Bride of Century-Full House Tayland-Mary Barton-Bir Tutam Aşk

FFF-horz

Maalesef dizi sitelerinin kapatılmasından sonra tükenen yabancı dizi zileme keyfim iyice uzayan sezonlardan dolayı beni bıktırdı ve ben amerikan dizilerime veda ettim . EE veda edince az da olsa kalan boş vaktimi asya dizileri ile doldurmaya karar verdim . öyle ağır dramlara gelemediğim için de bu diziyi seçtim . ham hongi var hem de güzel ilerliyor fazla yormuyor ben şahsım adıma sevdim ama öyle her sene patlayan bir dizi olur ya bu sene onu bulamadım daha :(

 

full house a bayılıyorum malum ilk göz ağrım taylandlılar bu diziyi tekrar uyarlamışlar. güzel yapmışlar henüz bir kaç bölüm izledim ama sevdim fena değil. hem tatile koreye gitmek de ayrı güzel bir detay olmuş . bir gün bende yapabilsem keşke :)

 

mary barton , elizabeth gaskell ın ilk romanı çok severek okudum . işçi sınıfı ve fakirlerin dramı diye özetleyeceğim bir kitap . benim için tabi ki bir kuzey gübey olamaz ama güzel kitaptı aşktan da üstün adı ile çevrilmiş.

ve bir de romantik komedi izledim. ” bir tutam aşk ” adındaki filme televizyonda denk geldim. çok sevdim ama italya güneşinde  çeşit çeşit dondurma yiyemediğim için için buruk oldu. aşk böyle bir şey ama sadece filmlerde böyle güzel italyan da pek yakışıklıydı bu arada :) Kendisi bir italyan filmi ve ben orjinal adını bilmiyorum maalesef :(

 

 

Bir Kore Bir Japon Dizisi

Size iki diziden bahsetmek istiyorum . Birincisi kore dizisi ki artık bunlardan bana gına gelmişti uzunca bir süre izlemem diyordum . Ne bilim o aşkları falan bin bin türlü süründürmeleri olmazsa olmaz kötü kaynanalar, zengin fakir sorunu üstüne dram mı dram bu yüzden aşklı meşkli kore dizilerinden bıkmıştım ki  cadıcığım sen seversin harika bir polisiye var dedi de ben kendimi special affairs team ten izlerken buldum . Dizinin hakkını vermeliyim cadıcığıma da çok teşekkür ediyorum tam ağzıma layık bir diziydi ama keşke ikinci sezonu da olsaydı böyle bitmemeliydi bu dizi.

Special-Affairs-Team-TEN-Poster-2

bu korelilerin aşklı meşkli dizileri bir yerden sonra hep tanıdık gelse de gerilim ve polisiye işini iyi kotarıyorlar sevdiğim gerilim filmleri onlara ait. amerikan ari polisiye de başarılı oluruz biz deyip onu da yapmışlar. genel olarak bir amerikan dizilerinden etkilenme var inkar edemeyeceğim ama diğer taraftan özgün halleri de var ki diziyi en çok bu ayakta tutuyor. senaryosu güzel , tahmin edilebilinir her bölümde siz polisten önce tahmin edeceksiniz fakat hikaye sizi başka yönlere çekmeye devam edecek kadar da dinamik bir seyir alıyor. tahmin ettiniz diye bitmiyor başka başka sorularda sorduruyor. polisiye meraklıları için hem tanıdık hem de orjinal bir keyif sunuyor.

gelelim kişilere yalan dedektörü misali bir hanım kımızı var . psikoloji mezunu herkesin yalanlarını yakalıyor bu yüzden hayatı da pek kolay değil. sonra yeni yetme ama sivri zeka genç bir polis , akıllı mı akıllı işin piri , kurdu olmuş zehirli yılan lakaplı yılların polisi ve son olarak da bunların başına yönetici diye getirtilen bir canavar. bu dizideki tüm karakterleri sevmekle birlikte oluşturulan özel ekibin başı olan canavara gıcık kaptım . adam hakkatten de canavar hele o yeni yetme küstah tavırları ve sakız çiğnemesi resmen adamdan soğudum. dizinin en sevdiğim yanı ise hepsinin kendi araştırmasını yapıp hepsinin yine aynı sonuçlara ulaşmasıydı. farklı şekillerde aynı doğrulara ulaşıyorlardı. her bölüm başak bir konuyu işliyorlar. genelde basit hikayeler.  toplam dokuz bölüm ama ilk bölüm 2 saat sürüyor.  ben sevdim baya sardı işi gücü bırakıp bunu izledim polisiye açlığıma iyi geldi tavsiye olunur. bu arada içinde gram aşk yok belki de bu yüzden çok sevdim :)

Shokuzai

gelelim japon yapımı dizimize shokuzai  yani kefaret , bu yıl izleidiğim japon dizilerinin güzel çıkması ve animelerin etkisiyle böyle şeker şeker kalpler kawaiii sözcükleri falan hayal ederken bu diziyi gördüm beş bölüm olduğu için başladım . hikayeyi biliyordum beş küçük arkadaş birlikte oyun oynarlarken bir adam gelip yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek içlerinden birini alıp götürür sonrada diğer dördü arkadaşlarını merak edip gittiklerinde cesedini bulurlar. kızlar polisiye suçluyu hatırlamadıklarını söyler katilde bulunamaz. aradan 15 yıl geçer. küçük kızların kurbanın annesine verdikleri kefaret sözü on beş yıl sonra kaderlerini korkunç bir şekilde etkiler.

birincisi dizinin konusu itibariyle pek iç açıcı olduğunu bilsem de japonların nasıl başka insanlar olduğunu unutmuşum bu beş bölümü çok zor izledim. dizi rahatsız edici hem oldukça rahatsız edici.  o kızların başlarına gelenler, sonra kefaretin anlamı , o kadından nefret etmem , katili yakalamaları için duyduğum istek ve kızgınlık , sonra finalde yaşadığım şok, iyilerin başına gelenler ,  kötülerin cezasız kalmaları , hiç uğruna sönen hayatlar , küçük kızların olaydan sonra ne çok etkilenip hayatlarının ne hale gediğini gördüğümde duyduğum kızgınlık bilmiyorum bu diziyi anlatabilecek söz bulamıyorum. sae ‘nin durumunda sandalyem de hasta bu hasta çığlıkları attım , öğretmene yapılan haksızlıklar beni çileden çıkardı , her şeyi öğrendiğimiz yerde de yok artık dedim.  fazlasıyla etkileyen , karamsar bir dizi. moralinizi yerine getirmez hatta sizi sinirden deli eder. izlemenizi söyleyemiyorum uzak durun da diyemiyorum . tek söyleyebildiğim çok şey barındırıp hiç bir şeyi sözcüğe dökemiyorum.  bu da böyle bir dizi , yine bunun içinde de aşk meşke beklemeyin .

iyi günler efem :)

Creating Destiny – Kaderini Yarat

Kalp cimridir. 

Başlamadığım bir şeyi nasıl bitirebilirim.

Türkçeye kaderin cilvesi diye çevrilmiş bir dizi ile karşınızdayım ama diziyi anlatmadan önce bunu izlemeye nasıl başladım ondan bahsetmek istiyorum. Malum bayram nedeniyle ben pek pc başına geçemedim. Tatil olunca kardeşimle birlikte önce benim çok sevdiğim teach you love adlı filmi 4. kez izledim , ben çok seviyorum bu filmi,  öyle her şeyi de böyle sevemem, hem bir şeyi tekrar tekrar izlemek de bana göre değil fakat konu bu film olunca her şey değişiyor . O bana bir film önersene dedi ve başladık izlemeye sonrasında koca bir çikolata ile birlikte oturduk üç kardeş secret garden ı bilmem kaçıncı kez izleyerek hyun bin özlemimizi giderdik.  tam eskilere gitmiştik ki kardeşim full house 2 yi açtı , e bi bakalım nede olsa yılların efsanesi gerçek oldu , bu şehir dedikodusunun gerçekleşmiş olduğu gerçeğine kanarak , bir izleyelim bakalım dedik. tabi ki ben ilk versiyonu çok sevdiğimden bu öyle güzel gelmedi. yalnız iki bölüm bakabildim fakat sarı saçlı eleman olmuş ben sevdim :)

peki creating destiny ‘ye nasıl başladım. Kardeşim bi gelsene deyip beni kandırdı. Diziye asla başlamayacağımı biliyordu hele 31 bölüm olduğunu söyleyince ben” neeee ” çığlıkları attım.  nerdeyse normalin iki katı,  hemen kaçıyordum ki bir de ne göreyim,  benim teach you love daki baş rol elamanı değil mi o =? tabi ki kaçamadım,  oturup adamı izledim. ne edersiniz takıntı işte. kardeşim de zaten 31 bölümü tek izlemek için beni bilerek tuzağa düşürmüş .

diziye gelirsek çok kalabalık bir dizi , baş rollerin aksine diğerlerinin hikayeleri de çok yer kaplıyor , işin içine aileler falan girmiş ama hepsinin hikayesi ilginç üstelik çok komik sahneler vardı gülmekten bi hal oldum :)  yine de bölüm sayısı hiç izlemediğim kadar çok olunca atlayarak izledik . yeni bir taktik oldu bu da,  dizinin çoğunu atladık gibi bir şey :) ama önemli kısımları es geçmedik zaten yeni bölüm fragmanlarından bütün ana hatları da öğrenmiş olduk . diziyi sevdim vakti olanlar kaçırmasın hem diğer diziler gibi dram da değil üstelik baya baya eğlenceli .

konusuna gelirsek çocukken avustralyaya göç eden ailesiyle yaşayan hanım kızımız alex adlı sarışın bir adamla evlenmek ister. ee klasik kore babası yabancı damat istememektedir. kızını koredeki en yakın arkadaşının oğlu ile evlendirmek için ona bir şart koşar . eğer kızımız korede bir yıl kalıp koreli bir adamla çıkarsa ,baba da bir yıl sonra kızın alex ile evlenmesine izin verecektir. babanın inancı kızının bir koreli ile çıktıktan sonra alex i unutacağı yönündedir. peki seçilen bu koreli kimdir ? baş rolümüz bir doktor, kadınlar arasında popüler,  ailesi evlenmesi için baskı yapar ama o hep itiraz edip kadınlar ile ilgilenmediğini söyler. bunun sonuncunda doktorun gay olduğu her yerde yayılır. aile de ne yapsın oğullarının gay olmadığını göstermek için onu evlendirmek isterler. sang eun koreye gelir ve yeo jun ile tanışır , olay örgüsü de böyle başlar. büyükbaba , büyükanne  ve diğer büyükler ile tadından yenilmez bir aile komedisi başlar. doktorun ablasının hikayesi , sonra onun en yakın arkadaşının hikayesi falan derken dallanır budaklanır. yalnız bu doktorun kankası da doğruluk misali , adam buna ne zaman akıl danışsa en doğru şeyleri söyledi. hep en doğru ve en güzel şeyler bu adamın ağzından çıktı. arkadaşı olmasına rağmen inandığını savundu fakat konu kendisi olunca doğruyu göremiyor o kesin :)

ve gelelim dizinin sevdiğim yönlerine ağır drama olmaması , komedi dozunun hep var olması , öyle diğer diziler gibi birden bire ve delicesi aşk olmaması ki burada bildiğin her şey normal ilerledi. ne yıldırım aşkı var ne de ölümüne aşk var.  karakter bolluğu ve herkesin değişik bir hikayesi olmasını ,baş rolleri ki hanım kız tam puan aldı ama doktor gıcık etmedi değil :) aslında bir sürü şey var tek noksan yanı çok uzun olması . onun için de o kadarcık kusur kadı kızında da olur diyorum .

benden yeni bir dizi tavsiyesi daha , esen kalın efem :)

Nice Guy – Innocent Man – Masum Adam

Bakmayın siz adının masum olduğuna hiç de öyle değil bence. Nerden çıktı şimdi bu dizi valla yazmayacağım diyorum sonra öyle bir şey çıkıyor ki karşıma yine kendimi burada anlatırken buluyorum . Ama suç bende değil ki gel de anlatma :)

dizi izleme sebebim malum song joong ki , yani hiç inkar edecek değilim yoksa başlamazdım, ağır dram olur bu diyip , es geçerdim lakin ben kendisine uzun yıllardır hayranım . aha da açıklıyorum fanı mı oldum ne , yok ya benden fan olmaz . şaka şaka olsa olsa şuan fazla görmekten dolayı bir sendrom yaşıyorumdur. aynı şey size olmasın diye resimlerini paylaşmayacağım,  neme lazım gider vurulursunuz , kapılırsınız ne gerek var yani , rakip oluşturmaya değil mi :)

kusura bakma hikarucuğum bende artık ondan gözümü alamıyorum :) konuya gelirsek klasik intikam hikayesi malum koreliler seviyor bu tarz şeyleri. bende uzun zamandır izlememiştim intikam hikayesi . izlediklerim içerisinde de beni huzursuz eden nadirdir. en güzelleri MİSA, I love to kill , Devil ve niceleri . sonu pek iyi bitmeyecek gibi ki genelde bu tür senaryoların sonları hep mutsuz olur ama mutsuz sonların daha akılda kalıcı olduğu da kesin . 

Kişilere gelirsek nice guy kötü , sevdiği kadın kötü , intikam için kullandığı kadın o da kötü yani kötü değilseler bile melek değiller o kesin . hepsinin zaafları var ve hepsi bencil ,diğer dizilerin aksine melek gibi insanlar yok . herkes bir şekilde başkasını mutsuz etmiş veya kullanmış fakat bu demek değil ki onlara acımıyorum yada anlamıyorum aslında bu sebepten daha çok anlıyor ve onları benimsiyorum daha gerçekçi geliyor karakterleri de hayat hikayeleri de . empati kurabiliyorum eğer bir durumda kendiniz ve başkası arasında kalırsanız doğanız gereği kendinizi kurtarmak için onu harcarsınız. fakat bu kötü kadının yaptıkları da çok fazla sövmek istediğim çok sahne oldu. 

goo jun pyo göndermesine bayıldım , adamın o çapkın hallerine de bayıldım , aşk için mahvolan hayatları izleyince kızıyorum bu kadar da olmaz diyorum ama izlemeden de duramıyorum :)

bir de replikle bitireyim ” kaybedecek çok şeyi olan kişi kaybedecek hiç bir şeyi olmayan kişi karşısında kazanamaz. ” doğru söze ne denir. on ikinci bölümü izledim . yeni bölüm henüz ortada yok meraktan bir hal olacağım kesin siz siz olun yeni diziye başlarken bitmiş mi diye kontrol etmeyi unutmayın . 

şimdilik esen kalın efem :) 

Reply to 1997 – Geçmişe Selam Olsun

Reply 1997, Answer to 1997, Answer Me 1997  dizinin bir sürü ismi var.  Aslında hiç yazı yazmayacaktım fakat belki düşüncelerden sıyrılmama yararı olur diye yine buradayım . Yine akıl sağlığı korumak için blogumu tedavi amaçlı kullanıyorum :) 

gelelim diziye  sitcom tarzı, çok uzun olmayan genelde oldukça komik , ağır dram barındırmayan doksanlar hikayesi temelli bir gençlik dizisi. fazlaca anlatıp tadını kaçırmayacağım ama o çok beğendiğim replikleri paylaşacağım nede olsa ben replikler kraliçesiyim , namımın gereğini yapmalıyım di mi ama :) 

‘Bumping to each other on the streets…Grabbing the same book in library… Someone running under my umbrella; I though falling in love would be special, but it was nothing like I imagined. This is how I fell in love. 

aşkın böylesi sıradan başladığını kimse hayal edemez herhalde :)

“If a man, if he tells a girl that doesn’t like him—like a pathetic fool—if he confesses everything…it means he never wants to see her again.”

bu repliğin geçtiği sahneyi çok beğendim . karaoke bardan ayrılırken bir de üstüne arkadaş mı dalga mı geçiyorsun diyip kapıyı çekip çıkması vardı ya helal olsun dedim :)

People have to be satisfied with an attainable dream. If you’re greedy with unattainable dreams, you’ll only get hurt. Empty passion only leaves you with heartburn. That’s why unrequited love is foolish. However, foolish unrequited love can have potential. That passion sometimes causes miracles. And sometimes dreams come true from a distance while you may not achieve the dream, getting close gives you the chance to be happy.

karşılıksız aşk benzetmesi ve hayallerle ilgili engin tavsiyeleri ile bu sözü de bağrıma bastım.

There is no better time than now.
That next time may never come.
To talk about a next time that may never come..
When now is right in front of you.
Life is too short for that.

şimdiden daha iyi bir zaman yoktur . sonra için hayat çok kısa . sonra belki de hiç gelemyecek. carpe diem diyoruz kısacası :)

When you like someone, it’s not a problem with choices. It’s something that the heart orders.

But liking someone isn’t something that you can control like a light switch, turning it on and off. Once it’s on, it does’t turn off.

bir karşılıksız aşk seronomisi daha ,

The reason I like you? 
Because it’s YOU.
Just YOU.
That’s the only reason.

I wish I knew…
Then I could figure out how to stop liking you.
If I can’t avoid it, 
I only want one thing.

To stay as a friend who doesn’t change.
For heartache…
For love…

ve son olarak ilk aşk ile ilgili o son sözler :)

First love.

The reason why we think first love is beautiful is not because the person we first loved was handsome or pretty. It’s because we were unconditional, innocent and a bit stupid during our first love. And because we know we can never go back to those young and passionate days.

First love is a bit impulsive. Without any calculation, we passionately throw ourselves in and ultimately face failure. But it is also dramatic. It comes with inexplicable feelings that we will never experience again. So first love becomes the most dramatic moment of our lives. It’s okay to fail. Tragic stories maintain longer than “happily ever after”. It’s nice to have that wonderful story as one chapter of life. 

First love is a period of time. It never comes back. If another love comes, time has to yield for that new love. It may not be as innocent as that first love, but it will be more mature due to the pain suffered from the first love. A person who dreams of love is the one who waits and the person that waits can recognize love when it is near them.

After the romance, real life begins. Innocence is dirtied, passion turns cold, youth gets old with wisdom. First love becomes part of one’s exhausting daily life. That’s why first love seems unattainable. Because no one talks about a successful romance with first loves. 

Loving someone is a good thing so it’s okay to be like this. There isn’t a tragic drama in my life, but there’s a familiarity, like an old sweater. And if it gets tired, there’s an excitement to open it again. 

benden bu kadar , dizi tavsiyemdir , ben pek sevdim , gülmek isteyenlere doksanları hatırlamak isteyenlere , ile aşkları özlemle ananlara , gençliğini anımsayanlara gelsin. 

not : yaşlandım ya ben . doksanları da çok özledim. gerçi o fanlardan değildim hatta soğudum fan olayından ama başka zamanlardı onlar ah gidi gençlik ah :) iyice yaşlı teyzelere bağladım en iyisi gitmek.  byeeee :)

not 2 : az kalsın unutuyordum dizinin en sevdiğim sahnesi o fanficlerin okunduğu sahnede çalan I m your man şarkısı ile benimle aynı fikirde olduklarını göstermeleri oldu. demek ki dünyanın neresind eolursa olsun kafa aynı , aklın yolu bir zevkler benzer :)

” GHOST ” Harika Mı Ne ?

Bu sezon dizilere bir fırsat vereceğimi söylemiştim ve yine tam benim dişime göre olan ikinci dizimi de keşfetmiş bulunmaktayım. Ghost harika bir dizi , sürükleyici , polisiye unsurlarını ve gizemi sonuna kadar içinde barındıran asla sıkmayan izlerken koltuğunuzdan kıpırdatmayacak bir heyecana saplanmanızı sağlıyor.

bu dizi ile ilgili asla kötü şeyler söylemeyeceğim hiç kusura bakmayın torpilli :) bu sezon gong yoo , so ji sub, seung hun , ve centilmenin gururundaki dört ajushi ile birlikte resmen ajushilerin geçiş töreni oldu geri döndüler hoş geldiler :)

diziye geri dönersek öyle spoiler olayına girmeyeceğim hatta konuyu bile anlatmayacağım çünkü bu diziyi hiç bir şey bilmeden izlemelisiniz ve şaşırmalısınız zevki ancak böyle çıkar.

kısaca giriş yaparsak so ji sub bilişim suçları biriminin başındaki bir polis ve onun araştırdığı suçlulardan biri olan hades var ki kendisine ilk bölümde vuruldum so ji ‘nin karizması gitti ben bu adamın karakterine ve gülüşüne vuruldum I love  hades diyorum :)

ilk bölüm 20 yaşında ünlü bir oyuncunun intiharı ile ilerliyor. kız intihar etmeden önce tiwit atıyor ama sonra acaba bu intihar mıydı o mesajı o mu attı deniliyor ortalık hemen tozla buz oluyor birden fırtınalar kopabiliyor dizide ve devamlı bir akıl çalıştırma olayı pek sevdim ya polisiye kısmını ve teknoloji olayına gelirsek  ondan pek anlamıyorum bu dizide geçen olayların uydurma olduğunu düşündüğüm kısımlar olmadı değil ama belki benim cehaletimdir ya da gerçekten bu teknolojik hacker kısımlarında senaryo tamamen uydurma ve dizi başlarken yazan o korece yazıda bu senaryo tamamen hayal ürünüdür gerçek kişi ve kurumlarla hiç bir ilişkisi yoktur yazıyordur bilemeyeceğim :)  teknolojiden anlamsam da o başkasının bilgisayarına sızma ve internet ile ilgili kısımları beni fazlasıyla paranoyaklaştırdı tiwit bile tehlikeli bir şey miş a dostlar :)

altı bölüm izledim çok sevdim asla sıkılmadan br sonraki bölüm ne olacak diye merak ederek geçti üstelik tüm oyuncuları pek sevdim so ji var hades i oynayan adam var ve kötü adam bile tam benlik seviyorum bu adamı söyleyecek söz yok heyecanlı bir dizi olsun merak içinde kavrulup yeni bölüm derdine telaşına düşeyim diyorsanız kesinlikle kaçırmayın

izleyin izlettirin ve kaçarken dizide pek sevdiğim bir müziği paylaşayım phantom of the opera süper bir şey bir tıkla tadına varın  :)

The Phantom of the Opera
is there, inside your mind

dizi de o kadar çok olay var ki bir sürü gizemi olduğundan sonuna kadar sıkmayacağına inanıyorum bir satranç oyunu gibi zeki karakterleri olan dizileri çok seviyorum ben . neyse çok konuştum herkes diziyi biliyor ama winpohu ‘nun da diziye tam not verdiğini bilmek belki bir iki kişiyi kandırır :)

keyifli seyirler :)

” A Gentleman’s Dignity ” ve ” BİG ”

içimdekileri anlatmadan duramadığım için yine buradayım. daha önceki posta  dizi sezonunu açtığımı söylemiştim.  yeni dizilere bir şans verip beğenirsem devam etmeyi düşünüyordum bu sebeple unnimiz kim su ah ‘ın  I do I do ‘su ile başladım ama ilk bölüm beni cezp etmedi bıraktım. bu kadının karşısında oynayacak oyuncu yok valla kendisine hayranım ama hikaye beni bağlamadı.

sonra big izlemeye başladım tabi gong yoo yüzünden ve hikaye güzel iki bölüm izledim devam ederim ben buna. malum doktor gong yoo ‘nun nişanlısı bir öğretmen ve onun öğrencisi etrafında şekillenen bir hikaye var.  liseli ile doktorun bedenleri değişiyor kaza sonucu fanstastik ve keyifli bir hikaye. başlarda liseli oynayan çocuk o kadar iyiydi ki gong cuğumun karizması sarsılacak diye telaşlanmadım değil . gong ve bu liseli olunca dizi izleniyor be birde öğretmenin kardeşini white cristmas dan beri tanıyorum oyuncular iyi olmuş.

ve gelelim bu postu yazma sebebime bunu sona sakladım çünkü en çok bunu anlatmak istiyorum tabi ki A Gentleman’s Dignity ‘den bahsediyorum.  bir centilmenin itibarı , gururu , şerefi vs. şeklinde çoğaltılabilen bu dizi benim listemde ilk sırada yer alıyor diğer dizileri izlemedim haksızlık etmek istemem ama sanki yılın dizisi bu benim için. ben bu diziye aşık oldum.

f4  olayını ajushi olayına bağlamışlar 41 yaşında dört adamın hikayesini izliyoruz. doğrusunu söylemek gerekirse bu diziye bakmam öylesine izleyeyim dedim ama yanılmışım ben aynı şeyi best love da yaşamıştım çirkin bu adam diye başladığım dizinin sonunda bayıldım kelimesiyle gelmiştim. aynı durum burada da geçerli ben kim do jin e vuruldum. çatı katı prensi , big , queen ın hyun man falan derken bir sürü dizi izledim ama bu yıl hiç bir baş role tutulamamıştım ta ki bu diziye kadar. yine benim dişime göre tam tipim bir arıza karakter burada yer alıyor. sanırım dizinin senaristinin secret garden ı yazan kişi ile yanı olması buna sebep. orada ki kim jon won takıntım burada kim do jin oldu :)  ben vuruldum başka söyleyecek söz yok :)

dizi de öğretmen ile kim do jin ‘in aşkı ilgimi çekiyor . onların her konuşması incelikle örülmüş. tanışmalarından itibaren mevsimlerin değişmesi falan çok hoştu. öğretmen ev arkadaşının sevgilisine aşıktır. platonik bir aşk bu.  kadın duygularını içine gömen biri ama kim do jin bunu anlıyor tabi . bundan sonrası aslında bu dizi ile ilgili hiç bir şey anlatmamalıyım sürprizi kaçmasın ama diğer taraftan her sahnesini de konuşmak istiyorum.  çok güldüğüm bir dizi oldu eğlencesi eksik olmuyor. ve adamın karşılıksız aşkına tavrı sonra bizim hep eleştirdiğimiz ikinci adamların saf masum aşklarını yıkışı ne yani seni karşılıksız seviyorum diye başka kadınlarla olamam mı sen benimle olacak mısın dediğinde öfkeyle karışık hak vermem ve bu arızaya  kapılmam dizinin benim gözümde böyle  mükemmelleşmesini tek sebebi . diğer yan etkiler ise adamın süper oyunculuğu bakışı , duruşu her şeyi o mimikleri ile anlatması , o bakışı var ya o bakışı anlatamıyorum . ve her zaman dile getirdiğim ajushi merakım . ne edersiniz çıtır çerez değil ne varsa ajuhsi de var :)

yazıyı bitirirken herkes bu diziyi izlesin sonra gelsin muhabbet edelim olmuyor böyle , esen kalın efem :)