JANE EYRE – GERÇEK AŞK

JANE EYRE  çok bilinen bir kitaptır .Orta okulda okumuştum kitabı altıncı sınıftaydım sanırım tabi o zaman düşündüklerimle şimdi düşündüklerim çok başka .Depresif bir havası vardı ki bu yazar kardeşlerin yapısı hayat deneyimlerinde dolayı böyledir .Kardeşi Emily Bronte de aynı Charlotte Bronte gibi acı dolu bir roman olan Uğultulu Tepeleri yazmıştır .Ben Uğultulu Tepeleri okuyan biri olarak tabi ki Jane Eyre diyorum o kadar sıkıntıdan sonra sahip olduğu sondan dolayı 🙂 Uğultulu Tepeler ayrı bir mevzu zaten birine kötüsün demek yerine sen Heathcliffsin demek geçiyor içimden .Bir romanın  karakterleri bu kadar mı kötü olur .Yine de yazarı bu farklı ve alışılagelmemiş üslubundan ve kurgusundan dolayı takdir ediyorum. Herkes kötüdür imajı verse bile ki hayatlarını okuyunca bakış açılarını anlamak daha kolay  bu romanın çok farklı ve yeni bir tarz olduğunu kabul etmek gerekir .Okumadım tek yazar diğer kızkardeşin de romanını okumak nasip olur diye umuyorum.

Kendime hatırlatma Uğultulu Tepeler yazılacak .Konuyu dağıttım tekrar Jane Eyre dönersek .Hikayemiz ailesi ölünce akrabaları ile yaşayan Jane ‘nin daha küçük bir çocukken gördüğü eziyetlerle başlıyor .Daha sonra da yengesi onu  çok kötü bir bakım evine postalıyor.Yıllar geçip Jane büyüyünce kendisine bir mürebbiyelik işi buluyor.Çalışmaya başladığı evde Edvard ile karşılaşıyor .Sert mizaçlı ,Sorunlu  Edvardla . Bundan sonra hikaye başlar .Dizi versiyonundaki tek kusur oynayan kızın hiç de Jane olarak hayal edemem Jane böyle iri yarı mı yahu yok artık falan dedim .Isınamadım ama Edvard bir başka olmuş  ,yakışıklı değil ki zaten böyle olması gerekiyor ama çok cezbedici .Hele o şakalaşır gibi konuşmaları kimyaları falan çok iyi olmuş daha doğrusu adam çok başarılı .

Bahsetmek istediğim diğer bir unsursa dizide ki rahip .Sevdiği kadını uğruna kendini adadığı ideallere uygun değil diye bırakan rahip .Kadın onu seviyor ,babası onu seviyor ,servet sorun değil ama adam buna rağmen kadından vazgeçti .Buz gibi bir herif . Bu adam olmasa Edvard böyle çekici olmazdı sanırım çünkü o kendisi ne halde olursa olsun yine de yanında Jane i istedi .Onu yanında tutmak için çok saçma fikirler bile düşündü .Akdenizdeki villa olayı 🙂

Bahsetmek istediğim bir şey daha var. Normalde  Jane  Austen  kitaplarından farklı olarak bu kitap aşkı daha gerçek sunuyor .Neden mi ? orada hem yakışıklı ,hem zengin ,hem de mükemmel karakterde erkekler vardır.Kadınlar hiç bir şeyden vazgeçmezler hem aşkı hem parayı bulurlar .Ama Jane Eyre de gerçeklik var .Sevdiğinizde her şeyle seversiniz .Adamın kör olması yada evin yanması ,fakir olması hiç biri umrunda olmadı onu öyle sevmeye devam etti. İşte aşk budur yanlış hatırlamıyorsam adamın yüzü de yangında biraz yanmıştı .Bir de topallıyor muydu ne .Yok artık bu adamı kabul eden bünye kör kütük aşık değilde nedir 😀 Abarttım mı şaka bir yana anlatmak istediğimi anlamışsınızdır .mükemmeli sevmek kolay , asıl iş kusurluya deli gibi aşık olmak diyorum fazla uzattım yine 🙂

Söylemeden geçmeyeceğim bu romandan esinlenerek yapılmış türk filmlerimiz bile var. Eski eş olan deli kadın aynı evde yaşar ,evi yakar hala hatırlamadıysanız Ediz Hun diyorum 😀 Vay yeşilçam vay 🙂

Demem o ki herkes bu romanı okusun yada uyarlamasını izlesin .Jane Eyre insanda tuhaf duygular bırakan bir eser .Söylemesi benden denemesi sizden 🙂

JANE EYRE – GERÇEK AŞK” üzerine 8 düşünce

  1. Bronte kardeşlerin daha 40ına varmadan erken yaşta ölmeleri, onları ve kitaplarını daha ilginç yapıyor benim için. özellikle de jane eyre’nin öyle bir dönemde, şimdiki hem cinslerimin bile düşünemediği olgunlukta aşkı sorgulayışı, hatta yanlış anımsamıyorsam kadının evlilikteki yerini sorgulayışı harikaydı. aradan çok zaman geçti okuyalı ama benim için yeri ayrıdır hala 🙂 uğultulu tepeleri henüz okumadım, ama onun yazısını da bekliyorum 😉

    • jane eyre feminist öğeler taşıyan ilk romanlardan kabul ediliyormuş . bende okuyalı çok oldu .tam hatırlamıyorum .dizi de pek bahsedilmiyor üstün körü geçilmiş bu durumlar. uğultulu tepeler için güzel bir yazı yazmak istiyorum .gerçi ben yine beceremem ama denemek de fayda var 🙂

  2. jane eyre bi tanedir ya.. ilk bu kitabı gördüğümde bu bitmez demiştim, iki cilt kalınlığındaydı, ama sonra bir baktım su gibi bitmiş.. anlatımı harika, çok duygusal bir hikaye.. jane austen romanları gibi de değil bu kitap, daha can yakıcı, daha içten.. hele jane’in edward’ın karısının olduğunu öğrendiğinde çaresiz evden gidişi, yaşadığı ikilem, çektiği acı çok sahici gerçekten.. kesinlikle önce kitabı okunmalı, filmi tam bir özetti, olaylar çoğunlukla atlanmıştı doğal olarak, yoksa filmin 6 saat falan sürmesi lazım..

  3. winhopu, tesadüfen ben de aynı resmi kullanmışım, gerçekten de tesadüf, esinlenme yok. 😦

    Jane’in kör ve fakirce kalan Mr.Rochester’ı sevmeye devam etmesini biraz da şöyle görüyorum ben. Mr.Rochester sağlıklı ve de zenginken baskın olan taraf oydu, Jane doğal olarak ilişkilerinde daha güçsüz taraftı. Ancak yangından sonra ilişkide güçü olan, bağımsız olan taraf Jane oldu ve de bu hayatı boyunca hep güçsüz taraf olmak zorunda kalan Jane’in çok hoşuna gitti.

    Tabi ki de Mr.Rochester’ı çok seviyor, ama ben hep bu şekilde düşündüm.

  4. hahah 🙂 ne esinlenmesi olacak ki kitabın kapağı öyle 🙂 hem kitabı ben yazmadım ki hakları bende saklı değil isteyen istediğini yazıp paylaşabilir 🙂

    ben jane in aşkının güçlü taraf olmakla alakalı olduğunu düşünmemiştim yani aşkın devam etmesini kast ediyorum.
    daha saf bir çerçeveden onun gerçek bir aşk olmasına bağladım ama dediğin gibi olması daha mantıklı 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s