Yalnızlığa Notlar 1 – Benim Hayallerim Vardı

İlk defa özel bir yazı ile buradayım. Bu benim 200. yazım ve şu zaman kadar hep bir tanıtım için buradaydım , yeri geldi film anlattım yeri geldi çok sevdiğim bir dizi yada animeyi . Yazılarım hep belli bir konu hakkındaydı. Şimdi bile bu yazıyı yazarken aslında başka bir şeyler düşünmüştüm ama bu gün bir talk show programı izledim tv de. Bir kadın konuğun söyledikleri yüzünden yazıyorum bu yazıyı.  Başarılı olmuş abla yaşadığı zorluklardan , asla vaz geçmediğinden zorlu geçen mücadelelerinden bahsediyordu. Bir de kitap yazmış kişisel gelişim kitabı gibi bir şey zorlu hayat hikayesi ve başarısını anlatıyor . Aslında ben hiç haz etmem kişisel gelişim kitaplarından . Saçma gelir , herkes başkadır herkesin hayatı başkadır ve birinin bir diğerine kendi yaşadıkları üzerinden akıl vermesi en saçma olanıdır. Zamanında yapamadıklarından doğan pişmanlıklarını bir başkası üzerinden hatırlayarak kurtulmak isterler. Sanki bir diğeri onun hatalarını yapmasa her şey düzelecek gibi. Bu bir matematik problemi değil . Hayat farklı bir şey herkesin kuralları her zaman her olayda işlemez . Bu işin bir formülü yok.  Deneme yanılma yöntemi var . Hayatta bundan ibaret zaten kendi yanlışların kendi hayatın . Çok doğru bir hayat yaşayıp hiç yanlış yapmasan bile sana ait olmayan bir ömürü tüketmiş olursun. Bu yaşamını başkalarının istekleri üzerinden tüketmek olur.

İşte asıl konuya buradan geleceğim ama bu işin acemisiyim çok zorlanıyorum 🙂 İşte ablamızın kitabında anlattığı da bu söyledikleri başkalarının istekleri üzerine yaşanan hayatların nasılda boş olduğu. Ben istediğimi sandığım şeyleri istemiyormuşum diyor. Bunu geç anladım. Sadece başkalarının isteklerini yerine getirip onların dediklerini yaptım böylece mutlu olabileceğimi sandım. Sanki mutluluğun tek bir formülü varmış gibi. Hayal ettiklerini ise başkaları engellemiş hep . Sakın yapma , çok saçma vb. gibi sözlere aldırmayıp istediğini yaptığında ise mutlu olmuş.

İnsanın ne istediğini bilmesi ve 0nu yapabilmesi çok önemli . Şimdi bu söylediklerimi herkes biliyor farkındayım ama bazen unutuyoruz. İnsanların gözünde başarılı olma takıntısı bizi mutsuzluğa sürüklüyor. Aslında kimse yeni bir şey söylemiyor bilinen bir gerçek ama baş edemediğimiz bir şey. Toplum bizi başarılı olmak zorunda hissettiriyor.  O başarının da belli kriterleri var. Bazen insanlarda çok değer verdiğim özellikler görüyorum ama kimsenin umurunda değil. Onlar ölçülebilen kıstaslar değil. Bu yüzde o insanlar o yeteneklerini terk edip sıradanlaştığında bir tek bu takıntılı düşüncelerin ürünü toplumu suçluyorum. Bizi olmadığımız birine dönüştüren , istedikleri gibi olmaya zorlayan toplum.

Çocukken hep özel bir yeteneğim olsun isterdim. Bir müzik aleti çalmak , resim yapmak yada tiyatroda olmak gibi. Sanatsal bir özellik. Bir öğretmenim herkesin özel bir yeteneği olması gerekmez dedi. Evet ben onlar için çabalamadım. resim dersini karbon kağıdı yardımıyla geçtim, müzik öğretmenim müzik kulağım olmadığını söylediğinde müziğe küsmüştüm, beden derslerinde sınavlara bile girmemenin yolunu bulurdum.

Sonra biraz büyünce gitar çalmak , dans dersleri  alma, resim kursuna gitmek istedim . nedense içimdeki o tutku bitmemişti. Son kırıntıları da uçup gittiğinde çok sıradan bir hayatım oldu. Öncelikler hep iyi bir iş düzenli bir meslek arayışı oldu. Ben bu sürede asla ne mutlu ederdi beni diye sormadım, ne okuyacağım bile şansa bağlıydı.

Blog açtığımda beni mutlu eden bir şey keşfettim yani heyecanla bağlı olduğum bir şey. Yapmayı çok sevdiğim bir şeyi blog sayesinde keşfettim yazmak ama ondan öte hikaye yazmak . Eğer bir gün can sıkıntısıyla açmasaydım bu blogu orta okulda , okul dergisinde yayınlanan hikayemin verdiği mutluluğu tekrar hatırlamamış olacaktım.  Şimdi hayal gücümün verdiği ilhamla yazıyorum , yazdıkça mutlu oluyorum , yazdıkça sıkıntımı atıyorum , hayta daha bir bağlanıyorum , yapmayı sevdiğim bir şeyin keyfini yaşıyorum. Ne zaman mutsuz olsam yazıyorum , yeniden içimde bir neşe kıvılcımı canlanıyor. Belki gereksiz belki bir hiç bir yararı yok , bazılarına göre işsiz güçsüz birinin antin kuntin işleri bunlar zaman öldürüyorum. Saçma ve getirisi yok . Ama benim için çok özel bir şey.

Matthew Gray Gubler ‘ın bir sözü var . hayatta seni neyin mutlu ettiğini bul ve bir ömür onu yap. Eğer bazıları böyle işlerle uğraşmasaydı. Herkes aynı düşünseydi sanat diye bir şey olmazdı. Artık insanlar gözlerini bu kazanma hırsından uzaklaştırsalar ve diğer güzellikleri görseler keşke. Mesela miyazaki bir memur olsaydı nasıl olurdu yada müzik dehaları farklı işler yapsaydı. ünlü resamlar , resmin peşinde koşmasaydı.

Konu çok dağıldı. Belki de hep aynı şeyi anlattım. Kompozisyonumda iyi değildi zaten benim 🙂 Son bir şey o ablanın söylediği ” Anormal olan onun normal olmasıydı çünkü çok az insan normaldir.”   Ben normal olmaktan kastı hiç anlamadım. Umarım bir yerlerde varsınızdır anormal insanlar ve hep öyle kendiniz gibi anormal kalırsınız 🙂

Kimsenin kimseye tahammülü bile kalmadığı bu dünyada . Derdinizi açtığınız insanların sizden köşe bucak kaçıp sadece mutlu olduğunuzda yanınızda yer aldığı bu dünyada benim çok kadim dostlarım var . Şükretmek gerek değil mi 🙂

Yazmamın bir sebebi de paylaşmak kadar unutmamak için. Evet ben unuturum . Sonra çok düşünsem de hatırlayamadıklarım var,  beni mutlu eden şeyleri unutmamak istiyorum. Olur da bir kaç kişi de olsa okursa onlarda hatırlar , hatırlanmak hiç ölmemek gibi.  İyi ki varsın blogum,  iyi ki varsınız blog dünyası 🙂

Yalnızlığa Notlar 1 – Benim Hayallerim Vardı” üzerine 14 düşünce

  1. Her zamanki huyum şöyle bir bakayım kaçayım dedim ama yorum yapmadan geçemedim.Aslında ben kişisel gelişim kitaplarını severim ama sen hayatını değiştirmek istemedikten sonra onlar hiç bir işe yaramaz düşüncesindeyim.Değişecek bir şey varsa bunu biz kendi kendimize yaparız olur biter başkası dedi diye değişmeye çalışmak saçma zaten olmuyor ki bir kere öyle kolay kolay 🙂

    ‘hayatta seni neyin mutlu ettiğini bul ve bir ömür onu yap.’ bu sözü sevdim ama beni mutlu eden şeyler sabit değil ki bir ömür onu yapayım gibi saçma bir düşünce oluştu ben de.Sürekli başka başka şeyler beni mutlu ediyor.Tek bir şeyde sabit kalmamak lazım hem bence.bi gün ondan sıkılabiliriz ya da bir nedenden ötürü onu yapamaya biliriz.

    Mesela miyazaki bir memur olsaydı yazmışsın ya bi an o kadar çok yapımını izlememiş olsam da bi an çok üzüldüm.Olmamış iyki:))

    ”Anormal olan onun normal olmasıydı çünkü çok az insan normaldir.” bu cümleden de bişey anlamadım ben açıkçası ama söylemesi çok eğlenceli hoşuma gitti 😀 😀

    200. yazı benim için şimdilik bir hayal geçen ay sadece bir yazı yazdığıma bakaraktan:) Veee seni tebrik ederim :)) daha uzun yıllar yazarsın umarım ;))

    • iyi ettin 🙂 kişisel gelişim kitaplarını sevmememin nedeni bende işe yaradı sende de işe yara mantığı bence herkes de bu işler farklı gelişir .

      tabi ki sıkılırsın mesela ben filmlerden sıkıldığım da dizilere onlardan sıkılsam animelre mangalara kitaplara sararım değişiklik iyidir ama bazı tutkular var ki onlardan sıkılmıyorsun onlar her zaman yapmak istediğin şeyler 🙂

      normal olmak artık anormal bir durum çünkü herkes anormal 🙂

      umarım sende yazarsın bende 200. yazına yorum yaparım 🙂

  2. Böyle yazıları seviyorum:) Her farklı kişinin düşüncesini okumayı da seviyorum. Bu nedenle kişisel gelişim kitabı da okurum düşünceme ters olan kitapları da, uygulamak zorunda değilim. Ama insanın işine yarayabilecek şeyler olabiliyor. Ya da dediğin gibi zaten bildiği bir şeyi hatırlatıyor.

    “Kimsenin kimseye tahammül edemediği dünya” çok doğru ne denir. İyi ki sevdiklerimiz dostlarımız var:)

    • bende her türlü kitabı okurum farklı düşünceleri saygım var içinde yararlı şeylerde olabiliyor ama mucize yaratmayı vadeden o başarı kitaplarını sevemiyorum 🙂
      iyi ki varlar 🙂

  3. Hayatta seni neyin mutlu ettiğini bul ve bir ömür onu yap… Bu sözü sevdim 200. yazın kutlu olsun 🙂 Hiçbir insan normal değildir 😉 Hem neyin normal olduğuna kim karar veriyor ki?? Ben her zaman böyle düşünürüm neyin güzel veya çirkin olduğuna, başarıya veya başarısızlığa, siyaha veya beyaza kim karar veriyor ki? Herkes görmek istediğini görür olmak istediğini olur… Yani hayatının başrolü sensin zamanın da harcaması sana ait; kim olacağına ve zamanını nasıl harcayacağına sen karar verirsin… Bir başkası senin adına karar veriyorsa o zaman senin var olduğundan söz edebilir miyiz ki? :))

    • senin şu yazdıklarının altına imzamı atarım normal olana kim karar veriyor 🙂 bunu bir hikayede kullanmıştım bir de kendi hayatımın baş rolüyüm repliğini de kullandım hikayede . kafalar aynı çalışıyor 🙂

      Bir başkası senin adına karar veriyorsa o zaman senin var olduğundan söz edebilir miyiz ki? bunu da çok sevdim çok doğru . ellerine sağlık .

  4. bazı insanların söylediği şeyler bizi nasıl da kötü etkiliyor değil mi? herkes her şeyin uzmanı, herkes her şeyi çook iyi biliyor, biz aptalız onların fikirlerine muhtacız ya:/ aynen senin gibi düşünüyorum ben, hayat bizim, normal olmak da anormal olmak da (tabi kime göre neye göre) bize kalmış. yazmaktan hoşlanıyorsak yazarız, hayatta ruh doyumu diye bir şey var, o olmadan hiçbir şey rayında gitmiyor zaten. onlar da bir gün bunu anlayacaklar..

    iyi ki bu bloğu açmışsın ve iyi ki tanışmışız canım.. nice 200. yazılara 🙂

    • bence de bu hayatı herkes dilediği gibi yaşamalı başkalarının söyledikleri bu kadar önemli olmamalı. değil mi anlatamadığım onca cümlenin özeti işte bu ruh doyumu sağ olasın tercüman oldun 🙂

      iyi ki tanışmışız 🙂

  5. Bilmukabele kelimesi hiç bu kadar anlamlı olmamıştı benim için, şimdi tam da bilmukabele demek istiyorum çünkü 🙂 düşüncede özgürleştikçe özgünleşiyoruz herbirimiz, ne mutlu ki bir şekilde yolumuz burdan geçti ve tanıştık, su akar yolunu bulur diye boşuna söylemiyorlarmış, ha ne dersin 🙂


    Dolu dolu yazdığın 200 yazıyı ve 200. yazını kutlarım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s