Memories Of Murder – Sıradışı Bir Film

uzun zamandır güncelleme yapmıyorum gibi hissettim , anlatmak istediğim ne çok şey var aslında ama işte olmuyor.bu yüzden ille de bahsetmeliyim dediklerimden başlıyorum.bu aralar japon sinemasına doğru açılmak istiyordum. hep kore filmleri izlemiyorum zaten, tek taraflı olmak çok sıkıcı olur. amerikan yapımları ve  sevgili bcc yapımlarını da takip ediyorum. çok zevk de alıyorum.  nedense kore filmlerine fazla yer verdiğimden japon sinemasının güzellliklerine ulaşmak istiyordum. sırf bu yüzden neo benim için bir post bile hazırladı. tavsiyeler burda Japon Sinemasına Doğru Eksen Kayması , olaylar böyle gelişirken bir türlü fırsat bulamadım ve aslında kore dünyasında keşfetmediğim ne çok şey varmış. malum acuşşhiyi izledim eeee  won bin’ in başka filmi var mı derken ” mother ”ı izlemeye karar vermiş sonrasında yönetmenin bu filmini görüp en iyisi bunu izleyeyim diyerek gecenin bir yarısı oturdum başına .o kadar beğendim ki saat ikide bir yazı yazma isteği bile  duydum. şimdi ben neden bu kadar uzattım bu konuyu neden filmi anlatmıyorum bende bilmiyorum. belki de hem söyleyecek çok  şeyim olması hem de hiç bir şey söyleyememe durumu söz konusu. filmi anlatmaya geçmeden önce bu yönetmeni takibe aldığımı belirtirim.

Joon-ho Bong  yönetmenimiz bu, filmleri arasında Barking Dogs Never BiteThe Host  var.bir seri katil öyküsü ile başlıyoruz. 1980 lerde kore askeri cunta altındayken yaşanan seri cinayetleri anlatıyor . ben şimdi böyle dedim ya sizin aklınıza o amerikan filmleri geldi değil mi ? hani benimde çok sık izlediğim CSI tarzı filmler, deliller hemen toplanır, dedektifler çok zekidir,katil hep bir iz bırakır ,son teknoloji ile her şey çözülür falan filan . yok işte öyle değil sanki biraz da csı ile dalga bile geçmiş bir film. çünkü ne o son teknoloji ne de o her şeyi çözen dedektifler var. bir kere filmde bir sistem eleştirisi var ki gözünüze gözünüze sokuluyor ama rahatsız etmeden. hiç bir şeyi yapamayan polislerimiz testleri bile amerikaya yolluyorlar. bir yozlaşmadır almış başını gitmiş. burada türkiye den fark yok aslında bir çok ülkede böyle durumlar yaşanmıştır.

başlarda komedi ile başlayıp ,sonra gerilim ve dram ile değişen filmde siz nasıl oluyor da bu  duygulardan duygulara geçişi kavrayamıyorsunuz ben ona hayret ettim.film değişiyor kah güldürüyor kah üzüyor ,yeri geliyor sinirlendirip küfür ettiriyor yeri geliyor çaresizce umutsuzlandırıyor. ama siz bu değişimi fark edemiyorsunuz bunların hepsi tek filmde ve güzelce yedirilmiş.ne çok konuşuyorum dimi daha filmi anlatamadım bile 🙂 bir diğer başarısı da iki dedektifin film başında birbirinden zıt karakterlerinin filmin sonunda yer değiştirmesi ve o kadar başarılı bir şekilde kurgulanması ile bu değişen karakterleri haklı bir arka plana oturtması.

seoul dan gelen bir dedektif var .bu cinayetleri araştıran profesyonel,araştırmacı ,ciddi bir dedektif.diğer taraftan yerel polis  olan karakterimiz ise suçluları gözüne bakarak anlayacağını iddia eden  hatta şamana gidip katili bulmaya çalışan ,hamamda katil arayan ,dayakla insanlara  itiraf name imzalatıp onların katil olduğunu söyleyecek kadar vurdun duymaz biri.

beceriksiz dedektifimiz kadın cesedini bulur ve olay mahalini incelemeye alırlar.ama olay mahalli çoktan bozulmuştur,meralı kalabalık ,işleri öylesine yapan polisler aslında çok da gerçekçi  bir tablo çizmişler.sonrasında yeterli delil yok diye iki kişiyi kendi hazırladıkları delillerle suçlar ve zorla itiraf name imzalatırlar.tabi bu süreçte tekmeler ,tokatlar, yumruklar havada uçuşur ,işkencenin olduğu yine her şeyin berbat bir sistemden ibaret olduğu ,suçlu sistem diyen bir eleştiri ile karşı karşıya kalırsınız. seoul den gelen dedektifimiz delilerle bu insanların suçsuzluğunu ispatlar ama bu durum zaten katili bulduk diyen ,basına verip bu işten kurtulmak isteyenleri rahatsız eder.değişen şefle birlikte artık dava daha çok önemsenir ve bir dizi komediden sonra gerilim dolu bir katil kim sorusu ile baş başa kalıp gözlerinizi ekrana kitlersiniz.ki bu kısımda ben artık üçüncü şahsın katil olduğuna kesin gözüyle bakıp tam da rahatlamıştım ki film hey dur ,bu bildiğin senaryolardan değil, o kadar basit değil bu işler demeye getirip yine beni sorular alemine sürüklemeyi başardı.bu sorular içinde yüzerken diğer taraftan sayısını bile tutamadığım kadar kadın feci şekilde öldürülmüştü.katilimiz sadece kadınları öldüren bir sapık birde böyle gerçekçi bir film olunca insan gerim gerim gerilmeden edemiyor.

aslında çok şey anlatmak istiyorum ama spoilersız da anlatamam ki .demem o ki bu sıradan bir cinayet filmi değil.ve filmin final sahnesinde ki o ” sıradan bir adamdı ” repliği hala kafamı kurcalıyor.

nesini çok sevdim filmin seyirci ile dalga geçer gibi bitmesini .sağ gösterip sol vurmasını ,klişelerden arınıp ,nanik yapmasını ,asla bir amerikan filmi izliyorsunuz izlenimi vermeyen o senaryosunu ,her an değişen durumları ,başlarda ki karakterlerin sonunda tamamen kişiliklerinde meydana gelen zıtlık ve değişimi,katili ve ona yaklaşamayan ve de yaklaşmayı  umursamayan ,aslında katilin değil de cinayetin anıları olmasını ,iple oynadıkları beni çocukluğuma götüren sahneyi,gerçekçi yapısını,türklerde de kesin böyle olur dedirten benzerliklerini,hatta ve hatta işi baştan savan dedektiflerin işkence sahnelerini,katilin bir rahip olacağını düşünüp hemen yandaki manastırı araştıralım diyen ,katili bulmak için falcıya giden absürd karakterlerini,bambaşka yapısını ve en çok da katil sıradan bir insandı ,aslında katiller bile içimizden ve oldukça sıradan mesajını vermesini ,bir de ille de katilin de bunları yapması için bir neden vardır hadi çocukluğuna inelim demeyen ve de dedirtmeyen halini sevdim.sırada mother var kesin izlemeliyim.

Memories Of Murder – Sıradışı Bir Film” üzerine 10 düşünce

  1. o kadar izleyin lan mutlaka izlemelisiniz gibi anlatmışsın ki şimdiye kadar izlemediğime pişman oldum valla 😀 ee o zaman ne ediyoruz torrent canım gel bakiim diyoruz 😀 Bu film için hiç kötü yorum duymadım bir allahın kulu da şurasını beğenmedim dememiş ama hep erteledim durdum. Sonra indiririm falan diye yabana attım ama artık indirsem iyi olucak 😀 Host filmi de güzeldir. Amerika’ya ve devlete iyi laf çarpar klasik alien tarzı abuk filmlerden değildir yani. Yaratık başrol değildir o filmde anlıyacağın. O da şiddetle tavsiye edilir.Sanırım Güney Kore’nin en iyi yönetmenlerinden biri. Holivud bahane çekikler şahane der torrentini aramaya başlarım:D

    • harbiden öle mi anlatmışım şimdi fazla övdük diye hayal kırıklığı yaşamayın 🙂 neyse izle gel anlat bakalım beğendin mi ? bende nerde görsem iyi şeyler sölemişler ondan bunu izledim yoksa aklımda bile yoktu.iyi bir yönetmenmiş kendisi .keyifli izlemeler 🙂

  2. Bunu okudum ve meraktan çatladım şimdi.ne menem bi filmmiş ki bu böyle.Klişe işler peşinde koşmaması da ayrıca cezbetti.Işık hızıyla torrente gidiyorum ve indiriyorum.Sağol kok:D

    • kok sana hitapeder mi bilemedim ama asıl ben sana north and south adlı 4 bölümlük ingiliz dizisini tavsiye edecektim .onunla ilgili koca bir yazı yazmak istiyorum 🙂
      seni de bu uzak doğu taraflarına çekebilir miyim acaba ? kok ‘umla birlikte izlemek yorumlamak başka olurdu.sende yaz bizde okuyalım.izledikten sonra detaylı bir yorum bekliyorum kok 🙂

  3. Hitap etmez mi kok.Ben japon,kore,ingiliz falan önemsemiyorum onları da çok ilgimi çekti.Filmi anlatışından etkilendim çünkü artık klişe doldu bu tarz filmler.Boş vakit bulursam yazacağım inşallah.Öğrencilik zor zanaat.Dediğin diziyi de hemen takibe alıyorum:D

  4. en sevdiğim 3 koreli yönetmenden biridir. tüm filmlerini izlemiş biri olarak bunun favorim olduğunu söyleyebilirim. izlediğim en yenilikçi ve orijinal seri katil filmidir, ilk 10umda yer alır.
    uzun zamandır yönetmen hakkında bir yazı taslağım var geçen yıl mayıstan beri tamamlanmayı bekliyor düşünün:) bir gün yazıp adam gibi anlatmayı umuyorum. sen de filmi çok güzel anlatmışsın, sevdim dediğin yerler benim de en sevdiklerimdir.
    ayrıca kendisi izlediğim ilk kore filminin yönetmeni olmasıyla (ki o zamanlar uzakdoğuyla alakam yoktu) kalbimde ayrı yere sahiptir.
    tavsiye edilir.

    • seninle zevklerimiz aynı kimciğim 🙂 yazıyı mutlaka yazmalısın ,eminim çok iyi anlatırsın benim gibi haberi olmayanlar öğrenir .ben yeni keşfettim ama diğer filmler için sabırsızım mother ‘ı izleyeceğim.ben çok iyi anlatamıyorum ama hiç olmazsa merak edip izleyen olur diye iki satır karalıyorum 🙂
      farklı bir yönetmen olduğu kesin yenilikçi ve farklı şeyleri seviyorum ya hemen dikkatimi çekti geç oldu ama keşfetmekten mutluyum 🙂

  5. güzel filme benziyo ellerine saglık unni çok güzel yazmışın bide baglantı listene benide almışsın çok teşşekürler yanlız kang yang hwa olarak yazmasaydın baglantı adımı blogum adı(bak burda ne var? ) yazsaydın çok daha iyi olurdu ;)filmi izlenecekler listeme aldım en kısa zamanda izlicem :D:D

  6. bağlantıya ekledim çoktan o isimle yorum bıraktığın için öyle yazdım genelde nickleri yazıyorum ama hemen düzeltiyorum :)unni den uyarı film ağır küfür içerebilir ve de uygunsuz olabilir yaş sınırı belirtmedim o yüzden uyarmakta fayda var 🙂

  7. Geri bildirim: Ölümcül Takip / The Chaser – Bana Bunlarla Gelin « Winpohu'ca Blog

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s