Winpohu ‘ca Ödül Töreni

sevgili egosantrikciğim beni mim ‘lemiş konu da kore dizileri olunca hafızayı biraz zorladım malum son zamanlarda uzak kaldım kdramlardan .

gelelim benim ödüllerime ,

En şaşırtıcı : Secret garden ve Protect The Boss  diyorum diğerleri gibi klişe yanları olsada içlerinde biraz klişeden arınmış olmaları onları şaşırtıcı kılıyor .

En Sıkıcı : Personal Taste min ho ya rağmen bitirmeyi başaramamıştım. ne kadar ağır bir diziydi. Bad Guy ki büyük umutlarla başlamıştım final bölümüyle yıkıldım bad dizi desek daha doğru. Başroldeki yakışıklıya rağmen My Prenses ve bir kaç güzel sahne dışında eziyet olan Lie to Me aslında daha çok var ama kısa kesem :)

En Şeker : Pasta   hangi dizide baş roldeki adam kıza hemen çıkma teklif eder, o da hemen kabul eder ve adam  onurunu korumak için kabul etmediğini varsayıp üç bekleyeceğim der :)  ve  gumiho  tabiki ,

En sürükleyici :  Secret Garden  bir bölüm bir bölüm daha derken akıp gitti , Bof   goo jun pyo ‘nun maceraları beni sürükledi :) , White Christmas  kapana kısılmış bir grup insanı izlemek her zaman sürükleyicidir .

En Klişe Yıkıcı: Secret Garden  her zaman ki gibi klişeri alt üst etti  ,yine Protect The Boss kötü karakterleri olmayan herkesin sevilesi olduğu , zengin çocuğun cool olmadığı , fakir kızın fakir gibi olduğu değişik bir diziydi :)  , Greatest Love ise bir Dok Go Jin ile zaten tüm klişeleri yıktı .

En komik : Secret Garden gülmekten sandalyeden düşecektim :) çılgın esas oğlanın o komik halleri yok mu . beni benden aldı. Bof, go jun pyo ‘nun fakirlikle imtihanı , her şeyi yanlış söylemesi falan baya eğlenceliydi. coffe prince yakışıklı patronun bir erkeğe aşık olduğunu düşünüp bu yüzden bunalıma girmesi her bölümü eğlenceli sonra my girl çok komiktir. Gretaest Love dok go jin e de az gülmedim :)

En Acıklı : I m sorry I love you ahh ah bu adama acımamak elde değil , acıların çocuğu bir bu dizide . sonra A love to kill tabi ki rain ağladı ben dağlandım :) tree of heaven denilen dram manyağı dizi . the devil adamın başına gelemyen kalmamış .snow queen  ve 49 days tabi ki .

en yakışıklısı bol : hepsi he he :) BOF diyem bari  ve pasta dizisindeki yakışıklı italyadan gelen grup , şef ve müdür ile :)

En Güzeli bol : yok öyle bi dizi :D

En klasik : hemen hemen hepsi aynı bu dizilerin ama my girl , full house , deligthful girl ve düşlerimin prensi klasik ama hepsi de güzel :)

En Değişik : fantastik konuları itibari ile secret garden ve 49 days .

En felsefik : 49 days üç damla saf göz yaşı konusunu getirip kucağımıza bırakmıştı. sonra bizde kukuman kuşu gibi düşündük durduk acaba biz bulabilir miydik bu saf göz yaşlarını diye . sonra white christmas çok felsefikti. insan doğuştan canavar mıdır yoksa sonradan mı olur. eğer doğuştansa onun suçu mu . yok eğer sonradansa onu bu hale getirenleri kabahati değil mi ? kahramanlarda birer canavar gibi öldürmüyor mu . meşru olunca cinayet kötü değil mi . bir canavarı öldürdüğünde sende canavarlaşmaz mısın gibi bin bir türlü soru ile baş başa bırakmıştır bizi.

En tatlı çifti : rain ile song hye kyo, full house .  ve  my girl ,lee dong wook  ile le  dae he

En tatlı 1.erkek : bu sorulur mu ya :9 tabi ki cevabı yok bunun yada sonsuz :)

En tatlı 2. erkek :  iyi kalpli olanların hepsi zaten onları koruma ve kollama derneği kuracağız :)

En tatlı 2.kız :  2. erkeklerin aksine 2. kızların hepsi kötü kalpli olduğundan istisnaları yazalım protect the boss daki kız çok sevimliydi ve pastadaki kadın :)

En güzel müzikler : kore dizilerinde her zaman sevdiğim unsur müziktir. kdramaların o ağlak dizi müzikleri olmasa mp3 boş kalırdı. hepsi güzel her dizide ben müziklere vurulurum. en eskileri bile hala dinlerim.

En gerçekçi :  bir yanı ile masalsı olsa da bir yanı ile gerçekçi olan secret garden  ve gerçeğe en yakın olduğunu düşündüğüm dizi world within dir. bu dizi ara sıra diğer dizlere yaklaşsa da çok daha gerçekçi olduğu kesin . ilişkiler bakımından hele :)

En masalsı : secret garden fantastik daha ne olsun sonra düşlerimin prensi kızımız prenses oldu daha ne . bof çünkü o suratsız kız goo jun pyo yu kaptı olsa olsa masallarda olur bu :)

 

benden eklemeler

en gerilimi bol : white christmas  çok gerilimli bir diziydi .

en aksiyonu bol : fugitive plan b . sonunu batırmış olsalarda bunlar son yazamıyor mu diye sövsem de en aksiyonu bol olan diziydi.

en intikamı bol : The Devil o avukatın planları yok muydu . aklında kırk tilki kırkınında kuyruğu ayrı :)

bölüm sonu itibari ile en merak ettiren dizi : beatiful spy evet bu kategoriyi uydurmazsam olmazdı . ne yapayım dizi kötüydü ama öyle bir yerde bitiyordu ki diğer bölümü de izliyordum .

en eski : all in , ah ah starda izlediğim ama koreli olduklarını bilmediğim dizi .

ilk göz ağrısı : full house seveni çok yoktur ama benim için kotalı internetle ingilizce izlediğimden çok kıymetlidir.

en cevapsız : which star did you come from . bu adam bu kıza ölen sevgilisine benziyor diye mi aşık oldu yoksa kızı mı sevdi diye sorular sorduğum dizi.

gelelim ilk 5 ‘lere

En başarılı diziler Top 5

1.Secret Garden

2.Bof

3.Düşlerimin Prensi

4. Full House

5. 49 Days

En keyifli Diziler Top5

1. Secret Garden

2. Greatest Love

3. BOF

4. My Girl

5. Protect The Boss

ve onur ödülünü de hem felsefik , hem gerilimli , hem polisiye , hem psikolojik türünün nadide yapımı White Christmas ‘a veriyorum.

MİM İSTEYEN VAR MI TALİPLİSİ :)

White Christmas – Beyaz Cehennem

 

Canavarlar doğar mı yoksa yaratılır mı ?

Eğer doğuştan canavar olarak var olan biri varsa onu yaratılışından dolayı cezalandırabilir miyiz yoksa bir canavara dönüştürülen birinin diğerleri kadar yaşamaya hakkı yok mudur ?

Size bahsedeceğim bu dizi bildiğiniz diğer dizilerden çok farklı. Evet bende severim romantik dizileri ama aşkı temeline almadan da bir dizi çekilebiliyormuş bu yüzden bu dizi sırf farklı türü sebebiyle izlenmeli.

Kore dizisi olan gerilim ,korku öğeleri barındıran dizimiz daha çok sorgulamayı da içine katarak felsefi yaklaşımlarda bulunurken insan psikolojisinin derinine inmeden de geçmiyor. Yer yer komedi unsuru barındırması da güzel bir detay olmuş .Ayrıca sadece 8 bölümcük.

Aslında sizi çok fazla şaşırtmıyor tahminleriniz hep tutuyor ama diziyi izlemenizi sağlayan ,ona cazibe katan her daim tahmin etmeniz için yeni bir soru dizisini önünüze atan, merakınızı doruk noktasına taşıyan süreç.

Sizlere canavarla aramdaki savaşın hikayesini anlatacağım.Karşı koyabilmek için mecburen bende canavara dönüştüm.Herkes canavara dönüşme potansiyeli taşır.Merak ediyorum içindeki canavarın kabuğunu ilk kim çatlatacak.

Biraz da konudan bahsedeyim ama çok az çünkü fazla detayla bu dizinin tadını kaçırmak istemiyorum. Çok zeki öğrencilerin olduğu bir okulda geçiyor hikayemiz. Bu okul çok disiplinli çocuklar gece gündüz ders çalışıyor. Dağın başında olan okulda yılda yalnız bir kere o da noel tatilinde izin kullanıp çocuklar evlerine gidiyor. Bazı öğrenciler tatilde evlerine gitmez ve okulda kalır. Sekiz günlük tatil boyunca burada kalacak öğrencilerin başında bir adette gözetmen öğretmen bulunur. Ve olayın başladı nokta bu öğrencilerin aldıkları siyah kaplı gizemli mektuplardır. Gerisi mi gerisi dizide ama olay burada kalmıyor değişim gösteriyor bu yüzden sıradan gibi görünse de temposu düşmüyor.

Oyun teorisinde içinde bulunduğu film aslında herkesin tek çıkış yolu olduğunu gösteriyor diğerlerine güvenmek peki insan tehlikedeyken diğerlerine güvenebilir mi ?

Yaralı ceylan hikayesi ; çok kurak bir yaz günü aslan su kenarında kamp kurmuştur. Sürü halinde gelen ceylanlardan birini avlayacaktır. Peki kimi avlar en zayıf olanı annesinden uzakta olanı yada en yavaş olanı. Diğer ceylanlar bilir ki aslan birini almazsa diğerleri de su içemeyecektir. Kimse bir damla su içemeyecektir . Bu yüzden çoğunluk için yaralı ceylan feda edilir. Sürü de bunu ister içlerinden birine karşı diğerleri suya kavuşacaktır . Ne dersin sen yaralı ceylan olmak ister miydin ?

Dizinin müzikleri ve o gotik havası da insanın derinden etkiliyor. Karakterler ise birbirinden renkli . Ben  Choi Chi Hoon ‘u pek sevdim zekasına hayran kalmamak elde değil ama daha çok ilgimi çeken o duygusuz halleriydi ki sebebini sonradan öğrendim.

Deli Kang Mi Reu ise yine renga renk bir kişilikti. O kırmızı saçları da bunun göstergesi. Lee Jae Kyu ise rolünü iyi oynadı.En gerçekçi tepkileri veren ise insan böyle bir durumda bunun gibi davranır doğal olarak dediğim kişi Jo Young Jae oldu. Ve asıl bomba Yoon Su nam-ı diğer melek .Nedendir bilinmez en çok onun korunmaya ihtiyacı olduğunu hissettim. Park Moo Yul dizinin baş rolü gibi dursa da pek de bayılmadım ona hatta minyatür hyun bin demek daha doğru olur çocuk ona o kadar benziyor ki bu izlerken beni rahatsız etti .Yoon Eun Sung grup taki tek kız çok güzel gibi lanse edilen bence hiç öyle olmayan sorunlu bir kişilik.

Hikaye bitmeyecekmiş gibi görünürse sonunu kendin yazmalısın.

Bu diziyi farklı kılan her halde katil kim sorusunu sormakla yetinmemiş olması katil kim ,katil uşak bitti. Hayır bu kadar basit değil . İşte bu dizi aslında insan doğasına yönelik de bir bakış atmış.

Yine de kurgu da hatalar yok değil hatta bazıları ile iyi dalga geçip gülmekten kırıldık fakat ne diyoruz o kadarcık kusur kadı kızında da olur biz ne yapmaya çalıştığınız anladık bu yüzden senariste fazlaca yüklenmiyorum.

Komik kısıma gelirsek  ” Meleği neden göremiyorum”  repliğinden sonra  ” O kadar günah işledin ki tabi ki göremezsin ”  cevabı :)

Bir de ” Tuhaf rüya gördüm çıplak bir hayalet beni kovalıyordu. Bende kaçıyordum” diyen meleğe  ” Neden kaçıyordun” diye soran sivri zekalının aldığı  ”Çünkü hayalet erkekti ” cevabı ve ardı sıra gelen ” Nereye uzanayım ”( psikolog koltuğunu kast ediyor burada ) tepkisi .

Demem o ki aşk meşk dizilerinden sıkıldıysanız buyurun buradan yakın :)

Seneler Sonra Muhabbeti ve Sonsuz Aşk

Kore dizilerinin olmazsa olmazı senler sonra olayıdır. Ben bu olayı hiç anlamazdım hatta sinir bile olurdum neden kavuşmaları için onca yıl geçmesi gerekiyor ki derdim .Yeni öğrendim bunun sebebini gerçi kardeşim şimdi mi anladın diye dalga geçti ama olsun geç oldu güç olmadı :)

Kore dizilerinde neden seneler sonra olur ? çünkü  o aşk geçici mi yoksa ömürlük mü anlamak için. Eğer aşk  beş sene sonra bile unutulmamışsa bu aşk diğerlerinden farklıdır.Bu aşk hayatının aşkıdır seneler geçse bile hala onu düşünür, onu hayal eder, onu sever .İşte bize bunu göstermek için böyle bir detay koyduklarını düşünüyorum .Siz ne dersiniz öyle midir yoksa başka tahminleiniz var mı ?

gölgesizlerden

“Aşk da ölür ama öldüğünü kabul etmez. Ondandır ki insanlar ölmüş aşklarını sırtıında taşırlar; aşk hamalı olurlar.”

Tükenmiş aşka bir örnek de  Rhet Butler ; açıkcası cnm umrumda değil .Yorgun düşmüş tükenmiş ,vazgeçilmiş bir  aşktır bu .

Zamana yenik düşen aşklar kadar yeni birinin varlığı ile yok olan aşklar da vardır, misal büyük romeo & juliet aşkının hikayesinde ki sessiz kahraman rozalin gibi

Min Hyorin:söylesene Romeo’nun ilk aşkı kimdi biliyor musun?Romeo’nun ilk aşkı Juliet değildi,Rosalin adında bir kızdı.Romeo,Rosalin adlı kızı çılgınlar gibi seviyordu.ama bu sevgisi karşılıksızdı.derken bi baloda Juliet’i gördü.ve ona ilk bakışta aşık oldu.diğer kızı da,Rosalin’i,anında unutttu.insanlar sadece Romeo’yla Juliet’in aşkını bilir.Rosalin’i bilen pek fazla kimse yoktur.çünkü bu onları hikayesidir.Rosalin ise sadece bi figürandır.romeo unun ilk aşkı unutulur ve geçmişe gömülür.Romeo,senin aşkın da romandaki gibi geçici miydi?duyguların nasıl bu kadar değişebildi?Düşlerimin Prensi-Min Hyorin’in Shin’e söyledikleri

Sizce aşk tükenir mi?  Tükenmiş aşk aşk mıdır ?

Zamanın öldüremediği aşklar var mıdır ?

Bir aşkın diğerlerinden daha özel olduğu nasıl anlaşılır ? Aşkı yaşarken hepsi özel değil midir ?

Aşk sonsuza…aşk sonsuz aşk
Ah aşkı arıyor kalbim
Ah aşkı arıyor
Aşk sonsuza kadar…aşk sonsuza kadar
Aşk

The Greatest Love / Best Love /En Güzel Aşk

Nasıl 2010 yılının dizisi Secret Garden ise 2011 yılının dizisi de kesinlikle The Greatest Love bence. Dizi bize bir Dok Go Jin kazandırmıştır ki Kim Joo Won ve Goo Jun Pyo gibi bu karakteri de çok çok çok ama çok sevdim .burada dok go jin sevgimden bir parça bahsettim .

Dok Go Jin kaprisli ,bencil ve ukala bir oyuncu . Kendisini oynayan 41 yaşındaki ve üç çocuk babası Cha Seung Won’a  bravo diyorum .Bir karakter ancak böyle oynanır . Omimikler ,o ses , o duruş nasıl anlatsam bilemedim kİ :)

Bir de pek sevimli Goo Ae Jung var ki kadın karakterleri sevdiğim ender dizilerden biri oldu .Sonra çocuksu doktorumuz var ki Dok Go Jin ona bay hiç kimse diyor :)

Bu kendini beğenmiş oyuncumuz Dok Go Jin ile Goo Ae Jung tesadüfi bir tanışma yaşar ki bu sizin aklınıza klişe getirmesin bu dizi öyle bir dizi değil .Çok eğlenceli , içinde dram barındırmayan , güldüren , mutlu eden  bir dizi . Bir de o müzikler yok mu * dizinin kendi ost u harika bayıldım K.will ‘in real love şarkısı  ,dugun dugun , dont forget me ve diğerleri .Bunun yanında bir de her sahnede gönderme yaparak kullandıkları o ünlü müzikler var ki tebrik ediyorum , önlerinde şapka çıkartıyorum. Bu müzik detayını çok sevdim .

Başarısız şarkıcı Goo Ae Jung ile yarışma progamına katılan bay mükemmel doktor da şirin mi şirin ama tabi ki bir Dok Go Jin değil :)

Anlatılan hikayeleri çok sevdim , kamelya , açelya vb . patatese bakış açım değişti :) karaoke sahnesini çok sevdim , heatberaker şarkısını Dok Go Jin sayesinde çok sevdim . aşk mevzularını , itirafları uzatmamalarını çok sevdim .esprilerini çok sevdim .  Dok Go Jin in ‘  Kim Joo Won a benzerliğini , Secret Garden havasını sevdim .Baş roldeki adamın mükemmellikten uzak olmasını sevdim. Goo Ae Jung ‘ın dünya güzeli olmamasını sevdim .Dok Go Jin ‘in romantik davranışlarını Goo Ae Jung ‘u korumasını sevdim .

Final bölümünü çok sevdim .Bir iş batırılmadan da final oluyormuş demek ki :) Finalde neden The Greatest Love olduğunu öğrenmemizde çok iyi oldu .

Şarj olayını sevdim , mıknatısları ve yalan makinesini sevdim .Sevdim sevdim çok sevdim :)

Dugun dugun kelimesini ve Gıkpo diye bağıran Dok Go Jin ‘ i sevdim .Kendinden başkasını sevmeyen Dok Go Jin ‘in 37 yaşında ilk aşkı yaşamasını sevdim .Bu yaşa kadar kimseyi sevmemesini de anlıyorum çünkü hayatı hastanede geçmiş .Bu yüzden kimseye gerçekten aşık olmaması bir tek kendini sevmesi normal .

Bu eğlenceli mi eğlenceli diziyi izleyin ,izleyin izleyin :) Ben ingilizce izledim meraktan ama türkçe altyazılarda çevrilmişti sanırım .Keyifli seyirler efem :)

Lie to Me – Bana Yalan Söyle

Diziden daha önce burada ve burada bahsetmiştim.Dizi 16 bölümlük romantik komedi.İngilizce izledim .Türkçe altyazıları henüz tamamlanmadı sanırım. Finali izleyince yeniden yazmak istedim. Daha önce söylediğim gibi dizi ortalama bir dizi ama haksızlık da etmeyeyim bazı yerleri var ki normal dizi standartlarını aşmışlar .Nedir onlar birincisi 8.bölümdeki kola sahnesi .İkincisi karaoke sahnesi ve üçüncü olarak son bölümde de bolca gördüğümüz flört sahneleri. Misal adamın kızımızı baştan çıkarmaya çalıştığı sahneler  çok güzel olmuş.

Sonra adamın önce soğuk biri olarak verilmesi ama sonradan aşık olunca değişmesi ,adeta çocuklaşması çok hoşuma gitti. Bence bu dizideki bir ton sıradanlığa rağmen bu adam çok şekerdi ve aşkı için inadına çabalaması çok hoşuma gitti. Üstelik öyle ağır dram havası da yoktu dizide .

Konuyu zaten daha önceden yazmıştım ama bir daha bahsedecek olursam yine kore dizilerinin klişesi haline gelen zengin ,yakışıklı ,kültürlü ,zeki ve başarılı esas adam ,fakir ve bir o kadar zıttı olan bir kadına aşık olur . Detaylarda ise otel sahibi olan elemanımız çok titizdir ,kızımız pas-paldır ayrıca bir devlet memuru ,kaynana kategorisinde bir hala ve bir adette olmazsa olmaz eski sevgili mevcut .Tabi eksik olmayacak  bir diğer unsurda ikinci adamdır .Kore dizlerinde  olmazsa olmazlar diye bir yazı yazmak geldi içimden :) ikinci adamımız esas oğlanın kardeşi .Üstelik zamanında abisinin nişanlısından ayrılmasına sebep olan bir kardeş .

Karışık bir şekilde anlattım dimi :) Size izleyin ille izleyin demiyorum ama yapacak bir şeyiniz yoksa kola sahnesi ve başroldeki adamın ilerleyen bölümlerdeki sevimliliği için izlenebilir :)

NOT: ji hwan ‘ın hallyu star olmayan saç modeli de bizden tam not aldı :)

49 Days/ 49 Gün – Üç Damla Göz Yaşı ama SAF ?

Bu diziden daha önce burada  bahsettim.Diziyi bitireli çok uzun zaman oldu ama bu diziyi yazmak için sindirmek gerek .Ben hala sindirebilmiş ,kabullenebilmiş değilim .Oysa ne zaman bir şeyi bitirsem soluğu burada alıp sıcağı sıcağına yazardım .

Gelelim dizimizin konusuna Ji hyun zengin ,güzel bir yaşamı olan ailesinin göz bebeği ,sıkı dostlara sahip ,mükemmel nişanlısıyla evlilik planları kuran gencecik bir kız. Bir gün hayatı alt üst olur ve bir başkasının hatası yüzünden ölür. Bu genç yaşta öleceği tabi ki aklına gelmez kimin gelir ki? Hepimiz sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşamıyor muyuz ? Neyse efem Ji hyun ölünce karşısına hiç ummadığı bir azrail çıkar ama azrail olmadığını ısrarla vurgulayan bu kişinin adı Ruh Bekçisidir. Ölen insanların diğer tarafa geçişini sağlayan bu karakter inanılmaz bir şey .Böyle ruh bekçisi mi olur ya :) Tatlı mı tatlı ,neyse onunla ilgili detaylı bilgiler yazının ilerleyen bölümlerinde .Ruh bekçisi kızımıza yanlışlıkla öldüğü için 49 günlük fırsattan faydanalabileceğini söyler .Nedir bu 49 gün ? Ji hyun 49 gün boyunca bir başkasının bedenini kullanıp, ailesi dışında onu gerçekten seven 3 kişiden 3 damla saf göz yaşı toplayabilirse hayata dönecektir.Tabi bu sürecin kuralları var. Dizinin konusuna bakınca ben önce ön yargıyla yaklaşmıştım ama herkes çok söz etti bende meraktan izledim .İyi ki de izlemişim çünkü çok sevdim . Bu dizi gerçekten yıldızı hak ediyor .

Gelelim karakterlere :

Han kang modern zaman kahramanı, zeka küpü , iyilik meleği  , adeta koruyucu bir şovalye , saf aşık , duygusal adam , dizide çok sevdiği mimar olan Han kang bir restaurant işletiyor .Ji hyun ‘un liseden arkadaşı  ayrıca Ji hyun ‘un nişanlısının da amerikadan arkadaşı .Bu karakteri çok sevdim .Onun o duygusal hali ,çabalaması çok hoşuma gitti bir hafiye gibi her şeyleri çözmesi ,dedim ya adam zeka küpü :)

Bir de ruh bekçimiz var ,nasıl anlatmalı bilemem ki çok ama çok şirin , sevimli , eve alıp beslenecek bir kişilik kendisi. Ruh bekçisi anlatılmaz diyorum o telefon sesi , duygusal olduğunda değişen ,kızgın olduğunda değişen mesaj tonları , kıyafetleri , konuşması , akıl vermesi ,Teselli etmesi ,ne deyim bilmem ki ,ilk bölümde görünür görünmez gönlümde yer etti .Bölümler ilerledikçe de daha bir bağrıma bastım :)

Diziyi sadece konusu itibari ile yazıyorum ,fazla detay vermek istemiyorum ,herkes izlesin bu diziyi efem .Değişik bir dizi.

Gelelim dizi yüzünden hayatı sorgulamamıza neden olan gerçeklere .Birincisi benim için kimler saf üç damla göz yaşı akıtır ? Başıma gelse halim nice olur ? Merak etmedim değil . ben kim için saf göz yaşı dökerim ,onu da düşündüm .Sonrasında hayatı düşündük hiç bitmeyecekmiş gibi yaşadığımız hayat, aslında ne kadar kısa .Ne zaman öleceğimiz belli değil ama sanki hepimiz anlaşma yapmışcasına, yaşlanınca ölürüz daha önümüzde bir sürü yıl var diyoruz .Oysa zaman su gibi akıyor .Dizi çok duygusal ve çok fazla sorgulatıyor .konu iyi seçilmiş arkadaş .Ölüm gibi bir gerçek var . Bir gün sonra belki de bir saat sonra ölebilirsin mesajı gerçekten iyi verilmiş.Gerçi bu mesaj için bizi fena halde depresyona soktu ya neyse :)

Demem o ki hayatın kıymetini bilin, tadına varın bu kısa zamanın .Bir şarkı sözünden alıntı yaparsak eğer

Acılara gülümseyen anılarım
Arsız duygularım var
Evet hayat hep son sözü söyler ama
Benimde cümlelerim var

Sizinde cümleleriniz olsun ,Carpe Diem, anı yaşayalım ,çok değerli hatıralar edinelim amma öğüt verdim ha ,şimdi kendimi yaşlı bir dede gibi hissettim .Aman neyse ne diziyi izleyin Han kang ve Ruh bekçisine hasta olun sonra da gelin yorumlayalım .

Ayrıca beden değiştirme kısmında kadın oyuncuyu pek beğendim çok da tatlı :) Kolyesini de çok sevdim . Müzikler çok güzeldi .Ost’unda bir sürü güzel şarkı var .Buradan müzikleri bulabilirsiniz .

Unutmadan hepimiz öleceğiz ama hiç olmazsa bizden geriye bir şeyler bıakmak gerek Love shuffle ‘da usa- tan ın repliğindeki gibi bir hayatımız olsun .

“Ortadan kaybolursam, yokluğumu hisseden birileri olsun istiyorum.Kalplerinde benden kalan bir boşluk olsun.Eğer öyleyse, bu o insanın gerçekten yaşadığının kanıtıdır.Kaç insan şu anda gerçekten yaşıyor?Bir sevgili ya da arkadaş olsun, önemli değil.Sadece bir kişi olsa bile önemli değil.Eğer ortadan yok olursam kalplerinde yokluğumdan geriye bir boşluk kalsın.Seni görmek istiyorum.Bir kez daha! Seni görmek istiyorum…”

Başka bir kore dizisi postunda görüşmek üzere esen kalın :)

NOT : resimleri ben yaptım sırf bu resimleri yapmak için program öğrendim :)

DİNLİYORUM…

bu günlerde paylaşmak istediğim çok fazla şarkı var aslında ama parça parça gidelim öncelikle dizi müziklerinden bahsetmek istiyorum son zamanlarda izlediğim dizilerin ost larına bayıldım. gerçi ost unu sevmediğim dizi çok ender çıkıyor karşıma :)

kacima dediği kısımlara bayılıyorum .

fox rain olmazsa olmaz .

hoi hoi şarkısı kuşkusuz çok şirin bir şarkı telefonumun müziği yaptım :)

sırada çok sevdiğim the greatest love var .dugun dugun  bu şarkıyı duyunca dok go jin gibi kalbim küt küt atıyor :)

ve sadece ost yapsa yeter dedirten adam k.will efsanesi :)

city hunter ın o muhteşem ost u var sarang süper bir girişi var

ve 49 days ah diyorum ah

ruh bekçisi diyorum ah ah

ve kapanış efem

bir de bütün dizilerde görülen secret garden havası yüzünden bende bir parça paylaşayım bari :)

keyifli dinlemeler :)

ayrıca my girl friend is gumiho ‘nun diğer şarkıları da tavsiye olunur .