2046 – Anıları Yeniden Bulabilsek

Yönetmen:Kar Wai Wong
Süre:1 saat 29 dk

Filmde  bir yazar 2046 adlı bir hikaye yazmaktadır.2046 geçmişin tekrar yaşandığı bir gelecektir.Orda zaman kavramı yoktur.Koybolan anıların tekrar yaşandığı bir yerdir.Buraya zaman zaman bir tren kalkar .2046’nın gerçek olup olmadığını kimse bilmez çünkü oraya giden hiç  kimse dönmemiştir.Bir kişi hariç,onun neden dönmek istediği ise filmin içinde 🙂

In the moood for love benim bu yönetmenin izlediğim ilk filmi olması itibari ile gözümde 2046 ‘dan çok daha iyi bir yere sahip.Bu hikaye sevmek zamanı filminin devamı niteliğinde lanse edilse de bence değil ,bu başka bir film ve hikaye.Müzikleri ve görselliği itibari ile 2046 tam puan alsa da filmin içine girmek zorlaşıyor.hikaye  kendini  açık bir şekilde sunmuyor.film işte konu bu ,bunu anlatmak istiyorum al ve git demiyor,izledikten sonra herkes başka bir şey düşünmüştür.

Yazarın diğer insanların hayatlarını hikaye gibi anlatması ,bir anlatıcı olması çok hoşuma gitti.Bir de devamlı yeni karakterler katıyor.Sadece iki kişinin hayat hikayesini izlediğiniz filmlerden değil bu .Hayatta böyle değil midir.Birileri gelir birileri gider.Devamlı bir süreç vardır.

” AŞK BİR ZAMANLAMA TANIMIDIR ER YADA GEÇ DOĞRU İNSANI BULMAK DEĞİL ”

İşte hikayeyi özetleyen cümle bu.Hayatının her evresinde bir çok kişi ile karşılaşan kahramanımız zamanlama olayını tutturamıyor.

Bir alıntı daha ”eskiden insanlar bir sırları olduğunda yüksekçe bir yere çıkar ,bir ağaç bulurlar,ağacı oyar ,sırlarını içine fısıldar ,sonra ağacı çamurla kapatırlardı”. Filmde bunu çok duyacaksınız.

Yaşanılan hatıralarla ,mutluluğu tekrar bulabilir miyiz ?  Yoksa onlar yaşandıkları anda mı sadece güzeldi? Kaybedilen şeylerin yeniden bulunması ,geçmiş özlemi,pişmanlıklar hepsi 2046 da .

Benim için filmin en iyi sahnesi, japon sevgilisi ile kızın konuştuğu sahne.Adam devamlı konuşuyor.Kızı ikna etmeye çalışıyor.Benimle gel diyor.Kız hiç konuşmuyor.Sonrasında adam gidiyor.Kapı çarpıyor.İşte bu kapının kapandığı sahne çok güzel  .Sonrasında kız tek başına japonca seninle geleceğim ,seninle gelmeli miyim,gibi cümleler kurup odada dolaşıyor.İnce detaylar güzellik katmış.

” Eğer başka bir zaman ve yerde yaşamış olsaydım. Hikayem çok farklı bir sonla bitebilirdi.”

Ve müzik tabi ki

=== RAN ===

Ran Akira Kurosawa’nın 100 yılın en iyi beş savaş filmi arasında yer alan görsellik harikası filmidir.Film iktidar mücadelesi,güç ilişkileri,hırs,bencillik adalet ,sadakat,ihanet,insana ait iyi yada kötü her duyguyu barındırıyor.Filmi anlatan kaos kelimesi heralde.İktidarı ele geçirmek ,bu uğurda her şeyi yapmak ve iktidarı tekrar kaybedip ,yeniden mücadele  dolu bir kaos ortamına dönüşen bir hikaye.

Hikayemiz derebeylik japoyasında geçiyor.Toprak ağalarından biri ki kendisi çok güçlü ,zamanında bu gücü elde etmek için her şeyi yapmış.Ömrünün 50 yılını savaşla geçirmiş.Topraklarını üç oğlu arasında bölüştürüyor.Küçük oğlu buna karşı çıkıp isyan ediyor ve topraklardan sürülüyor.Asi oğlu başka bir beyin damadı oluyor.Başlarda küçük oğula kızıyoruz.Aç gözlü olduğunu sanmıştım.Sonrasında diğer iki kardeşin aslında hep numarayaptığını görüyoruz.Babaları sırayla oğullarının yanında kalacaktır ama adamın düşündüğü gibi gitmez olaylar.

Güç elde etmek isteyen kardeşler ve daha sonra gelişen olaylar sonucunda bir savaş izleriz ki sahneler sizi ekrana mıhlayacak cinsten.Görsellik çok iyi.On adamla savaş sahnesi çekmeye çalışanlara ders verir gibi.

Geçmiş günahları ile yüzleşen efendinin yanından ayrılmayan bir soytarı var.Aklımada kalan çok replik olmadı .Çok iyi sözler vardı ama unuttum .Görselliğe daldım.O soytarının bir sözü var.”insanlar doğarken ağlar ve yeterince ağlayınca ölür ”

Kesinlikle izlenilmesi gereken bir film.

Dolls – Bebekler

Takashi kitano’nun bebekler filmi size daha önce anlatılmamış bir şekilde aşk hikayeleri anlatıyor.Evet aşk ama o sıradan aşk filmlerinden değil bu film.

Eskiden olsa yönetmen ismi bilmezdim ama şimdi önce isimlere bakıyorum.Japon sinemasına yeni giriş yaptım denilebilinir.Anladım ki bu adamların beyni bizim gibi çalışmıyor.Alışkın olduğumuz sıradan hollywood aşk hikayelerinden sıkıldıysanız sizi böyle alayım.

Filmin görselliği on numara belirtmeden geçmeyeyim. O mevsimlerin değiştiği durağan yapısı içersinde filmde kayboluyorsunuz.

Üç aşk hikayesi altı kahraman ve aşkın acı yanı .Önce para için nişanlısından ayrılan bir çalışanın hikayesi var.Zengin kızla evlenecekken nişanlısının intihar ettiğini ve artık kimseyi tanımayan ,aklını kaybetmiş biri olduğunu öğreniyor.Düğünü bırakıp kızı almaya gidiyor.Sevmenin çok farklı yönleri var bu filmde .Herşeyi bırakıp ,aklını bir tarafa atıp hayatını böyle geçirmek ancak aşkla olur.

Diğer hikayemiz yıllar önce sevdiği kadını bırakan yaşlı bir yakuza hakkında.Sevdiği kadın senelerce bıkmadan buluştukları banka gelip yanında yemek getirmiş.Nasıl bir sevgidir ki bu senelerce gelmeyen birine yemek getirmiş.Usanmayan bir sevmek ki umudunu hiç yitirmemiş.

Üçüncü hikaye eskiden ünlü olan bir pop yıldızı ile ona plotonik bir şekilde aşık ,onun için her fedakarlığı yapabilecek bir adamın hikayesi.

Bunlar acı aşk hikayeleri bir o kadarda sıradan .Bu hikayeleri güzel yapansa yalın anlatımı,belki yanıbaşınızda sevgilisini terk eden biri vardır yada  terk edilmiş yıllarca onu bekleyen  biri.Hayata dair ama hayatta olmayacak kadar fazla sevgi içeren hikayeler .

Bu görsellik için bile izlenir.

Old Boy

” Gülersen herkes seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın.”

————————————————————————————-

” İster kum tanesi olsun, ister kaya. İkisi de aynı şekilde batar suya. ”
————————————————————————————-

” Bir hayvandan daha aşağı olsam bile benim de yaşamaya hakkım yok mu? ”

İhtiyar delikanlı   Park Chan-wook ‘un intikam üçlemesinden bir film.Akılara zarar bu film konusu ,müzikleri ,oyunculukları itibari ile bir baş yapıt olmaya aday.Belki bazıları için rahatsız edici bir film ama bence intikam deniliyorsa bundan iyisi olamaz.Kore sinemasına bu filmle giriş yapmış bir sürü kişi vardır eminim .

Konusuna gelirsek oh dae su bir gün kaçırılır ve bir odada uyanır.Niçin orda olduğunu bilmemektedir.uzun zaman geçer kimseler gözükmez ve oh dae su 15 yıl sonra serbest bırakılır.intikam planarı kurar .Ama bilmediği bir şey vardır.Onu serbest bırakanlarında planları vardır.

Yanlış soruyu sordun seni neden kapattığımızı değil neden bıraktığımızı merak etmeliydin gibi bir cümle vardı.İşte bu cümle bundan sonra olacakları biraz da olsa anlatıyor.

Bir de onun suçu mu?  o çok konuşur bu repliği de sevdim .Kötü adama da bayıldım .bir koreliye bulaşmayın ha intikamı çok kötü olabiliyor.

Film finali itibari ile de dumur etmiştir.Sevdiğim şeyleri yazmak gerçekten zor.ama anlatmak da istiyorum .Kısacası farklı bir film izleyip şaşıralım diyorsanız bu film tam bunun için yapılmış .

Casablanca

Soru sormak yok demiştik

Ilsa: Sana iki kelimelik, sonunu bilmediğim bir hikaye anlatayım mı?

Rick: Evet

Ilsa: Seni seviyorum

“Bir daha çal, Sam. Eski günlerin hatırı için…Onu çal Sam. Hadi… ‘As time goes by’ı çal.”

Ilsa, soylu biri olduğum söylenemez ama şu çılgın dünyada üç küçük insanın sorunlarının incir çekirdeğini doldurmadığını görmek çok zor değil”

“Bütün dünyada, tüm kentlerdeki tüm barlar arasında, o benimkine geldi.”

En Sevilen Dizi Karakterleri Part 1

televizyon tarihine geçen  ve çok sevdiğimiz karakterler vardır.benim açımdan gerçekten olsun istediğim ,özlediğim karakterler  var ,çoğu arızalıdır.ben onların bu  halini seviyorum 🙂

şimdilik aklıma gelenlerden bir liste yaptım.bakalım sizinde sevdikleriniz listede var mı ? ya da listede olmasını istediğiniz kimler olabilir?

1.tüm zamanların en arıza tipi,komedinin kralı ,soğuk nevale, normal insan olmaktan çok uzakta ,en sevdiklerimden  ,the big bang theory ‘nin yıldızı sheldon cooper var.

2.sevmekle kalmayıp bağrıma bastığım bir karakter .ne iş yaptığını kimsenin bilmediği,süper dost,espri kaynağı,friends izlerken kahkaha tufanı sebebi chandler bing.

3.friends’in iştahlı adamı,yemek tutkunu,yakışıklı,çapkın,iyilik meleği,yemeği dışında her şeyi paylaşabilen adam joey tribbiani.

4.efsanevi wait for it kendi kelimelerini üreten,çapkınlar ustası,play book ve kanka kitabı sahibi,her konuda bilgili, umursamaz gözüken ama duygusal adam barney stinson.

5.eski sporcu ,alkolü bırakmış bir bar sahibi.gönüllerin mayday malone’ı ,cherrs’ın yakışıklı, sam malone’ı.

6.kelimelerin anlatamadığı adam dean winchester.her durumda espri patlatabilen . korumacı, aile sevdalısı,korkusuz,eğlence adamı ,supernatural’ın izlenme sebeplerinin başı dean 🙂

7.onsuz supernatural ‘ın tatsız olduğu ,göründüğü her sahnede ekrana kilitleyen , cass olarak kısaltılsa da ismi bile karizma olan casstiell.

8.crane kardeşler ayrı olarak katogorilendirelemeyecek kadar birbirleriyle  uyumlu frasier and niles .

9.Türk dizilerinden sıralamayı zorlayacak kadar iyi,aslında dokuz değil listenin yukarında bile yer alabilecek,cimri,utanmaz,yüzsüz,agresif,bünyesinde tüm olumsuzlukarı barındırdığı halde gönüllerde yer eden,gülme kaynağı,fenomen olan ,üniversite mezunu ,içimizden biri burhan abi 🙂

unuttuklarım olabilir 🙂 listeye ekelemlerde olabilir ,sizin en sevdikleriniz kimler ?

part 2 de görüşmek üzere  🙂

Şimdiler de ben …

Bu günlerde  izlemeye devam ettiğim yapımlardan bahsetmek istiyorum.

Hala devam eden how ı met your mother var .anne henüz ortaya çıkmadı ama dizi hala kendini izlettiriyor.her bölüm başka bir keyif.son bölümde marshall’ın ergen hallerine bittim.komedi ve ilişki uzmanı tavsiyeleri ile son hız devam 🙂

sheldonım cooperım var .the big bang theory nasıl bir dizi anlamadım hiç mi kötü gitmez hiç mi sıkmaz .başladığımdan beri en zevk aldığım dizilerdendir kendisi.sheldonı izlemek çok eğlenceli.git gide normalleşiyor.artık üzgün insanlara çay bile yapıyor 🙂 bir de sevgili yapsa tam olcak 🙂

supernatural dean var ,cass var, gerilim var, merak var, üstüne birde komedi var .bu dizi doğaüstü olayları bile komediye dönüştürdüğünden zevkle izliyorum.hele son bölümlerde arthurun kılıcı ile ilgili efsane ile öyle bir dalga geçmişler ki koptum .birde ara sıra vasat bölümler olmasa tadından yenmez.

vampire daires izliyorum .sormayın neden bende bilmiyorum.alacakaranlık serisinden nefret ediyorum.koca kafalı edvard ve sevgilisinden de nefret ediyorum.vampir hikayeleri ayağa düştü.ergenlere aşk malzemesi oldu .bu diziyi izliyorum çünkü ilk iki kitabı okumuştum .başta merak ettim.kitap gibi mi diye şimdi ise sadece damon için izliyorum.eleman çok tatlı ben ne yapayım:) herkesin neden sevdiğini bilmedği bir şey vardır.saçmalama hakımı kullanıyorum:)

welcome to the NHK izliyorum.bir hikikomori hikayesi .ilginç geldi.hiç böyle bir anime izlemedim daha önce. animelerden yeni kelimeler öğrendim 🙂

Kaichou wa Maid Sama izliyorum.daha başlardayım .iyi gidiyor.tsundere kelimesini de burdan öğrendim :)umarım bir yazı yazarım bitince.

kızıl saçlı anne izliyorum.çocukluğumun çizgi filmi geçenlerde nette dolaşırken gördüm.sonunu izleyememiştim.burdan baştan izlerim diye başladım henüz 3. bölümdeyim.daha 47 bölüm var 🙂

ve en sevdiğim hikayelerden biri boys over flowers ın animesini izliyorum .çok merak ettim hikaye animede nasıl işlenmiş.ingilizce altyazı bulamadım.ingilizce dublajlı izliyorum.belki bunu da yazarım bitince 🙂 ama uzun sürer 50 bölümmüş 🙂

bu aralar çok şey yapıyorum bir uzak doğu sinemasına el attım bir eski yapım amerikan sinemasına .dizilere, bad guydan sonra ara verdim.bu dizi ömrümü yedi .bakalım belki güncel filmlere de el atarım .gelecek programda görüşmek üzere

see ya 🙂