NORTH & south …Cehennem Kar Beyazı

”I have seen HELL  and it is WHİTE  it is SNOW WHİTE … ”

“Look back, look back at me.” (John Thornton) 


biliyorum çoğu zaman bu blogun sadece uzak doğu ile ilgili olmadığını söylemişimdir ama yine de belirtmem gerekiyor sanırım.ingiliz dizilerini seviyorum,tarihi şeyleri eski dönem filmlerini ,dizilerini ,kitaplarını pek bir beğeniyorum.bizim hürrem gibi olmadığı sürece uyarlama tarihi senaryolar favorilerimdir.

yine tadı damağımızda kalacak kadar kısa bir ingiliz dizisi ile karşılaştım ve o kadar beğendim ki hemen yazmaya girişiyorum.north and south afişteki yazı karakterinden anlaşılacağa üzere çok farklı iki dünyayı ve bu dünyada yetiştikleri için çok farklı olan iki insanı anlatıyor.kuzey  yazı karakterleri gibi sert ,eğilmez ,keskin bir yapıya sahip ,güney ise naif ,eğimli ve yumuşak .neden mi çünkü endüstri devrimi ve zor çalışma koşulları ile durmadan çalışan insanların olduğu kuzeyde hoş görü beklenemez. john bu yüzden bu kadar sert ve acımasız .zorlukla karşılaşmış ,katılaşmış bir yapısı var.güney ise eski zenginliğinden ve yaşam stilinden pek bir şey kaybetmemiş ,rahat insanların tabi kuzeye kıyasla bulunduğu bir yer .bu yüzden margaret naif ,masum ve merhametli .

margaret ‘in peder olan babası güneyden tekstil kenti milton a taşınmaya karar verince tüm ailenin hayatı değişir.margaret kuzeyde hiç alışkın olmadığı bir ortama ayak uydurmaya çalışırken doğru ile yanlışı karıştıran ki herkesin bu durumda kafası karışır ,kendine tutunacak bir dal arıyan bir kızdır.kuzeyde fabrikada ağır şartlarda çalışan kadın ,erkek ,çoluk çocuk ,yoksulluk ,grevler ,fabrika sahipleri ile karşılaşan margarettin dost diye işçileri sçmesi fabrika sahibi john ile arasınında olan zıttlıkları daha da artırır.

john zor bir hayat yaşamış ve bu sebeple sert bir mizaca sahip ,margaret gibi iyilik düşünmektense gerçeği düşünmeyi yeğleyen ,mantıklı bir adam .çok farklı  yaşam koşulları olduğundan margaret ile john gece ile gündüz gibi.

margeretın babası john a ders vermeye başlıyor.john ‘un bir annesi var ki kadının o metanetli duruşu ,güçlü yapısı ,kendine güvenen hali ,işlerle olan ilgisi ,zekası beni etkiledi.john ‘un kız kardeşi ise gıcık mı gıcık bir karakter.

dizide aşk var hem de ne aşk ama gelelim neden bu kadar güzel olduğuna bir kere jane austen ın romanlarından farklı olarak Elizabeth Gaskell romanında dönemin bütün hatlarını ortaya koymuş .jane’in hayranı olarak çok beğensem de elizebeth  o sınırlı dünyanın yanında ekonomi ,sosyal hayat ,dini konular hayata dair unsurlar sizi o koşullarda yaşıyor izlenimi vererek hikayenin içine çekiyor.

daha ilk bölümde fabrikada uçuşan beyaz pamukları gördüğünde margerettın burayı cehenneme benzetmesi güneyin yeşil ,sıcak ve huzurlu havasından çok farklı soğuk kuzeyde nasıl zorlanacağının işareti.ve cehennem beyaz kar beyaz cümlesi bu dizide en sevdiğim replik oldu.bir diğeri de dön ve bana bak tabi ki 🙂

dizide bol bol kafa karışıklı da var .mesela john ve margeret ters düştüklerinde fikirlerini savunurken her ikisine de hak veriyorsunuz.grevler ,sendikalar,işçiler, patronlar ,kim haklı kim haksız derken fakirlik ve açlık ,ölüm ve kalım ,doğru ve yanlış ,inanılan fikirler ve zamanla empati kurularak değişen düşünceler.ben karman  çorman anlatsam da izleyenler anlayacaktır 🙂

bol bol resim eklemek istiyorum 🙂

diziden aklılda kalan bir kaç sahne ile devam edelim .akiracığım aşağıda ki sahne senin için 🙂

    “Look back, look back at me.” (John Thornton) 

“I came because … I think it very likely … I know I’ve never found myself in this position before … it’s difficult to find the words …” (John Thornton)

Thornton: I don’t want to possess you!  I wish to marry you because I love you!
Margaret: You shouldn’t!  Because I do not like you and never have!

“One minute we talk of the colour of fruit, the next of love.  How does that happen?” (John Thornton) 
“Oh there are others? … Of course.  You must have to disappoint so many men that offer you their heart.” (John Thornton)

“I know she does not care for me but I can’t remain silent.  I must ask her.” (John Thornton)

o bana bakmaz dedikçe nasıl üzüldüm ben sana john 🙂

Thornton: So you are going.  And never come back?
Margaret : I wish you well Mr Thornton.

“You’re coming home with me?”(John Thornton)  burada nasıl mutlu oldu sevindi  🙂

“I do know something of hardship  …” (John Thornton)

Margaret: You are mistaken – you don’t know anything about the south! 
Thornton: I think that I might say that you do not know the north. 

ve veda sahnesi orjinaline sadık kalmak için replikleri ingilizce yazdım .tavsiye ederim mutlaka izleyin ,sonra gelin uzun uzun konuşalım 🙂

NORTH & south …Cehennem Kar Beyazı” üzerine 18 düşünce

  1. ohh iyi kimse yorum yapmamış 😀 Bu mükemmel dizinin ilk yorumu bana ait olmalıydı 🙂 ben bu diziye bayıldım bayıldım, neden 4 bölümcük şunu 14 bölüm yapsaydınız a İngilizler diye kafamı az duvarlara vurmadım ama onlarında eli mahkum ne edersin. Bizim gibi 100 küsür sayfalık yaprak dökümünden 1500 bölümlük dizi çıkarmanın formülünü bilmiyorlar böle olunca da adamcağızların esere sadık kalarak mini dizi yapmalarından başka çare yok. Ahh bir Türkiye’ye gelseler de romandan dizi uyarlamalarını görsünler öğrensinler ders alsınlar 😀 Bu ingilizler parayı kırmanın yollarını bilmiyorlar anacım 😀 şimdii gelelim yorumlara:

    Allahıııııım John derim başka bişi demem. O ses o anlamlı bakışlar olmasa bu karakteri severmitdim bu kadar bilmiyorum ama oynayan kişiyi tebrik etmek lazım adam karakterinin hakkını fazlasıyla vermiş^^ çok doğru bir seçim. Esas kızımızı da beğendim o da aptal ve çekilmez bir karakter değildi. Gayet aklı başında güney gibi yeşilliklerin hakim olduğu bir yerden kuzey gibi kasvetli, havası boğuk bir yere gelince gocunmadan anında uyum sağlamaya çalıştı. Gerçi pek kolay olmadı o da haklı ama başardı mı başardı 😀 hem cillop gibi John’u kapıyor hele bir başar mısın di mi ama 😀 John’la tanışacağmı bilsem ben 1 haftada sapına kadar kuzeyli olurdum uleeen 😀 Bu arada bana ithaf ettiğin sahneyi görünce ve bana ithaf edildiğini okuyunca nasıl mutlu oldum anlatamam pardon yazamam 😀 sevinçten ekran karşısında sağa sola sallanmam mı dersin ekranı öpmek için kendimi zor tutmamı mı 😀 Ekran tozlu olmasa öperdim ya neyse aha 😀 John ve Darcy’nin 21. yüzyıl ve İstanbul şubeleri varsa hemen beni bulabilirler ya da artık zaman makinesini icat ediversinler bir zahmette yıllardır Darcyy diye eriyip bitmemize bir çare bulsunlar. Sevgili caponcuklarım bu işe de bir el atında 1800lerin İngilteresine yerleşiverek 😀 ya da darcy ve john’un robotunu yapın ona da razıyım yani 😀 Çok abazaca bir yorum oldu kusura bakma bahar ve John’un cazibesi falan başıma vurdu 😀 Ben böyle değildim kuzey ve güneyi izlerken oldum aha 😀 John beni beğenmez o mükemmel, kuzeyli bir adamın nesini beğensin diye anasına dert yandıkça ben ekran karşısında oyyy kuzuuum seni beğenmeyen,sevmeyen ölsün anneeeem eşliğinde eridim bittim. Evlenme teklif ederken o bakışlar kız hoşlanmıyorum diyince gözlerinde ki hayal kırıklığı ahh ekranın içine atlayıp John’u kolundan yakaladığım gibi bizim eve atmak istedim ama işte yapçak bişi yok 😀 mazlum mazlum john’un yıkılışını izledim böhüüüü 😦 sonu da çooooook güzeldii bir an tırstım aha karşılaşamıcaklar ay baksana kızım karşıya çığlıkları eşliğinde sesimi Magaret’e duyurmaya çalıştım ve sonunda başarılı oldum 😀 ahh John o gülüşe hangi kadın dayanabilir acı bize len 😀 Annesini bende sevdim, sıfırdan fabrika sahibi olan aklı başında bir kadındı ve John’u kimseye yakıştıramamasını da türk kaynanalarına benzettim. Ama kadıncağız da haklıydı yani John’u bende kimselerle paylaşamazdım ayoool 😀 Kardeşine yorum yapmaya bilegerek yok 18. yüzyıl mal ev kızlarının başarılı bir örneğiydi. Benim favori sahnem baştan belli canım karlar uçuşurken o mükemmel ses tonuyla giden arabanın ardından look back look back to me der selam ederim 😀 ama bir düğün göreyidk iyiydi yaa 😀 aney bak gelininle tanıştırayım deseydi kadının yüz halini görmek, tepkisini izlemek isterdim. Bir ara o avukat başına bela olucak diye de düşünmedim değil ama sevenlerin arasından efendice çekip gitmeyi bildi aferim 😀 Ayy ben bu diziyi çok sevdim, John’u çok çok çok sevdim Margaret’ın adalet duygusunu ve yardımseverliğini sevdim. Sevdim de sevdim anlıyacağın 😀 Ellerine sağlık canım ve sahnem içinde teşekkürler 😀

    • nerden başlasam bilemedim 🙂 ingilizler gelsin bizim roman uyarlamalarını görsün demişsin ama bence görmesinler bari onlar batırmasın bu işi 🙂

      ben de her iki oyuncuyu pek bir beğendim.çok iyi oynamışlar bu bina hele o aralarında ki kimya süper olmuş.hele o john ‘un gözleri bakışı anammm bende bahardan etkileniyorum galiba ergenlik geride kaldı ama john yine bizi bu hallere düşürdü.
      japonlar yada bir başkası kesin 1800 ingilteresine gitmeliyiz acilinden bir zaman makinesi istiyorum :)o evlilik teklifi sahnesinde red edildi ya içimden bir şeyler koptu yazık ona hele bir de beni beğenmez ayaklarında ya seni beğenmeyecek insan mı var ,var sa ben ona insan demem 🙂

      benim favori sahnem margeretttın o fabrikaya ilk gidişi ve o repliği 🙂 avukat iyi adam çıktı anladı aferin ona .anne kötü değildi kız oğluna küçümser bakıyor sandı bence .onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine der sana usulüne göre bir selam çakar ,köşeme çekilirim 🙂

  2. Geri bildirim: hikaruivy ‘den paket gelmiş çok mutluyum :) | Winpohu'ca Blog

  3. BENDE ÇOK BEĞENDİM KİTABI OKUYANLARDAN YORUMLARINI ALMAK GÜZEL OLURDU. KİTABINA SADIK KALINMIŞ MI ACABA MERAK ETTİM.

    • bende kitabın ingilizcesi var. henüz bitirmedim. ama yarıladım ve bir çok kısmında farklılık var. hatta uyarlamanın kitaptan daha güzel olduğunu üzülerek itiraf ediyorum 🙂

  4. Malesef ingilizcem kitap okuyacak kadar iyi değil uyarlama daha güzel demişsiniz. Buna gerçekten sevindim. Kitabını okuyamıyorum diye üzülüyordum. diziyi izlemeyi şiddetle tavsiye ediyorum.

  5. Geri bildirim: Wives and Daughters – Elizabeth Gaskell AŞKINA !!!! « Winpohu'ca Blog

  6. Tesadüfen bulduğum bu enfes diziyi geçen hafta seyrettim .1 gece oturdum sabahladım.Zaten bu dönemin müptelası olarak 4 bölüme de bayıldım. Bu kadar duru , güzel bir anlatım ,yakışıklı bir adam , hoş bir kız ! dönemin tüm ayrıntılarını izleyebileceğiniz bir dönem klasiği. Keşke tv lerde saçma sapan aşklar seyredeceğimize , bunun gibi içeriği olan hoş diziler yayınlansa. Tüm bu duygusuz ve yalan dünyamızda eski dönemlerin zerafetini , asilliğini ve güzel aşkları izleyip mutlu olmak isteyenlerin kesinlikle kaçırmaması gerekli diye düşünüyorum . Bu tip başka dizi-film-kitap gibi … paylaşımlarınız olursa seve seve takip ederim.
    Saygılarımla,

    • söylediğin gibi bir dönem klasiği hem yazarın mahareti hem de uyarlayanların becerisi ile çok güzel bir iş çıkmış . ben ingiliz klasikleri hayranı olarak blogun ingiliz kategorisinde buna benzer yazılar yazdım . jane austen uyarlamaları , bronte kardeşlerin uyarlamaları kısacası tüm bbc mini dramalar tavsiyemdir 🙂

  7. gerçekten jane austennin bütün kitaplarından uyarlanan filim ve diziler mükemmel …hele hele North and South harika bir dizi emeği geçen herkese tşkler

  8. Bencede ask ve gururdan daha güzel ve surukleyeci bir diziydi keşke kisa olmasaydı jenn eyrede çok güzel ikinci sans da çok güzel ve amlamli diziler ve filimler emeği gecen herkese teşekkürler İngiliz edebiyat dizi ve bilimleri coook güzellik…….

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s