Sevmek Zamanı ve Aşk Üzerine

Aşk üzerine bir yazı olacak ama sıradan iki kişinin aşkı değil anlatmak istediğim daha çok farklı aşk durumları.nereden mi geldik bu konuya Metin Erksa’nın 1965 yapımı sevmek zamanı adlı kült bir filmi var .Kankam bu filmin hastası olduğundan bende izledim.Oradaki aşk durumunu izleyince aklıma bir ton şey geldi .Film zamanının ötesine geçen bambaşka durumları irdeleyen herkesin izlemsi gereken bir film. O kapalı havası ,müzikleri ve farklı bakış açısı ile kült tabirini hak ediyor .Filmle ilgili çok iyi bir sürü analizde bulabilirsiniz misal her iki karakterin siyah beyaz giymesi aslında aralarındaki farklılığı anlatıyor gibi bir çıkarım ki bunu Kim Ki Duk ‘un ‘’ Rüya’’ adlı filminde de görebilirisiniz baş roldeki karakterler siyah ve beyaz olarak giyinmişlerdir. Ya da tepedeki sahnede Meral yüksekte Halil ise aşağıda durmaktadır bu yüzden bu da statülerini anlatmak için yapılmıştır gibi sinemasal bir sürü analiz 🙂 ama ben daha çok duygular üzerinden bir yazı yazacağım tabi becerebilirsem 🙂

Efem Sevmek Zamanı kıymeti anlaşılmamış bir film. Filmde surete aşık olma durumu anlatılıyor. Bir kadının resmine aşık olan Halil ve resmine aşık olduğu Meral ‘ in öyküsü. Dedim ya klasik aşkları anlatmıyoruz. Önce tuhaf gelebilir ama Halil in dudaklarından ben sana değil senin resmine aşığım repliği döküldükten sonra film sahip olduğu bir kaç kusuru da kapatıyor. Yağmurlu havalar sahil ve orman manzaraları ile de çok güzel bir film. Sonu itibari ile de ancak bu olurdu zaten dediğim finali iyi yapılmış bir film. Simgesel anlatımıyla neden çağı aşan bir film olduğu anlaşılıyor .Buna en iyi benzetme sanırım fransız yapımı olan yine 1960 larda çekilen Serseri Aşıklardır orada da sinemanın çağ atladığı bu filmin zamanın ötesine geçtiği söylenir .Filmde aşk ile özgürlük arasında bir çelişki yaşayan bayan kahramanımız ile aslında  aşkın nasıl olması gerektiğini pek umursamayan filmimiz çok farklı bir tad yakalamıştır. Bayan oyuncunun’’ özgür olamadığım için mi mutsuzum yoksa mutsuz olduğum için mi özgür değilim ‘’repliği hafızalara kazınmıştır. Sevmek Zamanı ise aşağıda ki replikleri ile hafızamıza yerleşti ,gönlümüzde taht kurdu .

Meral: “Herhalde bana ait olan bir şeyi öğrenmek hakkımdır.”

-Halil: “Hayır sana ait bir mesele değil bu, resmin ile benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.”,

-Meral: “İyi ama aşık olduğun resim benin resmim. İşte ben de buradayım söyleyeceklerini dinlemeye geldim”

-Halil: “Resmin sen değilsin ki. Resmin benim dünyama ait bir şey. Ben seni değil, resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün düşüncelerimi yıkarsın

-Meral: “Bu davranışların bir korkudan ileri geliyor”

-Halil: “Evet bir korkudan ileri geliyor”

İki insan aşık olur mantığı ile ilerlemeyen diğer bir filmde’’ FanFan’’ ‘dır burada da aşkı hiç kaybetmeme durumu vardır. Aşkın o ilk halini nasıl korumalı ?  Bu mümkün müdür ? Benzer bakış açısı ile aşka bam başka  bir yorum getirir. Baş roldeki adam evlilik hazırlıkları yapan biridir ama bir gün fanfan a aşık olur sonrasında fanfan ile mutlu olacağına , hissettiklerinin kalıcı olmasını ister, bu heyecan hiç bitmesin ,her şey ilk günkü gibi kalsın diye kızla flört eder ama onu öpmez bile hatta yan dairesine taşınıp araya kendisinin kızı görebileceği bir ayna bile yaparak, devamlı kızı uzaktan izler ,oysa fanfan aşkı yaşamak istiyordur .Bir gün bitip bitmemesi önemli değildir .İşte film size sorgulatır aşk neden değişir?  Zaman neden her şeyi eskitir ? İlk heyecanı korumak mümkün müdür .

Aslında aşk başlı başına incelenmesi gereken bir durum Love Shuffle da çiftlerden çok aşkı ve değişen yapısını, neden artık insanları zaman geçtikçe daha az mutlu eden değişken ve canı sıkılan yaramaz bir çocuk gibi takılan vurdun duymaz halini izledim.Orada bir kadın ve bir erkek bir araya gelince ne olacağını bilemezsin diyordu evet aşk söz konusu ise ne olacağını hayatta bilemezsin .

Bazı aşklar ise hiç yaşanmaz .Aynı ‘’ in the mood for love ‘’da ki gibi .Bir bakış bir dokunuş ararsın .Bir araya gelemeyen ama derin bir aşkla bağlı olan insanlar aslında nasıl ne zaman aşık olduklarını bile anlamazsın . In the mood for love daki gibi yasak  aşk kendine kılıf uydurur .Sırf aşkı yaşamak için kendilerinin aldattıklarına inanamaya razı iki yalnız kalp görürüz . Yanlış olduğunu bile bile yaşamak isteyen her anı her saniyeyi aşkla geçirmek isteyen, bunun için bahaneler bulan aşkı görürüz. In the mood for love daki  otelin 2046 adlı oda numarası sonrasında bize bolca aşkın olduğu 2046 adlı filmi kazandırdı. Buradaki aşklar ise daha tuhaftır çünkü aslında zamansız gelen aşklardır bunlar. ‘’ başka bir zamanda yaşasaydım hikayem çok farklı olabilirdi ‘’ repliğinde ve ‘’aşk zamanla tanımıdır er yada geç doğru insanı bulmak değil’’ repliğinde olduğu gibi aşkı bulmak da önemli değildir önemli olan doğru zamanda bu yaramaz çocuğu yakalamaktır yoksa tren kaçtı mı kaçar ve 2046 daki gibi fırsatları yakalamak için geleceğe gitmek gibi bir şansımızda yoktur .Orada ki tuhaf aşlarda önce sevdiği adamın her şeyine tahammül eden bir kadın görürüz sonrasında hayatının aşkını kaçırmış ama sonrasında aşktan aşka koşmuş fakat asla mutlu olamamış bir adamı .Tren ile geleceğe giderken aşkını anılarını bulmak isteyen ama nedense geri dönene bu arada bile aşkı arayan bir adamı görürüz.Evet trenle geri dönen adam aslında bir hikaye kahramanıdır ama orada yazarın pişmanlıkları vardır .

‎”tozlu bir pencere camından bakar gibi.kaybolup giden o yılları hatırlıyor.geçmiş görebildiği ama dokunamadığı bir şey.ve gördüğü her şey bulanık ve belirsiz.”
in the mood for love …

Yada Chungking Ekspresteki gibi aşklar vardır .  Hayatta ki basit hikayelerden çok farklıdır bu aşk hikayeleri ve ya Boş Evdeki gibi hiç konuşmadan yaşanan aşklar vardır . Zaman da ki gibi aşk için kendini hayatını yüzünü feda ettiren aşklar vardır . Sırf aşkın tazeliğini korumak için değişen bayan karakterin dramı zaman filminde aşk uğruna nasıl delice şeyler yapıldığı trajik bir şekilde gözler önüne serer.

Kitano’ nun ‘’Dolls’’ filminde olduğu gibi sıradan gözüken aslında sıradan olmayan aşklar da vardır .Hayatını sevdiği için dilenci gibi geçirmek hiç gelemeyen bir adamı yıllarca her cumartesi günü yemek getirerek beklemek gibi. JEUX DE FANTS  daki gibi aşklar  da var mıdır 🙂  Uğultulu Tepelerdeki gibi saplantılı aşıklar da var .Ölü bir kadının peşinden bıkmadan usanmadan sevmek heatcliff gibi kötü birinin bile sevme konusunda ne kadar bağlı olduğunu gözler önüne seriyor .Hep iyiler sevemez ya kötüler de sever hem de delicesine sever .Büyük bir tutku ile bağlanır aşkına .uğruna akla gelemeyecek şeyler yapar.

Ya da Rhet Butler gibi sevmek vardır delicesine sevmek ,çabalamak ,hayatını uğruna adamak ama karşılığında sadece mutsuz olmak ,aşktan yorulmak ,bitkin düşmek tükenmek , artık aşkı da sevgiliyi de umursamamak vardır . Rüzgar Gibi Geçti de ‘’peki ben ne yapacağım ‘’ diyen Scarlette ‘e Rhet için tükenmiş kalbi cevap verir ‘’ Acıkcası canım hiç umurumda değil ‘’

gölgesizlerde “Aşk da ölür ama öldüğünü kabul etmez. Ondandır ki insanlar ölmüş aşklarını sırtıında taşırlar; aşk hamalı olurlar.” der aşklarda ölür mü ölürmüş 🙂

Bir yerde de aşk asla ölmez sadece değişir diyordu .Bundan dır ki başka birini sevdiğinde duygular her zaman tanıdıktır çünkü  kalbine gömdüğün aşkı tekrar çıkarısın. Aşk öldüğünde  ne olur Rhettt in durumundan anlaşılacağı gibi işte bu noktada beşeri aşktan hayır gelemez diyerek aşk türlerinde ilahi aşka geçmek gerek .

O kadar aşktan bahsettim ilk konuya dönebiliriz surete aşık olmak, bana platonik aşk dışında bir de ilahi aşkı hatırlattı .Evet Yusuf ile Züleyha hikayesini bilirsiniz .Yusuf çok güzeldir o kadar ki kadınlar onu gördüğünde ellerine keserler .Ben hikayenin bir kısmını biliyordum bir de farklı bir kısmını öğrendim yıllar sonra Züleyha üstü başı perişan bir halde yaşlanmış şekilde Yusufa rastlar Yusuf aslında rabbim olmasa bende sana meyilliydim der .Bu gün dul bir kadınsın der ama Züleyha ben ilahi aşkı buldum Yusuf der .Sende görünen surete aşıktım .Züleyha Yusufun güzelliğine vurulmuştu ama Yusuf onu ret edince onu uğruna ret ettiği tanrıyı merak etti . İlahi aşkı bulunca da beşeri aşkının anlamı kalmadı. Züleyha ki çok güzeldi mısırda sadaka vermek deyimi yerine Züleyhanın gülüşü kullanılırdı . öyle bir kadının uğruna ret edildiği aşk beşeri aşktan üstündür. İnsan sevmek ihtiyacı ile doğuyor aynı inanç ihtiyacı ile doğdu gibi .O boşluğu doldurmak için sürekli arayış içinde olmamız bundandır ama boşlukları yanlış şeylerle dolduruyoruz .Kare şeklin içine üçgen yerleştirmeye çalışıyoruz ve olmuyor olamıyor ,bu yüzdendir ki hayal ettiğimiz aşklar ucuzlaşıyor ,değersiz  ve sıradanlaşıyor .İlahi aşkın yerine beşeri aşkı kondurmaya çalışmamızdandır başarısızlığımız . Mükemmeli arıyoruz ama noksan insanda mükemmeliyet aramaktandır delice tökezlemelerimiz .Aynı hatayı yine yapan ama farklı sonuçlar uman bizler, deliliğin tanımını yaratıyoruz .

Aşk ve sevmek çok çeşitli çok farklı ama bir sevmek var ki hepsinden farklı  .

Sevmek Zamanı ve Aşk Üzerine” üzerine 8 düşünce

  1. .oy oy sevmek zamanı dedin beni can damarımdan vurdun.İnsan düşününce ne kadar da tuhaf geliyor başka birini hiç tanımadan aşık olmak.Senin mükemmellik kalıplarına bir insanı yerleştirerek ona aşık olmak.Gerçi o aşk sayılmaz ama öyle olduğunu sanmak(bana hiç gelmiyor da filmi izleyener öyle diyor :D) açıkcası canım hiç umrumda değil çok sevdiğim bu umursamaz tavrı çok sevdim çok tanıdık geldi sanki bana 😀 İlahi aşk geyiğimiz ebediyete kadar sürecek herhalde bu belli oldu 😀 Kare şeklin içine üçgen yerleştirmeye çalışıyoruz voov ne cümle etmişsin kok,çok beğendim.Bizim kız filozof olmuş dostlar gelin el etek öpün 😀 bu filmlerin hepsini izlemek istiyorum şimdi oturup sevmek zamanı dışında hiçbirini izlememişim cahil ben 😀 Ellerine sağlık boşlukları doldurmaya çalışmak zor o yüzden akışına bırakmak en doğrusu.Bazen ama 😀

  2. Tamam ilk şoku atlattım şimdi yorum yapabilirim 😀 harika bir yazı olmuş Winpohu… 2046’daki trende otururken buldum kendimi bir an ama bu defa senin bahsettiğin aşklar vardı… harika bir yorum, tamamen sindirilmiş film ve replikleri… tekrar oha diyerek eline sağlık demek istiyorum 😀 😀 😀

    • sağ ol canım benim karışık bir anlatım ama içimdekileri biraz dökebildim sanırım 🙂
      bir gün daha net ve güzel yazmayı öğreneceğim 🙂

  3. Ben de kaktüs’e katılıyorum winpohu’cum: oha! 😀 😀 😀 sende ne cevherler varmış ayol?? daha sonra yazını ikinci kez okuyup yorum yapmaya geleceğim, ama ondan önce sevmek zamanı ile ilgili süper bir video biliyordum; duman’ın helal olsun şarkısı bu filme çok yakışmış, onun link’ini vermeden geçemedim:

    • evet bu video süper ben eklemeyi unutum sağ olasın canım benim 🙂
      cevher yok aslında çok karışık oldu bir gün düşündüklerimi yazıya aktarmayı başaracağım umarım o zamana katar bana tahammül edersiniz 🙂

  4. mecnunu aşık eden leyla değil leyla da simgelenen aşk ın kendisi idi.Sırf bu bakışı ile aşıkı değil aşkı yüceltmesi ile maddeye değil manaya verdiği değerle başlı başına bir doğu düşüncesi şaheseridir sevmek zamanı.sahi sevmek olgusu zamana mı aittir yoksa zamandan ayrımıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s