Bir kitap yazısı daha

indiraslında tadımlık bir yazı , son günlerde iki kitap okudum biri hediyeydi ustam ve ben janga adlı oyunu birinci bitirdiğim için kazandığım hediye hakkım sayesinde bana geldi. ne gelecek diye beklerken madem kitap seviyorsun kolaylığına kaçan arkadaş bunu almış. hiç elif şafak okumamıştım , iyi oldu . sevdim .  bu arada oyunlarda fena değilmişim tabu da bile gittikçe iyi oluyorum 🙂 ama bu toplanıp oyun oynama seyansları benim kitaplarımı özlemem dolayısıyla bu ara sekteye uğradı biraz da bu oyunlar yüzünden daha az okur olmuştum . diğer kitap da sevgili hikaruivy ciğimden ödünç aldığım karışık kaset , hikaruivy den ödünç aldığım bir diğer kitap günden kalanların yazarının noktürünler adlı kitabı ona da yeni başladım . japon yazar olarak ve de günden kalanların ağzımda bıraktığı taddan dolayı pek sevmiştim . umarım hayal kırıklığı olmaz. hikaruivy sayesinde ingilizcesine kavuştuğum kuzey ve güney kitabının türkçesi çıkmış. onu da umarım en kısa zamanda bulurum . hikaruivy den bu yazıdan çok bahsettim sanırım o ve benim kitap bağımızdan dolayı annem bile onunla bulaşacağım zaman hani sana kitap yollayan kız mı diyor ben de he he diyorum 🙂

indir (1)az kalsın kitaplardan hiç bahsetmeyecektim yazıyı tamamen kendime adamış oldum gelelim asıl konuya karışık kaseti beğendim .içinde müzik olacak da ben sevmeyeceğim cık olmaz 🙂 kitap fazla edebi değil sıradan basit ama samimi geldi ben şarkıları sevdiğimden falan hoşuma gitti. noktürünlerde de şarkılar ve müzik var yeni türkçe yabancı falan derken sağım solum müzik oldu eee daha ne olsun 🙂

kitap hediye edilmesi güzel bir olay ama asıl olay en sevdiğiniz kitabın hediye edilmesi o zaman kütüphaneye her baktığınız da veya o kitabı her anışınızda elinize her aldığınız da onu hediye eden kişiyi hatırlıyorsunuz 🙂

umarım daha çok okurum da buraya daha çok yazıyla dönerim . eskiden kitapları ben alırdım şimdi kardeşim alıyor ben de otlanırım artık 🙂

yeni yazılarda görüşmek üzere esen kalın efem 🙂

bana dair

Ben neden buradayım hiç bilmiyorum aklımda dahi yoktu bloga yazı yazmak hala da yok denilebilinir ne yazacağım ki şimdi ben  sadece çok yazmak istiyorum geçenler about time / zamanda aşk adlı bir film izledim . konu malum zamanda yolculuk edebilen eleman klişesi yalnız bu eleman bu gücünü  aşk için kullanıyor. tüm derdi aşk yani ben olsam oo neler neler olurdu o durum ya neyse . işte bu filmle birlikte anladım . bana tam da böyle bir şey lazım çünkü hiç bir zaman geç değildir hatadan dönülür yanlış anlamalar düzeltilir falan diyolar ya he işte hepsi yalan arkadaş . bir kere o anı geçtin mi olmuyor geri alınmıyor düzelmiyor. anı yakalayamadın mı istediğin kadar yanlış anlama olsun telafisi yok . ilk izlenim gibi ne kadar çabalarsan çabala karşındakinin ön yargısını kıramıyorsun .

ne diye saçmalıyorum bilmiyorum. eskiden daha mı rahattım çevremde ki insanlar bana yetiyordu da ondan mı anlamadım ama benim sosyalleşme ile ilgili problemlerim olabilir. bir sawako değilim tabi ama çok cana yakında değilim sanırsam . yeni algıladım ya da daha algılama aşamasındayım bilemiyorum . bir de çok düz mantık bir insanım öyle ince ince işleyemiyorum olayları detaylarda kaybolamıyorum .

neden gelmiştim buraya sırf can sıkıntısından vallahi nedir bu can sıkıntısı artık buna bir çare bulsunlar olmuyor böyle . yine geçenler oturdum vakit bolluğundan kaç zamandır izleyemedim zindan adasını izledim nedendir bilinmez bir türlü fırsat bulamamıştım. böyle filmlere geç kalmamak gerekiyormuş çünkü sonradan izleyince o etkiyi yaratamıyor ama bu değil ki film kötüydü . filmi çok beğendim bence tam benlik ve gayet yerinde olmuş. bana böyle filmlerle gelin hele o karanlık atmosferi hiçliğin ortasında kalınmış çaresizliği yok mu resmen ruhuma işledi.  bende böyle tuhaf biriyim işte. gerçi anormal olduğumu söyleyen- son zamanlarda tabi- o insanlara karşı kabul edemesem de buraya gelip dertleştiğimde az biraz  tuhaf olduğumu kabul ediyorum 🙂 aramızda 🙂

esen kalın efem 🙂

Geçikmiş bir yeni yıl yazısı

evet bu yıl her nedense her şeye geç kalıyorum . yeni yıla da geç kaldım. bu yazıyı daha önce yazacaktım lakin fırsat olmadı . dün akşam kendimi arabesk e vurmak üzereydim ki kardeşim sen 2013 den çıkmak istemiyorsun galiba dedi ve ben de gerçeği kabullendim . peki ne mi oldu bu sabah işe geldim üstelik isterse 2050 olsun hiç fark etmez değişen bir şey yok bu ülke yine boktan diyen bir iett vakasıyla yarım saat araba bekledim.  malum bu ülke de çifte standart var ve bu gün de diğer günlerden farklı  olmadığını kanıtlamış oldu. sabah sabah beni ağız dolusu küfre sürükleyen iett den önce ben bu yıl ne istediğimi yazmaya karar vermiştim.  onu da yazayım  da adet yerini bulsun . diğer seneler bir sürü şey istemiştim çok hayalperesttim ama bu sene gerçekçi olacağım ve listeyi iki madde de özetleyeceğim

1- sevdiklerim yanımda ve sağlıklı olsun , onlar olmazsa bu kadar kötü zamanı atlatamazdım .

2- mutlu olayım ,  para ,pul ,aşk, iş vs sıralamıyorum huzurum olsun mutlu olayım da nasıl olursa olsun . çünkü benim bilmediğim güzellikler beni bekliyor olabilir 🙂

gelelim 2013 değerlendirmesine biliyorsunuz  2013 tüm dünyada protestolar eylemlerle geçti .  not : devrim olursa o iett den sorumlu kişiyi bana verin onunla görülecek bir hesabım var.  evet efem bu devrim olaylarından fena halde müzdarip ülkemizde askeri darbeleri geçip iki sivil darbeye tanık oldu 2013 gider ayak golünü attı.  iki taraftan da haz etmem bu da benim bu blogda yazdığım ilk siyasi içerik olabilir.  biri görevden almalarla hukuku bertaraf etti. diğeri gizli devlet oluşturmuş . yediklerini biliyorduk da bu kadar olduğunu da tahmin etmiyorduk. atalarımız bal tutan parmağını yalar demiş ama kavonozu da götürmek ne oluyor . neyse efem bunlar güç kavgasına tutuştu da iyi mi oldu yesinler birbirlerini velakin olan yine biz garibana oldu . ülke istikrarsız , kurlar fırlamış borsa düşmüş ekonomi de yaprak kıpırdamıyor . gel de bu tablo da yeni yıl umutlarından bahset. olacak iş değil.  biz sabah gelmeyen otobüsün derdine düşüp küçük  hesaplar yapalım millet ayakkabı kutusu koleksiyonu yapsın ayyy evde yer kalmadı ayakkabı kutularını nereye koyacağım diye dertlensin .

yeni yıl da da eşitsizlik ve adaletsizlik olacak . umarım terazi bu yıl biraz daha adil davranır.  bir ayakkabı kutusu aldım ağzın açık kalır diyemeyeceğimiz için parasız pulsuz  bir yıla daha hoş geldiniz efem .

babam bana yarım  bilet almış belki şuan köşe olmuşumda haberim yoktur. neyse ben yeni yıl işlemlerine geri dönmeliyim . sağlıklı , huzurlu güzel bir yıl diliyorum efem . nice senelere 🙂