kitap okumayı özledim ben .

sizde bol bol okuyun derim .kitap gibisi yok .son olarak komavu çingum ,hikarum arigatoo ,kamsamida 🙂

DÜN ve BUGÜN …

Pek televizyon izlemiyorum ama bu gün sinema kanallarına bakındım ve ”FATE”  adlı kore filmini gördüm .Çok uzun zaman önce izlemiştim filmi bu gün türkçe dublajlı görünce şaşırdım haliyle .Önce dublajı yadırgasam da izledim çünkü çok iyi bir oyuncu kadrosu var .Kurgusu ile de iyi bir filmdi .Tavsiye edilir .Oyunculara bakınca izlemek isteyeceksiniz 🙂

Fate ,destiny ,kader ne derseniz diyin artık 2008 yapımı film de Song Seung-heonKwon Sang-woo ,Ji Sung var . Velhasıl izlenilesi olmuş 🙂

Bir de bu gün ”cinayet var ” adlı 1954 yapımı bir filme denk geldim .Asıl adı” dial M for murder ” ,film Alfred Hitchcock filmidir. Dikkat çeken ise Grace Kelly tabi ki 🙂 Dedektiflik olayları severim derseniz gri hücreleri çalıştırmak adına iyi bir tavsiye olur 🙂

Dün ”Aşk ve Gurur” kitabının ingilizcesini aldım. Ayaklarım beni kitapçıya sürükledi resmen iki yerde vakit nasıl geçiyor anlamıyorum bir kitapçı iki oyuncakçı .Bazı hikayeler vardır asla sıkılmazsınız bu kitap da öyle işte tam bir baş ucu kitabı yayın evi bir sürü klasik eseri seri halinde yeniden yayımlamış hepsini almak istedim tabi ama malesef yapamadım 😦

Son aylarda kitap okumama rağmen aslında çok severim kitap okumayı .Bu aşk yeniden alevlenebilir .Sıcaklar yüzünden pc başında duramıyorum .Çatı katının en güzel yanı kapalı ve serin balkonu kitabımı alıp oraya kaçasım var 🙂

Bir de çok almak istediğim bir kitap var ne mi işte o kitap bir bulsam hiç kaçarı yok  🙂

çok istiyorum

öyle böyle değil

istiyorum

ama çok çok çok istiyorum

yeterli olmuştur sanırım 🙂