” Geçmişten ”

bu günlerde televizyonlarda geçmişten bir rüzgar esiyor. öncelikle planet pembe de muneca brava yani vahşi güzelin yeni bir versiyonu olan diziyle karşılaştım . vahşi güzelin remake bana çok tuhaf geldi üstelik adını da türkçeye zoraki aşk diye çevirmişler tabi bir ivo yok ama olsun eskilerden bir tad aldım . geçmiş zaten benim gibi nostalji meraklılarının yakasını bırakmaz böyle diziler , filmler falan derken eskileri hatırlıyor insan muneca brava izlediğimde sadece orta okul öğrencisiydim aradan kaç sene geçtiğini hesaplamak bile ürkütüyor beni :)

bir de geçenlerde nette çok sevdiğim mario barrio dizisinin 2011 de yapılan remake ‘sine denk geldim ok şaşırdım yapan da filipinler olunca hayretim tavan yaptı . uzun soluklu pembe dizi izleme zamanım geçti tabi o sabır yok bende ama olsun eskilerden bir ses duymuş gibi oldum .  sanırım bu dizi de yine orta okul zamanıma denk gelmişti ahh luis fernando ah dediğim zamanlar kart postal falan biriktirirdim nasıl bir şeyse zaten lise de bıraktım bu işleri galiba :)

100 yazıdan sonra hiç pembe dizilerden bahsetmemiştim iyi oldu böyle iki yüz küsür yazıyı geride bırakmışken bir de aklıma marco duran efsanesi düştü iyi mi . neyse hep dizi anlatacak değilim yumurcak adlı çizgi film kanalında kaptan tsubasa nın 1983 yapımı versiyonunu veriyorlar az top koşturmadık bu anime yüzünden . mahalle maçlarının efsane idolüydü tsubasa . çok düştük onun gibi uçarak gol atmayı denerken .  üstelik animenin şarkıları da çok güzel opening ve ending’ leri muhteşem . evet işin özü son günlerde hep çocukluğa dair şeyler gözümün önünde beliriyor evrenin bana bir mesajı mı var nedir canım da sıkılıyor eskileri ara oldum . neyse benden bu kadar serzeniş yeter kaçtım efem esen aklın :)

ha bu arada çok merak ediyorum benim bu yazdıklarımı okuyan var mı bir ses verin hepiniz nereye kayboldunuz ?

Pembe Diziler Pembe Düşler Devam …

blogumu açalı kısa bir süre oldu ama 100 yazı yazmayı başarmışım .dedim 100.yazı özel olsun ,okuyucuların sesine kulak verdim .efem açtım baktım en çok ilgi gören yazım pembe diziler yazısı imiş.madem dedim bu kadar seviliyor bir yazı daha yazayım hem içimde kalan iki satır muhabbeti paylaşmış olurum. aklımda kaldığı kadarı ile izlediğim dizilerden kısa kısa bahsetmek istiyorum .

anlatacak ne çok dizi varmış .vahşi güzelle başlayalım.ivoya hasta olduğum gerçeği ile onun kartpostallarını topladığım ergen zamanlardan kalma bir dizi.saçları kesince ne tatlı olmuştu.milagros ile çok uyumluydular.aşk meşk mevzusu bir ton entrika ,o bunun babası ,şu şunun öz annesi, kimin eli kimin cebinde bir dizi idi kendisi .dizi de milinin hizmetçi ivonunsa evin beyi olması ,aslında milinin evin beyinin kızı olması ,ivonun başka bir adamın oğlu olması hem bu ikisinin bir de ortak kardeşleri olması gibi bi ton olay vardı.o zamanlar bu dizi baya tutmuştu.facunda arana ahhh ahhh :D

sırada türk televizyon ekranlarında latin rüzgarı estiren thalia var .mario barrio benim favorimdir.louis fernondo hastasıydım.kıza pislik torbası falan diyodu başlarda çok çektirdi.maria fakir bir kızdı.yaşlı bir adam bu kızı yanına alıyordu.adamın iki oğlu da kıza aşık oluyor.sıradan dizilerde bir dolu entrikadan sonra sevenler kavuşur dizi biterdi.bunda öyle olmadı marianın evlendikten sonrada hayatı entrika içinde geçti.evlenince sorunlar bitmiyo hayat yine acımasız mesajı veren uzun soluklu dizi idi :)

sarıl bana yine beğendiğim pembe dizi oyuncusun dizisi.bu adamı çok yerde izledim heralde.klasik bir hikaye ama olayları takip etmek gerçekten zor.senaristin hayal güzü muhteşemdi.kim kimin çocuğu idi baya karışmıştı :) kız başta sevdiği adamın kardeşi ile evlenmişti.biz hemen cık cık cık modunda yapılır mı  la bu dedik .neyse  mutlu sondu bu da :)

sahte dünyalar, ikiz iki kız kardeşin hayatını anlatıyordu.bunlar kardeş olduklarını bilmiyordu.kötü olan iyi olanı yerine koyup sevgilisi ile kaçıyordu.diğer kızda yerine geçtiği kadının kocasına aşık oluyordu adam da buna tabi.kadın geri dönünce olaylar karışıyodu tabi  ki de :)

aşk ve nefret fredericoyu sevmemi sağlayan dizi.şunu anladım biz karakterleri seviyoruz öncesinde bu adamı kötü karakterde bir dizide izlemiş nefret etmiş sonrasında bu dizide sevmiştim.burda da kadının çocuğunu değiştiriyorlardı .kadın sekiz yıl sonra öğreniyordu ki o kadar bakıtığı çocuk kendisinin değilmiş aaa şok şok şok :)

rozalinda çicekçi kız ile zengin adamın aşkı. klasik zengin fakir hikayesinin içine bir de aile kavgası ,kan davası türünden olaylar girmişti.bu dizide fernando ile rozalinda tanışıyor.adam ismini söylüyor.sayamadığım kadar isim var tabi :) bir de kız bunu aklında tutmuş teyzesine söyledi aha asıl şok bu nasıl hatırladın o kadar uzun ismi :)

manuella dizisi müziği ile gönlümü çalmıştır.manuella ile ısabella birbirinden habersiz ve birbirine ikiz gibi benzeyen iki kardeşti.ısabellanın kocası sonradan karsını bu manuella ile aldatıyordu.ben ısabellayı tutardım.kadının o salonda ki resmi ne güzeldi.

asi gönül trt nin bize kazandırdıklarından .kendisine saygılarımı iletiyorum.başroldeki bayan karakter arkadaşları ile bir adamı tavlamak konusunda iddiaya girer .sonrasında adama aşık olur ve evlenirler .ama adam bu iddia olayını öğrenince kadına yapmadığını bırakmadı ne ezziyetler etti ne .birde bu adamın ikizi vardı.o da kötü karakterdi kalsik olarak .

aşk için trt nin değiştirilmediği zamanlardan yine .marco duran efsanesi saçlarına ak düşmüş karizmatik adam .başroldeki kadın nişanlıdır ve nişanlısını sever ama cadı kızkardeş bunların arasına girer.adamı kızkardeşine bırakan kadında morco ile evlenir.yalnız adama yapmadığını bırakmaz zavallı marco.tam bunlar mutlu olur cadı kardeş yine ortaya çıkar herşeyi bozar.adamın kadını balayına götürüp binbir çile çektirdiği sahneler vardı çok gülmüştüm :)

ayrılan kalpler tgrt de verildi.hayali ihracattan ,kahve çekirdeğine baya bilgi edindik .fakir kızın zengin adam için yaptığı değişimleri gördük.şirkete kapağı attı ve yükseldikçe yükseldi.mutlu sonlu dizidir ama ben mutsuz bitsin isterdim.kötü adamın yenildiği sahnede ağlayabilirdim .kötü adamı severdim.bu diziyi annem yüzünden izlemiştim.

real amor gerçek aşk ;klasik önce nefret sonra aşk sıralamasına sahip esas kızmız başka birini severken mecburiyetten evlenmiş.kocasını sevmediği için yapmadığı kalmamış ama sonra ne hikmetse çok aşık olup ölümü bile göze almıştır.bu dizilerin başlardaki çekişmeli sahneleri tempoyu düşürmediğinden zevkli oluyor sonradan sıkılıyo insan tabi.

herşey sevgi için vardı.kadın  ile kızı  aynı gün doğum yapıyordu.kızının çocuğu doğumda ölünce kendi bebeği ile ölü olanı değiştirmişti.tabi kocası bunu sonradan öğrenince kadını afetmedi.benim çocuğumu üvey kızıma nasıl verirsin dedi .kadında kendini sevgi ile müdafa etti .

blogumda en çok küçük melek maria ile her elbisesine aynı renkte peruk alan kadını merak ederek gelmişler .luz clarita ,marimar ,saklı tutkular ,sos mi vida ,gençlik rüzgarları ,ilk öpücük ,bir öpücük için ,el clon (orjinal versiyonu tabi ki ) bu yazıya yetiştiremediklerim.

ne dersiniz devamı gelsin mi :)

videonun ikinci kısmında ki fransızca şarkıya bittim ama bulamadım :(

Pembe Diziler …Tozpembesi Hayaller…..

Biraz nostalji yapalım .Ben çocuklğumu pembe dizi izleyerek geçirenlerdenim .Bu itirafı da burda bloguma özel yapıyorum .Pembe diziler saçma bulunur ,çok entrikalı , oldukça uzun, hergün yeni bir şey olacak mı diye izlediğimiz ama aylar geçtikçe değişen pek bir şey olmayan yapımlardır.sırlar asla ortaya çıkmaz ,bir bölümde sadece insanların aynı odada iki saat konuşmaları yer alır .ayrıca bu insanlar konuşurken birinin diğerine sırtını dönmesi benim   anlamadığım bir şeydir. zaten nette bu konularla ilgili bir sürü olumsuzluk bulabilirsiniz .insanların zamanını alan boş şeylerdir.yakışıklı zengin adam fakir kıza aşık olur , de get diyorum bu insanların soludukları hava farklı ,aynı semte oturmaz ,aynı mekana gitmezler ama tesadüf eseri bunlar hep karşılaşır, ölümsüz aşklar vardır . bu diziler akıl mantık işi değildir :=)

yine de hayatın zaten zor olduğunu düşününce insanların böyle gerçek olmayan şeylere ihtiyacı daha fazla artıyor sanırım başklarının dertlerini izleyip kendi dertlerimizi unutuyoruz.

Bir ara türkiyede pembe dizi furyası çıkmıştı tüm özel kanallar pembe dizi verme yarışındaydı ev hanımları tencereleri pembe diziler yüzünden yakardı .

trt de bundan geri kalmaz o da gündüz kuşağına pembe dizi sıkıştırırdı .

ben de yaşım küçük olduğunda olsa gerek çok ilginç gelen bu dizileri izlerdim thalia ile büyüdüm desem yeridir .bir sürü dizi izlemişimdir .

maria borri ,rozalinda,vahşi güzel ,sarıl bana ,manuella ….oooo çok fazla ama vahşi güzel zamanında oyuncuların kartpostallarını da biriktirirdik aaa o facunda arana ne tatlı çocuktu :=)ilk okulda kokulu mendil ,renkli peçete toplama hastalığım bu adamın resimlerini toplamaya dönmüştür :=)

ayrıca loise fernando vardı ,kendisi tv başından kalkmadan saatler geçirmeme neden olan şahsiyettir .şimdi olsa çekilmez o uzunlukta diziler zaten tv lerde vermiyor ,verselerde aynı tadı vermez .nedendir bilmiyorum o yıllarda güzeldi arkası yarın kuşağı belkide net falan olmağından :=)

ilk okul yıllarımda show ilk öpücük ve gençlik rüzgarları diye iki dizi verirdi .geçmişi yad etmek adına onlarıda anıyorum.

bu diziler ,beyaz dizi kuşağı (evet itiraf ediyorum bir iki kitap okuğum  vardır ama şimdilerde bulamıyorum ) bir nesili ;olmayan mükemmel beyaz prens kıvanmında erkek varlığına inandırdı ve potansiyel ilişkileri hiç yoktan katletti :=) diğer zararıda diziye dalıp ta yemek pişirmeyen veya yakan ev hanımlarının kocalarına olmuştur .

son olarak bu yazıyı okumaya vakit bulan(varsa tabi ) değerleri okuyucularım sizin en sevdiğiniz pembe dizi hangisidir ? neden ? gibi saçma sorularla sizi başbaşa bırakıyorum.

burada dizilerin sohbetlerini bulup geçmişe bir yolculuk yapabilirsiniz .

pembe yaşamlar sürmeniz dileğiyle …..