Annarasumanara – Do You Believe İn Magic?

no way  🙂  annarasumanara bir sihir sözcüğü okus pokus, abra -kadabra gibi bir sözcük . sıradan , basit , anlamsız bir kelime. manga yazımdan sonra bu değerli manwa ‘yı keşfettim. her yer de karşıma çıktı desem yeridir. oku beni oku beni diyordu adeta. okudum. şimdi de anlatmakta güçlük çekiyorum.

bu manhwa öyle bir şey ki o çizimleri , alışığın dışında havası ile insanı büyülüyor. önce gri tonlarda çekici çizimler yerini renga renk çizimlere bırakıyor . ilk etapta bu konuda çok başarılı cezbediyor insanı. sonra hikaye geliyor. aslında başlarda bu mu ya . nereye varacak bu işin sonu demedim değil ama biterken geldi beni can damarımdan vurdu.

do you believe in magic ? diyerek başlıyor hikaye. çok klişe ama fakir mi fakir bir kız öğrencinin yaşadığı zorluklarla başlıyor ki burası pek de ilgi çekmiyor ama sonra hikaye ilerledikçe çocukça duygularımıza dokunuyor. gönlünüze girip o unuttuğunuz saf hallerinizi sizi anımsatıp , yumuşak karnınızı yakalıyor.herkesin bu hikayeden memnun kalıp , kendiyle ilgili bir şeyler bulup , özdeşleştireceğinden eminim. kim bu yollardan geçmemiştir ki ? kim o sıkıcı yetişkin olma sokağında up uzun bir yolda amaçsızca istenilenleri yerine getirmeye çalışırken debelenmemiştir ki ? kim çocukken sihre inanmamıştır ki ? kim hayallerinin peşine düşmek için inanılmaz bir istek duymamıştır ki ?

işte karakterlerimiz de böyle bir istek duyuyor. zavallı kızımız zengin olmak yaşadığı zorluklardan kurtulmak için bir an önce büyümek bir yetişkin olmak istemektedir.  isteyeceği en son şey saçma hayallerdir. bir de gerçekten sihir yaptığını idda eden bir sihirbazdır. peşine düşen bu sihirbaza acır , onun yaşındakiler kariyer sahibi başarılı insanlardır ama bu adam gerçek bir sihirbaz olduğunu idda edip , gerçekten sihir yaptığını söylemektedir. peki ona inanacak mı ?

bir de kızın sıra arkadaşı var. zengin okulun en çalışkanı , herkesin beklenti içerisinde olduğu biri. ailesinin deyimi ile tek yapması gereken ders çalışmak olan , asla zamanını boş işlerle geçirmemesi gereken bir çocuk.iyi bir ortaokul , iyi bir lise , iyi bir üniversite , iyi bir iş ve böyle akıp giden bir yol …

ve de son olarak sihirbazımız , kapanmış bir sirkte kalan , gerçekten sihir yaptığını söyleyen , tuhaf sihirbazımız. aslınbda hikaye öyle etkileyici ve öyle ders verici ki hepsini anlatmak isteyip ama toparla yamadığım için  bir de her şeyi anlatmaktansa sizin okumanızın daha iyi olacağından spoiler ı abartmayarak burada kesiyorum. çok sevdiğimi her cümlesiyle etkileyici olduğunu , her çizimine bayıldığımı bir de çocukken düşündüklerimi bana anımsattığı için bu manhwa çok özel.

belirtmeliyim çok sevdim .

do you believe in magic ?

annarasumanara

🙂 esen kalın içinizdeki çocuğa iyi davranın sıkıcı bir yetişkin olsa da olamasa da 🙂

not: resimleri üzerine tıklatıp büyütebilirsiniz. böylece o anlamlı replikleri de okumuş olursunuz 🙂

Strobe Edge – Hayali Mutluluklar

kaç zamandır bu mangayı anlatmak istiyordum ama elim bir türlü yazmaya gitmedi. fark ettim ki bu blogda onlarca yazı yazmama rağmen daha önce hiç manga tanıtımı yapmamışım kendimi esefle kınıyorum. nasıl olurdu hiç manga yazmamışım oysa ki çok seviyorum mangaları. benim manga ile tanışıklığım üniversitenin ilk yıllarında oldu ondan önce bir tek ortaokul yıllarımda okuduğum çizgi romanlardan haberdardım. uzun süre sadece anime izledim manga dan daha kolay oluyordu. hem bilgisayar ekranından okumak şöyle eline alamamak beni deli ediyordu. fakat öyle bir şekilde kaptırıyorum ki kendimi mangaya başladığım mangayı günlerce başka hiç bir şeyle ilgilenmeden okuyorum. bu yüzden çok sık yapmadığım bir olay. manga içine çeken bir dünya başladın mı bırakamıyorsun aynı çekirdek gibi. belki de ben bir şeyi sevdiğimde uzun süre sürekli onu yapıp sonra sıkılıp başka şeylere yönelen biri olduğumdan böyledir bilemiyorum.

neyse mangaya geçelim türkçe çevirisi olduğundan çok rahat okuyabileceğiniz bir manga . üstelik hiç bırakmadan çok keyifle okudum. öyle eğlenceliydi ki kimi yerlerde kendimi kahkaha dalgasına yakalanmışım olarak buldum.

manga ‘nın Türü: Shoujo, Dram, Romantik, Cilt Sayısı: 10,Mangaka: Sakisaka Io . okulda geçen bir manga olunca hele de shouju olunca başrolde ki kızımızda çocuksu bir şey hatta iyice saf olunca komedi unsuru da olduğunu belkirtmeliyim. bu kızın bu saf hallerine gülmeden edemedim.

öğrenci olan ninako okuldaki diğer bütün kızlar gibi okulun karizmatik yakışıklısı ren ‘e abayı yakmıştır ki ren baya baya cool ve çekicidir. buraya kadar bir sorun yok. fakat ren in bir sevgilisi vardır. sevgilisinin erkek kardeşi de ninanko nun çocukluk arkadaşıdır ve ninako ya babayı yakmıştır. bununla da kalmaz ren in eski en iyi arkadaşı olan andou da okula gelmiş ve ninakoya abayı yakmıştır. bakmayın bununla da bitmiyor. saf okullu çocuklar dedik ama aşk üçgenleri beşgenleri hiç eksik olmuyor. üstelik bu manga da kimse kimseye sonsuza kadar saf aşkla bağlı değil. önce çok sevdikleri sevgililerinden ayrılıp başkalarına aşık olabiliyorlar ki bu da hayatın gerçeği öyle saf aşklar yoktur. o yaşta herkese duyguları değişmez gelir fakat kısa süre sonra anlarsın ki her şey değişir. bu kısmını sevdim gibi sonuçta hayat bu değil mi 🙂

hikaye bu aşk savaşları arasında giderken ninako ren ve andou arasında kalacak mı ren aslında sevgilisini seviyor ninakoya hiç yüz vermiyor falan derken hikayenin sonuna geldim. ren karakteri klasik bir manga karakteri idi sevdik , gönlümüze bastık , yer yer kızdık ama yakışıklı ve çekici olmasını göz ardı edemedik . yiğidi öldür hakkını yeme .lakin bir andou vardı onu da çok benimsedik yahu böyle sevimli , böyle candan , böyle şeker , böyle komik ve de böyle şansız . manga nın sonuna kadar andou yu desteklediğimi gizlemeyeceğim . demem o ki ikisi de birbirinden çekici karar vermek zor . siz de okuyunca anlayacaksınız bu iki karakter birbirinden hoş kızımıza yazık yahu 🙂

gelelim komik kısımlara saf aşık kızımız ren in etrafında pervane oluyor ama çocuğun oralı olduğu yok. işte o zamanlarda kızımız kendini komik hallere sokuyor gülmeden ve de sempati duymadan edemedim. sadece omuzu omuza değdiğinde bile heyecanlanması . çocuk matematiği sevdiğini söylediğinde bile mutlu olması seviyor gerçi matematiği dedi ama diye  kendini avutması falan çok şirindi.

eğlenceli vakit geçirmek için birebir diyorum . benden şiddetle tavsiye olunur 🙂

keşke bütün o güzel çizimleri paylaşabilsem 🙂