Mim: BANA DAİR NE VARSA

uzun ama  çok uzun zamandır mim yazmamıştım taki sevgili ” bunu sevdim” yani kısaca benbim bu ‘cuğum  bana bu mim i yollayana kadar. çok sevindim bu blogun ilk açıldığı zamanlardan beri bayılırım mim olayına beni hatırlaması güzel oldu 🙂

gelelim mim e

Blog açma hikayeniz nedir?

ben blog okumaya tesadüfen başladım. tesadüfen full house izlemeye başlayınca araştırma yaparken bloglara denk geldim. o  zaman o kadar çok blogger da yoktu hani sağ olsun oforinin de gaza getirmesiyle bir gün bende başladım yazmaya ve diğer bloggerlarla tanıştıkça cesaretlendim.

 

Blogunuzun ismi nereden geliyor?

bilmeyen kaldıysa hala bu blog ismi uydurmadır efendim. ilk denediğim isimler hep birileri tarafından alınmıştı bu yüzden bende bunu uydurdum .  win bana , po sevdiklerime , hu da değerli komşu bloggerlarla okurlarıma hitaben 🙂

Hangi mevsimi seversiniz?

bahar son veya ilk bahar hep favorimj ne çok sıcak ne çok soğuk tam benlik 🙂

Bu mevsim size neyi çağrıştırıyor?

değişimi ilk baharda her yeri yeşil kaplar son baharda yaprakları sarı yani hep bir değişim hali vardır. bu süreci seviyorum.

Kırmızı ruj mu eyeliner mı?

eyeliner ı beceremesem de onu tercih ederdim. ruj olucaksa da kırmızı değil pembe mat bir pembe tercihimdir.

Blog yazmak size ne kazandırdı?

dostluk , blog sayesinde hayatıma öyle güzel insanla girdi ki blog yazmak yüzünden kaybettiğim fırsatları bana sunsalar sanırım sırf bu güzel insanlarla tanışma şansım elimden gidecek diye yine aynı şeyi yapıp bu blogu açardım. öyle değerli dostlar edindim .

Kitap okumak mı bir şeyler yazmak mı?

ben ikisine de bayılıyorum ve biri olmadan diğeri anlamsız.

Şiir mi, roman mı, hikaye mi?

hikaye favorim ama roman ve şiir de öyle güzel. hepsi maymun iştahlıyım asla tercih yapamam.

En çok etkilendiğin film?

bunun cevabı yok , yani o kadar çok film izlemiş biri olarak hangisini seçsem eksik kalır.  ama son zamanlar izlediğim hint filmleri içerisinde bi seçim yapabilirim. kategoriyi daraltırsak barfi en iyi hint filmiydi.

Hangi tür kitap/film?

polisiye/gerilim/tarih/aşk/psikoloji/gizem açıkçası hepsi 🙂

Öğrenci olma mı iş hayatı mı?

öğrenciyken paran yok iş hayatında zamanın yok gençken para yok yaşlıyken enerjin velhasıl hepsi sorunlu .

Kitap okumak mı film izlemek mi?

aslında ben sinema delisi bir insandım haftada izlediğim filmin sayısını bilmezdim fakat yeni iş tempom yüzünden bir şeyler izleyemiyorum ve sadece okuyorum bu durumda da kitapları daha çok sevdim bağrıma basdım denilebilinir.

Klasik giyim mi spor giyim mi?

spor

Almaktan asla vazgeçmeyeceğiniz şey?

kitap, kozmetik, çanta, dondurma vb.

En sevdiğiniz yemek?

o kadar çok ki sayamam

En sevdiğiniz dizi?

şunu yapmayın arkadaş bu insanlar en sevdikleri nasıl seçiyorlar ben en sevdiğim film-kitap-dizi-şarkı vs seçim yapamam hiç  bana göre değil .

Özel yeteneğin olsa bunun ne olmasını isterdin?

zamanda yolculuk istediğim zaman istediğim zamana ve mekana gidebilmek.

Hasta olmanın en kötü yanı nedir?

canın acıyor daha ne olsun

  • Alınacak listen var mı?

evet hep vardır bir şeyi görürüm ve o aklımda yer eder ta ki onu alana kadar ama ihtiyaç listesi değil benim ki alınacaklar listesi sırf istediğim için aldığım şeyler.

İlk aldığın makyaj malzemesi?

çok zaman geçti parlatıcı almıştım tırnaklarım için sonra ruj ve sanırım kalem .

 

bende mim yazmayı hala seviyorum bu ‘cum iyi ki yolladın . benden de bu mim ego , hikaru ve makinosev e gitsin 🙂

 

Biriken Mim’ler

mimÇok uzun zaman olmuş ben mim yazmayalı çoğu zaman unutuyorum veya yazma fırsatı bulamadığımı gören blogggerlar bana mim paslama gereği bile duymuyorlar . Bu blogu ilk açtığım zamanlar hep söylediğim bir şey vardı bayılırdım mim yazmaya narsistpreses ve serseri depresyon sayesinde beni unutmamışlar yine mim yazacağım . bu iki güzel bloggera teşekkür ediyorum ve benim dışımda herkes yaptığı için mim leri yine kimselere paslayamayacağım için üzülüyorum nedense bu furyanın hepsi dışında kalıyorum 😦

gelelim mimlere ,

İlk mim serseri depresyon tarafından gelmiş hangi şekilde kitap okurum ?

valla ben okurken tek bir şekilde sabit duranlardan değilim  çok sık şekil değiştiririm beş on dakika oturur sonra yatar sonra tekrar kalkar sağa döner sola döner devamlı hareket ederim . Pek zordur bir şekilde kalıp kitap okumama 🙂

gürültülü ortamlarda kitap okumakta zorlanırım çok sessiz ortamlar isterim ki kitapla arama kimse girmesin ve yolculuk sırasında da kitap okuyamayanlardanım ha bir de akşamları okursam ışık çok olmalı . bu kadarcık 🙂

 

gelelim diğerine soru cevap olan mim ;

Şu an olsa çok sevinirim.

kocaman bir çikolata , çikolatalı tatlı veya büyük bir dondurma . aslında kitapta olurdu şöyle çok isteyip de alamadığım kitaplar ahhh ahhh

Şimdi orada olmak vardı.

bu sorunun cevabını yazsam bitmez tükenmez ki olmak istediğim yerler . ben gezgin olmalıymışım . belki ingilterede bir köy cambride falan yada fransada bir yer italya ispanya irlanda veya iskoçya avrupanın bir köşesi boston veya newyork amerikada bir yer  yada asya  dünyanın herhangi bir yeri olur .

 

Ah nerede o eski günler… Sahi insanlar neden geçmişe özlem duyar?

sanırım geleceğin belirsiz olması bizi korkuttuğu için geçmişte hiç olmazsa tattığımız mutluluklarla avunuyoruz sonuçta geçmiş elinizden kayıp gitmiş olsa da geriye hayali kırıntılar bırakır ama gelecek elinizde olmayan kontorülünüz dışında gelişen olaylara gebedir bu yüzden bunların için henüz yaşanmamış felaketleri de barındırır . korkutucu gelecek geçmişi olduğundan güzel hatırlamamızı sağlıyor . ne çok konuştum saçmaladım da galiba işte böyle . nostalji iyidir iyi. tabi kendini fazla kaptırmadığın sürece .

 Özlüyorum:

Çocukluğumu galiba . Okul yıllarımı . ha bir de sevdiğim ama kaybettiğim insanları .

Çok severim:

sevmek basit bir şey , ailemi , arkadaşlarımı, kitaplarımı, eski yeni her türlü her dilde  müziği , sinemayı, çiçekleri, tatlı şeyleri , nostaljik eşyaları, hayal etmeyi , yazmayı ,mektupları ,  denizi , rüzgarı, yağmuru, toprak ve çimen kokusunu vs. uzar gider

Nefret ederim:

bu sevdiklerimden daha uzun ve karmaşık bir liste olur hiç bulaşmayalım .

Bu günlerde çok dinledim:

mp3 deki bütün şarkıları çok dinliyorum ah ben ah müziksiz olmuyor arkadaş.

Şimdiki Ruh Halim

karar verme arifesinde , sanki yıllardır gözlerimde bir perde vardı ve o bu günlerde ortadan kalktı. korkuyorum ama aynı amanda tuhaf heyecanlarım var . bir de kendime kızgınım korkularımdan dolayı . ne zaman bir şeyi korkarak yapsam sonra fark ediyorum o kararı almak da geç kalmışım asla hayal ettiğim kadar korkutucu olmuyor gerçekler .

 

bana mim yollayan sevgili arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum . ayrıca neferttiticiğim senin mim i de yazacağım ilk fırsatta ama çok zor geliyor o sorular 🙂

2013 Yılına Sipariş Dileklerim

insanlar artık buna mim yollamayalım aten yazmayı unutuyor diye düşünürken serseri depresyon beni hatırlamış ve beni şurada  mimlemiş. Aslında ben mim olayını çok seviyorum bilen bilir ama bazen öyle kafam karışık oluyor ki aklımdan çıkıyor unutuyorum bu yüzden yapamadığım mimler için çok özür dilerim .

temenni

gelelim mim in konusu malum isteklerim çok da bende buna inanacak ruh yok maalesef. hatta bu yeni yıl olayını hazırlıkları heyecanlanmaları falan pek bir gereksiz bulurum. zaten her geçen sene daha beter olmuyormuş gibi sanki 2012 den çok mutlu kalmışız da 2013 eksikmiş gibi kısacası millet ,tutturmuşlar yeni yılda yeni yıl , istemiyorum gelmesin yeni yıl . eskisinin ne hayrını gördük de yenisi için sabırsızlanıyorsunuz anlamadım . geçen sene de grinc gibiyim diye bir yazı yazmıştım ben bütün yeni yıl yazılarım karamsar olurdu lakin geçen gün bir olay sayesinde bunu bu yıl azaltmalıyım dedim. sabah nedensiz yere mutlu olan babama kardeşim sordu . neden bu kadar mutlusun insan sebepsiz mutlu olur mu hiç çok sinir bozucu diye. babam da felsefeciymiş mübarek asıl insan sebepsiz mutlu olmalı , nedensiz sevinçler olmasa yaşayamaz ki insan dedi.  bir bakıma da haklı mutlu olmak için nedenler beklemekten mutluluğu da hayatı da ıskaladık. hep zamanının gelmesini bekledik ama boşuna bir çabaydı bu. en iyisi hiç beklemeden sebepsiz mutlu olmaya çalışmak. nedeni olan şeylerin mutluluğu da kısa sürer nedenleri ile birlikte uçup gider.

ruh sağlamlığı içim karamsar olmamalıymış insan bir uzman öyle diyordu televizyonda , insan hep ümitli olmalıymış ve lakin benim tabiatım bir parça karamsar sonra birden bire nedensiz neşeli ve umutlu engel olamayacağım bu yapıma. bu yazı içinde önce karamsar sonra umutlu bir yazı olsun dedim fakat en sonunda yine benim planlarım dışında böyle bir hal aldı. bu gün de karamsarım değişen ruh halime göre isteklerimde değişiyor en iyisi onları sıralayıp bu yazıyı noktalamak.

yeni yılda

1. mutluluk istiyorum hiç olmadığım kadar varlığına hiç inanmadığım kadar mutlu olmak istiyorum .

2. sağlık istiyorum kendim ve sevdiklerim için sağlık , huzur ve umut istiyorum.

3. sevdiklerim hep benimle olsun hep iyi olsunlar istiyorum.

4. dünyadaki herkes iyi olsun , savaşlar , açlık , kötülük olmasın , çocuklar hep korunsun istiyorum. dünya daha yaşanılır bir yer olsun .

5.gelelim maddi şeylere param olsun istiyorum. mümkünse piyango bana çıksın o da olmazsa güzel , mutlu sevebildiğim bir işim olsun .

6. zaman makinesi artık icat edilsin istiyorum ha bunun yanında insanların dil öğrenmek zorunda kalmadan her dili konuşup anlayabildiği çipler olsun. ben düşünceleri okuyabilen biri olayım yada sihirli güçleri olan bir cadı. madem hayal dünyasına daldık bir de o çok sevdiğim şatolardan artık bi tane olsun . uçan olmasına da gerek yok klasik bir şato da olabilir .

7. sihirli bir şeyler olmayacak belki ama istemişken tam isteyeyim sonra dileklerin için bizi suçlama sen istemedin öyle şeyler diyen birileri olmasın animelerde ve ya kitaplarda hatta filmlerdeki gibi ama mutlu sonlusundan bir hayatım olsun istiyorum . film boyunca acı çeksem de hiç olmazsa sonu mutlu biter.

8. dünya turuna çıkmak istiyorum.

9. yeni insanlar tanışmak istiyorum .

10. bir sürü dostum olsun istiyorum .

11. hayat bana güzel olsun istiyorum.

12. yalancı ve güvenilmez insanlar artık olmasın istiyorum yok olsunlar babında değil tabi değişsinler istiyorum. hatta nankörlük ve sonradan görmelik de kökten yok olsun 🙂

13.bu liste hiç bitmez ki ama benim arıza tiplerden biri çıksın gelsin zeki , zengin , yakışıklı , uzun , kültürlü ve kaçık vs…

14.bu yıl sonuna doğru varlığından haberdar olduğum iki yerde hep olmak istiyorum .

15. oradan bahsetmiş miydim para para para olsun adalar , şatolar falan lazım bize 🙂 ama en çok sevgi olsun gerçek sevgi ,

16.cevabını bilmediğim hiç bir soru kalmasın istiyorum . daha özgür bir dünya olsun istiyorum . alında ben çok şey istiyorum . hiç bir olmayacak biliyorum yine de istiyorum .

peki siz siz ne istiyorsunuz ????

not: bir sene daha mı yaşlandık  : ooohhh nooooo 😦

Tek Kelime ile Ben ????

son günlerde fena halde yazıyorum, bir sürü yazı yazdım, hepsi can sıkıntısından , yapacak hiç bir şey yok ,havalar sıcak ,başladığım kitaplarım da sıkıcı çıkınca bende uzaklaştığım bloga geri döndüm ama o kadar uzak kalmışım ki bu sıralarda beni mim leyen herkesten özür diliyorum hepsini unuttum . balık hafızama sağlık ,eğer hatırlatırsanız onları da yazarım . şimdi yeni gelen bir mim madampatapuff  beni mimlemiş.

konu gereği onu tek kelime ile özetlemem gerekiyormuş yani ben öyle anladım . ama o bir eklentide yapmış okuyucuların blog yazarını ki burada ben oluyorum yorumlarında anlatmalarını istemiş . bende bunu çok sevdim . lütfen sizde yorumlarınızda winpohu’ yu tanıdığınız kadar anlatın , kelimelerle özetlemeye özelliklerimi bulmaya çalışın 🙂

madampatapuff içinse ben ” canlı” kelimesini seçiyorum içinde çok genç bir blogger olduğu hissini uyandıran fıkır fıkır bir  insan olduğunu düşünüyorum.

peki siz benim hakkımda ne düşünüyorsunuz beni hangi kelimeler anlatır okuyucularım ( gerçi burada yazar okuyucusu olup olmadığı konusunda şüpheye düşüyor yazdığı yazılara hiç tepki alamamasının bunda payı olabilir )  😀

ve sıra geldi mim i paslamaya ben bütün bloggerları mimledim gitti he he hepiniz yapın bu mim i benden size gelsin bakalım sizin gözünüzde winpohu nasılmış . esen aklın efem . hoş çakalın 🙂

not: not bunu okuyan herkes mimlendi kaçışı yok .

Sonsuzluktur Kitap…

 

kitap bence başka başka dünyalardır . ne zaman ki başka bir boyuta geçmek istersiniz o zaman bir kitap yeterlidir.  nerden çıktı bu yazı tabi ki serseri depresyonun beni mim lemesi vesilesiyle bakınız 🙂

1.Ne sıklıkla kitap okursunuz?

benim bir planım programın yoktur. her şey de olduğu gibi bu durma ve moduma göre değişir  ama elime bir kitap almaya göreyim onu hemen bitirmek huyumdur. ben sabahlara kadar uyumadan iki hatta bir günde kitap  bitirdiğimi bilirim yemeyi unutacak kadar sevdiysem kitabı beni tutabilene aşk olsun 🙂

2.En sevdiğiniz yazarlar?

benim sevdiğim bir sürü yazar olabilir ama en aklımda kalanlar çocukluğumun ve her daim hayatımın fovorisi agatha christie , margaret mitchell rüzgar gibi geçtiden dolayı , jane austen tüm kitapları , elizabeth gasskell kuzey ve güney , emiliy bronte uğultulu tepeler, charlote bronte jane eyre , philippa gregory boleyn serisi , tolstoy , reşat nuri , judith mcnaughty, charles dickens   say say bitmez bu soru en iyisi burada kesmek 🙂

3.En beğendiğin kitaplar?

bu soruya cevap vermek çok zor iş azizim ama bir kaç örnek ile rüzgar gibi geçti , uğultulu tepeler, aşk ve gurur, jane eyre, kuzey ve güney , düşler krallığı , anna karenina ,çalıkuşu … böyle uzar gider bu soru

4.(Yerli/yabancı) hangi yazarların kitaplarını daha çok tercih edersin?

öyle ayrımın yoktur yerli yabancı okurum ama yerli okuyorsam günümüz yazarlarını okumam genelde eski yazarlardır benim okuduklarım.

5.Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?

seri olarak bir tek boleyn serisini okudum sanırım . devamlı kitaplara yönelmedim pek. bu serinin altı kitabını da pek sevdim .

6.Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?

romantik , polisiye , tarihi , gerilim aslında olay örgüsü yoğun ve heyecanlı kitapları seviyorum .

7.En son hangi kitabı okudun?

en son sergüzeşti okudum am o çok kısa bir kitaptı ondan önce sinekli bakkalı okudum.

8.Şu anda hangi kitabı okuyorsun?

jane eyre yi aldım ingilizcesinden okumaya çalışıyorum 🙂

9.Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi?

ben yeni yeni keşfettim çok güzel bloglar varmış . şimdi ahlanıyorum neler varmış da benim haberim yokmuş hep sinema blogu takip edersem böyle olur işte 🙂

10.KİTAP OKUMAK sizin için ne ifade ediyor?(cevabını en çok merak ettiğim soru)

ben kitap okuduğum zaman hayal dünyam yeni bir kapı açar zaten balık burcu olarak hayal gücü  konusunda sıkıntım yok . yepyeni dünyalara gider yeni deneyimleri yaşamış gibi olurum . kitabın içine girer sanki orda bir karakter olurum. beni mutlu eden . gerçeklikten kurtaran ,yepyeni ufuklar açana zengin bir  dünya kitap. sanki bir bahçeye açılmak gibi. uçsuz bucaksız bir yolculuk 🙂  yaşamadan deneyim edinip duygu geçişleri sağlayıp empati kurduran bir kılavuz kitap. eğlendiren , hüzünlendiren bir kılavuz. hayata başkasının gözlüklerinden bakmak gibi.

sıra geldi mim i yollamaya tekrar aramıza dönen mavi ‘ye gitsin çok okur biliyorum bir de şuan bu yazıyı okuyan tüm kitap severler mim lendiniz 🙂

Benim Çocukluk Kahramanım

Seymssomething beni  burada mim lemiş.  konusu ise şu aşağıda ki sorular

Sevdiğiniz bir süper kahraman!

Neden?

şimdi bu mim ‘i yazıyorum ama onun da benim gibi mamaru yu seçmesi çok ilginç. benim de çocukluk kahramanım smokinli şövalyeydi.  şimdi ne kadar düşünürsem düşüneyim aklıma başka kahraman gelmiyor. ee ben  sailor moon fanatiği bir insanım . benden de başka bir şey beklenmezdi .

nedeni ne gelirsek  ilk olarak o yaşın verdiği zaaftan dolayı ona delicesine vurulmam ilk aşkımdır ne de olsa 🙂

sonra  her defasında çıkıp usagiyi beladan kurtarması , ki bu durumlarda usagi hep ona güvenebileceğini biliyordu. ne kadar rahatlatıcı bir şeydir her zaman güvenebileceğin birinini olduğunu bilmek.

sonra o gizemli havası siyah smokini maskesi ve kırmızı gülleriyle çok cool olması bir den havalı belirişi . beyaz giydiği halleri de hep aklımda moon light prince olmuştu ah ah 🙂 ay ışığı şövalyem benim .

ve kişilik olarak da hep bir numara olmuştur. süper kahramanım benim 🙂

gelelim mim i yollamaya  hikaruivy, egosantrik , serseri depresyon ,sessiz gemi  ve rosa haydi kolay gele 🙂

not : şu ikinci resim hala dolabımda asılıdır 😀

 

Ben Olsam Olsam ???

belki gelemem çok zamandır beklettiğim şu mim i yazayım dedim.  narsistprenses  ve rosa  beni mimlemişler. sağ olun canlar ve geç kaldığım için kusura bakmayın sanırım benden başka herkes yaptı mim i . kaç zamandır bir şeyler izleyecek kafa yok bende. kitap okumak öyle bir dünya ki kendimi kaptırdım. sinekli bakkal ve sergüzeşt i okudum. onları da yazarım  belki.  şuan da bu gün hazırladığım çok eğlenceli bir müzik listesini dinliyorum .

ve başlayalım ,

Yemek olsan hangisi olurdun?

yemek olmak zor soru ya . ne olsam ki şimdi düşündüm de aklıma bir sürü yemek geldi . bu soruyu annneme sormalı o bilir benim ne sevdiğimi 🙂 tatlı bir şey olmalı ben tatlı severim yiyen insanı mutlu etsin çikolatalı pasta yada  yaz günlerinin baş tacı dondurma . bunlar yemek değil dediğinizi duyar gibiyim 🙂

Muzik aleti olsaydin hangisi olurdun?

piyano şöyle eskilerden beyaz bir piyano her dokunuşunuz da başka başka sesler çıkaran ben gibi değişken ama vurmayı bilene bir ziyafet 🙂

Araba olsan hangisi olurdun?

şu resimdeki gibi bir şey antika eski ama klasik . ne biliyim eskiye dair ama özel , değerli bir havası olan , mağrur bir araba .

Aylardan hangisi olurdun?

aylardan hangisi iki seçenek yok mu ? mart kapıdan baktırır he he ben mart doğumluyum severim o ayı ama eylül gibisi de yoktur hani 🙂

Ayakkabı olsan hangisi olurdun?

ben ayakkabı delisi bir insanım ama öyle tuhaf ayaklarım var ki 38 küçük 39 büyük geliyor. ben yine rahatlığına düşkün olarak spor ayakkabı diyorum 🙂

 

Kıyafet olsan ne olurdun?

eski zaman elbiseleri var ya şu ingiliz kadınlarının giydiğinden veya scarlett in kırmızı elbisesi yada bir osmanlı elbisesi de olur yeter ki o dönem kıyafeti olsun  🙂

Renk olsan hangisi olurdun?

gri olsam beyaz ile siyahı barıştıran onları sarmalayıp yep yeni bir hale gelen orta yolu bulan bir gri.  ve ya bu ruhun neşeli hallerinde sıcacık bir turuncu 🙂

Şu an okuduğun kitabın 137. Sayfasında ne var?

kitabı bitirdim yenisine de henüz başlamadım . bu kitabın 137. sayfasından değil ama güzel bir  alıntı.

Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan kuvvetin son bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da yok olduğu vakitlerdir ki, onun yerine geçen tesirli bir sükunet, en şiddetli elem gözyaşlarından daha gönül yakıcıdır.

‘Sergüzeşt’

mim i herkes yaptı gönderecek kimsede kalmadı sanırım . neyse egocuğum seni seçtim 🙂

görüşürüz umarım sağlıcakla kalın efem 🙂