The Remains of The Day- Günden Kalanlar

remaKitabı çok beğenmiştim bir uyarlaması olduğunu bilip izlemesem olmazdı . Çok beğenerek izlediğim bir film oldu. oyunculuklar süperdi. diyecek söz bulamıyorum. atmosfer aynı gibiydi sadece bazı yerleri kitaptan uyarlamamışlar değiştirmişler . böyle de güzel olmuş ama film yine de kitabın yanında bir parça eksik kalıyor çünkü biz bay stevens ın düşüncelerini kitap sayesinde çok iyi biliyor onu anlıyorduk.  fakat film bu konuda eksik onu niye yaptı bunu niye yaptı anlamak için onun duygularını düşüncelerini bilmek gerektiğini inanıyorum izlerken hep ama kitapta bu böyle açıklanmıştı dedim .

görselliği çok güzel . o yılları merak edenler için yine muhteşem bir dönem filmi olmuş.  filmi kaçırmayın derim böyle değerli iki oyuncunun böyle değerli bir performansı izlenmeli ama kitabı muhakkak okuyun çünkü onsuz bu film eksik kalır. benden bu kadar efem 🙂

Kukla – Ahmet Ümit

Kukla-Ahmet-Umit__29480949_0Ahmet Ümit ‘in İstanbul Hatırasını okuyunca diğer kitaplarını da okumak istediğimi söylemiştim . Malum aynı yazı da polisiye kısmının yetersiz olduğunu beni heyecanlandırmadığını ama bilgi konusunda güzel bir kitap olduğunu yazmıştım . Yine bu sebepten acaba diğer kitaplarında da polisiye böyle bariz bir şekilde gözle görülecek düzeyde mi diye merak etmiştim ve anladım ki yanılmamışım belki iki kitapla yargılamak zor ve haksızca olacak ama bana göre edebiyatçı kısmına söz etmeyeceğim çünkü bunu eleştirecek düzeyde değilim fakat polisiye kısmı bence yetersiz öyle ahım şahım merak yok heyecan yok gizem yok her şey tahmin ettiğiniz şekilde ilerliyor. Haksızlık ediyor olabilirim fakat bana pek hitap etmedi.

Gelelim kitabımıza güzel ve okunabilir öyle sıkıcı falan değil beklentilerimi de karşılasa çok iyi olurdu . Meslek de adı kötüye çıkmış alkolik ve işten atılmış bir gazeteci ve onun boşandığı eşi ve oğlu ile sıradan bir hayatı varken bir gün üvey kardeşi yardım için kapısını çalar. Ona yardım etmeye pek de gönüllü olmayan gazeteci bir şekilde olayların içine sürüklenir. Kendisine tema olarak susurluk benzeri olayları ve derin devlet hesaplaşmalarını konu edinen kitabımız karakterlerin hepsinin benim gözümde nefretlik olduğu kitaplar arasına girdi bile. Gazeteci zaten dünya umursamayan bencil , insanlara iyiliği dokunmasını bırakın üstüne onları batıracak biri.  Ve ne yazık ki çevresindeki herkes de bu kötü insan tabirine fazlasıyla uyuyor tamam belki melek olmasınlar bu da can sıkar ama böyle de gerçek  egoist insanlar beni hep soğutur. Neyse efem aklınızı fazla kullanmanıza gerek kalamayan isminden kıllanıp olayları çorap söküğü gibi takip edeceğiniz bir kitap .

benden bu kadar esen kalın efem 🙂

ÇatıKatı Aşıkları – Şükran Yiğit

çatıYine daha önce okumadığım bir yazar .  Çatıkatı Aşıkları ile ilgili söylemek istediğim bir sürü şey vardı kitabı bitirince yazsaydım sanırım sayfaları bulurdu. ama aradan zaman geçti ya bende biraz sakinledim . önce konusunda bahsedeyim . süreyya hanım yaşlı bir kadın , bir kırtasiye işletiyor. bir gün ilan ile iki çatı katına iki yalnız kiracı buluyor. bunlar genç olunca da aralarında bir şeyler olsun istiyor tabi. neyse efem bu üç yalnız insanın hayatı süreyya hanımın berrin diye bir kadının tuhaf mektubuna maruz kalmasıyla içiçe geçiyor.  yaşlı kadın yardım isteyince laden ve mercan da ona yardım ediyor artık sık sık bir araya geliyorlar falan . sonrada süreyyanın geçmişi ile diğerlerinin geçmişi falan açığa çıkıyor. çok fazla da bilgi vermek istemiyorum çünkü verdiklerim bile kitabın çoğunu kapsıyor.

kitap süreyya nın ağzından aktarılmış. bir anlatı var ki bu kitabın kahramanı bu detayı hep çok severdim nedense bu kitapta hiç hoşlanmadım. bu kitapta hoşlnamadığım başka şeylerde var bir kere kitap kurguda çoğu zaman boşluğa düşüyor. eksik yanları sizi rahatsız ediyor. onu da geçtim yazar size hep bir şeyler vad ediyor bir sır bir gizem çözülecek diye beklerken çok basit şeylerle ile karşınıza çıkıyor bu da insanı sinirlendiriyor haliyle. sonra o karakterler yok mu o karakterler hani gerçekçi olsun demiş ama aslında o da olmamamış bir kere bu kadar yalnızlıkları vurgulanan insanların böyle kapalı hayatların nasıl oluyor birden bire yakınlaşmaları gerçekleşiyor anlamadım. diğer insanlarda mı bir sorun var yani. süreyya karakteri de bana en sevmediğim kitap karakterleri listesini yazdıracak cinstendi. herkes yanlış bilir havaları, diğer insanlardan kendini ayrı tutması, başka hayatları yönlendirmesi vs. ne bilim kadından hiç hoşlanmadım. berrin hanım bile daha ilginç bir karakter onun hikayesini daha çok merak ettim. geçmişini detaylarını falan verseymiş ya yazar. gerçi o bir çok detayı vermemiş bunu mu verseymiş 🙂 bu kitaba karşı acımsızım kabul eidyorum ama hepsi yazarın bana bir hikaye anlatacakmış gibi gizemli takılıp beni hiç şaşırtmamasından kaynaklanıyor yani hayalllerimi yıktı. umutlanıp ortada kaldım 🙂

çok konuştum daha çok konuşurdum mercan ve laden hakkında mesela ama olmaz mercanın tavrını neden herkesin yanlış anladığını aslında karakterin de pek inandırıcı olmadığını üstelik kıza hiç de ilgi göstermediğini düşündüğümü söyleyemem değil mi ? uppps 🙂 söyledim bile . neyse efem ben bu kitapla hesaplaşmamı burada kesip kaçıyorum size de tavsiye ederim bakalım benim gibi düşünecek misiniz . belki de ben haksızlık ediyorum kitap çok başarılıdır ne dersiniz ?

esen kalın efem 🙂

Moss – Yosun

Sıradan hırsızlar boş şeyler çalar ama şeytan kalbini çalar.

Yine çok beğendiğim , çok anlatmak istediğim fakat kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir filmi anlatmak istiyorum. Bu tür filmleri izlediğimde türkiye olsa aynı böyle olurdu diyorum ama maalesef türkiyede böyle eleştirel filmler pek çekilmiyor.

Gelelim filmimize , iyi film yapmak yemek tarifi gibi sanırım bir tutam  komedi bir tutam  gerilim,  birazda  gizem ve  merak unsuru  , azıcıkta psikoloji işte güzel film üstelik  eleştiren bir film olursa tadından yenmez size de nasıl geçtiğini anlamadığınız bir kaç saat eğlence yaşatır.

Filmimizin konusuna gelirsek. Yaşlı bir adam bir köy inşa etmiştir. Çevresindeki köylülerle birlikte yapmıştır bunu. Kendisi günahtan arınmaya inanan, insanları da günahlarının bağışlanması için yardım eden biri. Bir gün yaşlı adam ölür ve o köye oğlu gelir. Babasının cenazesine katılmak için orada kalır. Fakat etrafında tuhaf bir şeyler olduğunu sezer ve araştırmaya başlar. Babasının eceli ile ölmediğine inanmaktadır. Köylü de tuhaf davranır , adam insanların ondan bir şey sakladığına emin olur.  Araştırmasını derinleştirdikçe bir sürü şey öğrenir,  kovalamaca başlar.  Bu sırada kariyerini bitirdiği savcıdan yardım istemeyi de ihmal etmez.

Filmin eğlenceli kısmı da bu savcı kendisini çok sevdim. Böyle bir adam yok. Daha ilk sahnede ”sen suçlusun ,yüzün suçlu özellikle kaşların suçlu ,seni sorgulamam bile gerek yok ” derken ben savcının özel biri olduğunu anladım 🙂 Sonra espri yeteneği de var. ” Yaşlı bir adamın parasını kaybetmesi için bir sürü yol var , kumar , kadın belki de birine kefil olmuştur yada en güzeli kumar oynayan bir kadına kefil olmuştur”   he he 🙂  kendi kariyerini bitiren bir adama yardıma gider mi bu savcı ne dersiniz 😀

Bakmayın siz filmin gerilim, gizem filmi olduğuna komedi unsuru da çok fazla mesela dedektifin incil’in göze göz dişe diş kısımını okurken”  incil bir katil ” diye bağırması beni benden aldı. Üstelik kim iyi kim kötü anlamadığımız bir film savcı  dışında 😀 İçine az biraz psikolojide eklemişler. Oldukça başarılı buldum.

Bu film bir noktadan sonra gizemin çözüldüğü filmlerden değil. Evet tahmin edilebilinir,  ki biz de filmi izlerken her şeyi tahmin ettik ama her tahminden sonra ortaya başka bir soru çıktı acaba kim doğru söylüyor , kim haklı falan diye bitirdik filmi ve finalde yine güzel bir sürprizle bitirdiler . Bu final detayını çok sevdim. Tam her şey bitti derken , aslında en baştan düşünmeye itiyor insanı .

Bir köyün ne kadar kötü olabileceğini de anlamış olduk. Sonra filmin içindeki o sistem eleştirilerini de yok saymayalım spoiler olur diye söylemiyorum.  Oldukça eğlenceli , izlerken baya güldüğüm , hem de devamlı sorular sorup düşündüğüm , gizemli bir gerilim . Böyle bir filmi kaçırmak istemezseniz . Buyurun buradan yakın efem . Winpohu’dan özel tavsiyedir 😀

Criminal Minds Etkisi

aslında çok çok üşengeç olmama rağmen bu dizi yaz artık dedirtti. kendime hakim olamıyorum en iyisi yazıp vicdan azabından kurtulmak son zamanlarda blogumu pek sessiz sedasız bıraktım. taslaklar aldı başını gitti. eskiden böyle değildim. çok fazla yazıyordum.

criminal minds ı biri bana tavsiye etmişti ama kim hatırlayamıyorum. polisiye bulmakta güçlük çektiğimden twitter üzerinden tavsiye istemiştim. tabi o zaman bu dizinin 8 sezon sürdüğünü ve her bölümün bir saat olduğunu bir de bağımlılık yaptığını bilmiyordum. bu söylediğimde ciddiyim bağımlılık yapıyor. aman dikkat diyorum . öğrenciler , boş zamanı fazla olanlar bulaşsın diğerlerine uyarıdır . uzak durun ben yandım siz yanmayın 🙂

gelelim dizinin ne ile ilgili olduğuna . dizimiz o klasik csı dizilerden farklı ilerliyor . bu yüzden o dizilerden fazlaca izlemiş biraz değişiklik arayanlara iyi bir tavsiye olur. pek kıymeti bilinemese de kaliteli bir dizi olduğunu belirtmekte fayda var. FBI ‘nın bir biriminin seri cinayetlerle vb. çok önemli veya tekrar eden suçlar için oluşturduğu bir takımın suçluların düşünce yapısını anlayarak onları yakalamak için davranış bilimi ve profil çıkarma tekniklerini kullanmasını anlatıyor.kısacası suçluyu yakalamak için onun gibi düşünmelisin ana fikrinden yola çıkarak suçu inceleyip , kurbanları inceleyip , suçlunun davranışlarından bir profil çıkarıp suçluya ulaşıyorlar.

dizi genel anlamda bu davranış profil olayı ile farklı diğer taraftan aradıkları suçlularda asla sıradan suçlular değil genelde onlarca kişiyi öldürmüş seri katiller . her bölüm farklı ve değişik bir olay ve suçlu izliyoruz. merak unsuru hep var. sonuna kadar izletiyor. kendini ki bu sebepten 4. sezona geçtim izlediğim dizilerden içinde bu kadar bölüm izlediğim takip ettiğim çok az dizi vardır. genelde sıkılır bırakırım.

peki diziyi izleme sebeplerim en önemlisi tabi ki de doktor reid spencer . spencer adamın dibisin 🙂 kendisi fbı ajanları içersinde en sevimli , en yakışıklı ve IQ su 187 olan bir dahi. okuduğu her şeyi hatırlayan zeka küpü. kısacası he is handsome , smart,intelligent , clever , genius  🙂 ingilizce şakır şakır 🙂

işte bu adam için izlenir arkadaş kendisi şu günlerde favorim . muhteşem bir şey ya . mattew ‘ın bir de kendi sitesi var gublerland diye . adamın gerçek hayatta bile nasıl değişik biri olduğuna bu siteden ikna olabilirsiniz . çok farklı bir site .

bölümlerden birinde bayan ajan kendini kaptırmış olan dr. reid in anlattığı gizli kodu nasıl çözdüğü ile ilgili detaylardan sonra parmağı ile reid ‘in yanağına dokunup şaşkın bir ifade ile adeta insan gibi dedi muahah 🙂 bunu bende yapmak isterdim . evet adeta insan gibi 🙂  reid karakterini çok sevmemin bir sebebi think is the new sexy  olmasının yanında zekayla pek yan yana bulunamayan şefkat duygusunu da barındırması .o kadar iyi kalpli ”dahi” ler pek yoktur. karakterler genelde zeki ve soğuk olur ama reid öyle değil eve al besle 🙂

anladım bu post reid i anlatmakla geçecek bitiremeyeceğim . ne yapayım çok seviyorum . gelelim diğer karakterlere hotch var ekibin başı , lider , karizmatik , zeki ve cool . bu adamı da pek seviyorum . çok çekici bir havası var .

sonra derek var onu da sevmemek elde değil. çılgın ajan . jj ise en tatlıları .çok şirin bir şey . bir de jj yi nişanlısı var aksanına bittiğim 🙂

ve en önemlisi garcia var . tekonoliji kurdu bende öyle şeyler yapmak istiyorum . her şeyi bilgisayarından buluyor . sanki google ne yazsak gelecek diye inamammız bundan çünkü o ne yazsa geliyor 🙂 gideon ı pek sevmiyordum . o gitti sevindim .

peki dizinin kusurları yok mu tabi ki var. mesela çoğu zaman kendini tekrar olayına giriyor. her dava ve her suçlu farklı . hepsinin yaşadıkları da kişilikleri de farklı ama profilleri oluştururken genelde hep aynı tanımlamaları yapıyorlar. sanki tek bir suçlu türü varmış gibi. oysa herkese aynı elbise uymaz. terziler bundan var değil mi 🙂 mesela her profilde hep aynı cümle katil çok zeki , organize ve planlı. ya bunları nereden çıkardınız şimdi fol yok yumurta yok nerden uydurdun dediğim sahneler yok değil 🙂  bazen çok hızlı ve alacele geçişler var. bir katili yakaladıklarında onun profiline nasıl oradan gelebilirsin ki demeden edemiyorum. çok fazla hata oluyor 2. sezonda baya gözüme batmıştı mesela bu mantık hataları. garcia nın da her şeyi bilgisayarından arayıp bulması çok saçma arama motoruna beyaz ve araba yazıyor ve katili buluyor bir kişiye indirgiyor. yani beyaz araba kullanan herkesin içinden onu bulması absürt . iki kelime yazıyor katilin bütün bilgileri geliyor. bu bana mantık zorlamaları ile dolu CSI dizilerinden neden sıkıldığımı hatırlatıyor . tamam her şey mantıksal olmamalı ama bazen iyice uçuyorlar yok makine ile ortamın havasını inceleyip ortamda sakız çiğneyen biri olduğunu tespit eden CSI dizileri vardı. işte bu saçma delil toplama işinden sıkıldığım için burada delil değil de profil olması , psikoloji olması ilgimi çekiyor . bazen abartıyorlar dediğim gibi yine de dizi genel anlamda öyle kötü değil . benim gibi bu kadar kusur kadı kızında da bulunur deyip izleyebilirsiniz 🙂 çok fazla eleştirmeyelim demi ama : )

diziyi seviyorum , dr. reid i seviyorum genel anlamada suçlu psikolojisine inmelerini seviyorum. ve yine tekrar ediyorum dr. reid ‘i seviyorum ya seviyorum 🙂